• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Konya 9 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Erzurum 5 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 15 °C

Türkiye haklarını ve sınırlarını savundu

Ahmet Varol

Daha önce de dile getirdiğimiz üzere Türkiye’deki gelişmeler İslâm dünyasında yakından izleniyor. Bunda Türkiye’nin dünyadaki konumunun güçlenmesinin ve etkinliğinin artmasının rolü olduğu gibi İslâm âleminin yakın ilgi göstermesinin, önem vermesinin, bu ülkeyi sıkıntıya sokması muhtemel gelişmelerden de bu ülkenin halkıyla birlikte endişe duymasının büyük payı var. Kamuoyunda oluşan ilgi medyayı da yakın ilgiye ve olayları kendi bakış açılarıyla da olsa gündeme getirmeye yöneltiyor. 

24 Kasım Salı sabahı Suriye’de katliam yaparken Türkiye hava sahasını kullanan ve uyarılara rağmen çıkmamakta ısrar eden Rus uçağının Türkiye askerî uçakları tarafından düşürülmesi üzerine de Arap dünyasındaki medya organlarından benimle bağlantı kurarak zihinlerine takılan bazı soruları sordular. Verdiğim cevaplardan kısa notları burada da aktarmak istiyorum. 

“Türkiye bunu niçin yaptı?” sorularına verdiğim cevapta, Türkiye’nin meşru haklarını savunmanın üstünde bir şey yapmadığını, Rusya uçağının Türkiye hava sahasını ihlal ettiğini, birçok kez uyarılmasına rağmen çıkmamakta ısrar ettiğini, bunun üzerine Türkiye askerî uçaklarının uluslararası hukuk çerçevesinde müdahale hakkını kullandığını dile getirdim. 

“Rus uçaklarının hava sahası ihlali kasıtlı olmayabilir mi?” sorusunu sordular. Bunun sadece sınırı aşma durumu için söz konusu olabileceğini, bu ihtimale karşı da birden fazla uyarı yapıldığını ve karşılık beklendiğini, tüm uyarılara rağmen çıkmamakta ısrar edilmesi hakkında artık “kasıtsız” gerekçesinin geçerli olamayacağını, uyarıların önemsenmeyip hava sahası ihlalinin sürdürülmesinin kasıtlı olduğunu belirttim. 

“Rus uçağı sizce niçin böyle bir ihlal yaptı ve uyarılara rağmen ihlali sürdürdü?” sorularına şu cevabı verdim: Suriye’ye müdahale eden Rus hava gücü bu günlerde, Türkiye sınırına çok yakın ve Türkmenlerin yoğun olduğu bir bölgeye yönelik saldırılar düzenliyorlar. Bu saldırılarda zaman zaman Türkiye hava sahasını da kullanma ihtiyacı duyacaklardı. Ayrıca Türkmen bölgesine yönelik saldırılara Türkiye’nin resmî tepkileri oldu. Hava sahası ihlaline Türkiye’nin fiili tepkisi olmayacağını sanıyorlardı. Buna dayanarak stratejik amaçlı bir deneme dalışı yaptılar. Fakat yapılan birkaç uyarıyı umursamamaları karşısında Türkiye uluslararası hukuk çerçevesinde fiili tepki gösterdi. 

“Bu, Rusya’nın Suriye’ye müdahalesini onaylamamaktan kaynaklanan bir tepki olabilir mi?” sorusuna özetle şu cevabı verdim: Bu ayrı bir konudur. Evet, Türkiye hükümetiyle ve halkıyla Rusya’nın Suriye’ye müdahalesine karşıdır. Hatta biz bunu sadece müdahale değil işgal olarak görüyoruz. Ancak olay Suriye’nin değil Türkiye’nin hava sahasında ve işgalci uçakların Türkiye sınırlarını aşması sebebiyle gerçekleşti. Türkiye uçakları sınırı aşıp Rus uçaklarını Suriye hava sahasında düşürmüş olsaydı söz konusu politikadan ve tavırdan kaynaklanan bir fiili tepkiden söz edilebilirdi. Ama burada Türkiye sadece kendi meşru hukukunu savunmuş ve sınırlarının bu şekilde aşılıp hava sahasının ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini bildirmiştir. 

“Rusya’nın tepkisi ne olabilir, ne gibi beklentileriniz var?” sorusunu sordular. Şunları dile getirdim: Rusya elbette tepkisiz kalmayacak. Fakat askerî tepkiyi tercih edeceğini sanmıyorum. Türkiye’nin yaptığı bir savaş ilanı değil haksız ihlale müdahaledir. Bu durum karşısında Rusya haksızlığını biliyor ve farklı gediklere girmiş olan, bu olayda da haksızlığını bilen Putin’in Türkiye’ye karşı bir cephe açacağını sanmıyorum. Ekonomik tepkiler sadece Türkiye’ye değil Rusya’ya da olumsuz yansıyacak. O yüzden bazı tepkileri olsa da kalıcı olmasını kendisi de istemez. Diplomatik tepkilerinde Rusya’nın haksızlığı ortaya çıkacak. O yüzden daha çok medyadik tepkileri olacak, o da dar alanda gerçekleşecek. 

“Türkiye’nin risk ihtimaline rağmen uçağı düşürmesi ne anlama geliyor?” sorusunu sordular ve şöyle söyledim: Burada artık dayatmalara boyun eğmeyeceğini gösterebilen, meşru hukukunu ve sınırlarını savunabilen bir Türkiye olduğunu ortaya koydu. Yoksa bu, birileriyle yumruklaşma amaçlı değildir. Böyle bir şeyin Türkiye’nin yararına olmayacağını herkes bilir. O yüzden sınır ihlali yapan uçaklara birçok kez uyarı yapılmıştır.

yeniakit

Bu yazı toplam 303 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim