• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Konya 31 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 40 °C
  • Erzurum 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Rize 25 °C

Türkiye de Hamas'ın arkasında

Merve Kavakçı

Başkan Obama geçtiğimiz günlerde başlayan İsrail offensifini benzer sözlerle savundu: "İsrail'in kendini savunma hakkının arkasındayız.
 

" Önce Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ABD'nin resmi duruşunu açıkladı. Sonra da Obama bu görüşe sahip çıktı. Bu açıdan bakınca önceki başkan Bush ile arasındaki mesafeyi bir anda kapattı ve Bushlaştı Obama. Nasıl bir ülkedir ki siyasetin içinde var olabilmenin olmazsa olmaz şartı bir başka ülkeye, İsrail'e şartsız itaati beraberinde getirir. Nasıl bir ülkedir ki güya en demokrat, güya en merhametli, güya en insancıl olması beklenen, ataları da zulüm görmüş olduğundan hassas olması ümit edilen bir başkan; yani Obama, siyonizmin sembol isimlerinden Benjamin Emanuel adlı birinin oğlunu baş adamı yapar. Bu kişinin 1940'larda Filistinlilere karşı yapılan saldırılarda ve İngiliz hükümeti tarafından yürütülen çeşitli terör saldırılarında rol aldığı söyleniyor. Oğul Rahm Emanuel, Obama'nın seçilmesiyle onun baş danışmanı olur Beyaz Saray'da. Zaten seçim süresince de Obama'nın kampanyasını yürüten takımın başındadır. 2004 senesinde Obama başkanlık seçimini kazanır kazanmaz siyonist baba İsrail'den seslenmekte gecikmez. Bir gazeteye verdiği röportajda oğlunun tabii olarak yeni başkanı İsrail yanlısı olmaya teşvik edeceğini söyler ve sorar, "neden yapmasın ki, ne o, Arap mı ki o, Beyaz Saray'ın yerlerini silecek değil herhalde." Bu denli de küstah, ırkçı ve ötesidir baba Emanuel. Bu sözler de hiç eleştiriyle karşılanmaz, ya duymazdan gelinir ya da açıktan açığa desteklenir maalesef.
 
Şimdi Obama'nın İsrail'e sahip çıkmasına şaşırmamak gerekir. Çünkü ABD yönetimi demek İsrail demektir. Siyonist lobi o denli güçlüdür ki, bizim derin devletin benzeridir. Zaten zaman zaman birbirine uzanışlarının dışavurumunu görürüz. Erdoğan'ı Davos'ta «one minute» dedi diye eleştiren derin devletçileri düşünün mesela. İçten içe İsrail'e hayranlığı pompalayanları düşünün mesela. Erdoğan'a aba altından sopa gösterenleri düşünün mesela. Bunlar içimizdeki siyonist lobisinin «erleri»dir değil mi... Mavi Marmara'da İsrail'e arka çıkıp Müslümanlara ateş püskürenler de...
 
Obama'nın duruşuna karşı Erdoğan da benzer bir kararlılıkta 'Gazzelilerin yanındayız' diyor. İşte Türkiye'nin kendi gücünü test edebileceği güzel bir egzersiz size. Onyılların batı endeksli, nereye çekersen oraya gider stili bir başıboşlukta, kişiliksiz dış politikadan, bölgesel güç odağı haline gelmişlik ve karakterlilikle ölçülen yeni bir dış politika tezahürü arasındaki farkları göreceğiz. Göreceğiz diyorum, zira öyle ümit ediyorum, içte ve dışta umudunu Türkiye'ye bağlamış milyonlarca insandan bir tanesi olarak öyle ümit ediyorum... "one minute" bir duruştu. Durduruştu. Şimdi bunun aksiyona dökülmüş halini göreceğiz. One minute'in neden dendiğini fiiliyata dökeceğiz diye düşünüyorum, Türkiye adına.

yeniakit

Bu yazı toplam 842 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim