• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 8 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 12 °C

Türkiye’nin Suriye çıkartması

Ahmet Varol

IŞİD veya diğer kısa adıyla DAEŞ adını İslâm’la irtibatlandırsa da küresel emperyalizmin kullandığı bir maşadır. Görünüşte bugün küresel emperyalizmin ileri gelen güçleri onunla savaş halindedir. Fakat onun fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için de tümüyle etkisiz hale getirilmesine taraftar değiller. 

IŞİD’e yüklenen fonksiyonların bazıları genel ve global bazıları da lokal yani bölgesel boyutludur. Global boyutlu olanların başında onun üzerinden İslâm karşıtı savaşa araç ve malzeme çıkarılması gelmektedir. Bunun muhtelif örneklerinden daha önce çeşitli yazılarımızda söz ettik. Son olarak Gaziantep’te gerçekleştirdiği insanlık dışı eylem de buna bir örnektir. 

Çok fazla üzerinde durulmayan ikinci önemli global fonksiyonu da Batı’nın geleceği için tehlike olarak görülen ve sayılarının da çok az olmadığı düşünülen bazı gençlerin ortadan kaldırılmasıdır. Ben bu fonksiyonuna da daha önce muhtelif yazılarımda dikkat çektim. 

Özellikle harici düşünceye açık, yönlendirilmeye müsait heyecanlı bir genç kesimin imhası için IŞİD çok etkili bir mıknatıs haline getirildi. O da bu gençleri kendine çekebilmek için etkili olduğu bölgede “İslâm Devleti” kurduğunu iddia etti. Sonra bu devletin çağrısını duyup beyat etmeyenin küfre saptığı veya küfre sapması tehlikesi olduğu iddiasını merkeze yerleştiren çok katı, radikal, tekfirci bir söylemle harici felsefesinden kolay etkilenecek heyecanlı gençleri kendine çekmeye çalıştı. Ama onları kendine çekmenin amacı da bu gençlerin imhasını kolaylaştırmaktan başka bir şey değildi. Lokal fonksiyonlarına baktığımız zaman bu rolünü daha iyi anlamamız mümkündür. 

Lokal fonksiyonlarının başta geleni ise Suriye’de Baas rejimine karşı direnenlerin etki gücünü zayıflatmak, onların kazanımlarını geri almak için bir aracı güç görevi görmekti. Bunu şimdiye kadar izlediği tutumunda çok belirgin olarak görmekteyiz. Saflarında topladığı gençleri “mürtetlerle savaşmak müşriklerle savaştan önce gelir” sloganıyla yönlendirerek öncelikle direniş güçlerini hedef alan saldırılar düzenledi ve onların kontrolündeki bölgeleri ellerinden almaya çalıştı. Kontrolüne geçirdiği bölgelere Baas güçlerinin saldırıda bulunması karşısında ise ciddi anlamda direnç göstermeyerek buraları teslim etti. 

Bu fonksiyonunu son dönemde de Suriye’nin kuzey bölgelerinde, PKK’nın Suriye kanadı durumundaki PYD karşısında icra etti. Dolayısıyla onun sayesinde PYD’nin kuzeydeki hâkimiyet alanı hızla genişledi. Görünüşte PYD, IŞİD’e karşı savaşıyordu. Gerçekte ise bu örgüt IŞİD vasıtasıyla Suriye direnişine karşı savaş veriyordu. IŞİD’le savaşı tamamen göstermelikti. 

Son dönemde PYD, IŞİD’le göstermelik savaşını Cerablus üzerinde yoğunlaştırdı. Yakın bir zamanda IŞİD’in burayı da teslim edeceği ise kesindi. Cerablus, Türkiye’nin Suriye’yle sınırının biraz ilerisindedir. Yani küresel emperyalizmin IŞİD’e yüklediği fonksiyon yüzünden PKK’nın Suriye kanadından kaynaklanan tehlike son derece stratejik bir noktaya kadar dayanmıştı. Ayrıca IŞİD’in kendisi de Türkiye karşısında başlı başına bir tehdittir. Bunu daha önce değişik eylemlerinde ortaya koyan örgüt son olarak Gaziantep’teki korkunç eylemiyle gösterdi. Yeni eylemler gerçekleştirmesi tehlikesi de devam ediyordu. Bunun yanı sıra bir yandan da Suriye’de kontrol altında tuttuğu bölgelerden saldırılarını artırmıştı. 

Bütün bunlardan dolayı hem IŞİD tehlikesini bertaraf etmek, hem de PYD tehlikesinin Cerablus’a ve oradan sınıra kadar dayanmasına engel olmak için Türkiye’nin askerî olarak bilfiil müdahalede bulunmasına ihtiyaç vardı. Biz bu müdahaleyi tam zamanında yaptığına inanıyoruz. IŞİD’in insanlık dışı eylemlerinin ve tehlikeli saldırılarının Türkiye’yi hedef aldığı bir dönemde böyle bir müdahalenin en güçlü gerekçesi oluşmuştu. IŞİD’in Cerablus’u PYD’ye teslim etmesinden sonra yapılacak müdahale sadece PYD’ye karşı bir müdahale gibi algılanacaktı. Şimdi her ikisine birden ve en güçlü gerekçenin oluştuğu sırada gerçekleştirilmiş oldu. Dolayısıyla müdahalede geç kalınmamış oldu. 

Görünüşte IŞİD’le savaş halinde olduğunu ileri süren PYD ise Türkiye’nin müdahalesinden rahatsız. Bu normal. Çünkü tam IŞİD ballı kaymağı eline verecekken Türkiye olaylara müdahale ederek buna engel oldu.

yeniakit

Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim