• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Konya 0 °C
  • Antalya 11 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Erzurum -15 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 4 °C

Türkistan’da yaralar kapanmadı

Ahmet Varol

Halep’te vahşet ittifakının saldırıları yüzünden yangın sürüyor. Dikkatlerin yeniden Suriye üzerine çekilmesinden cesaret alan siyonist katiller de Gazze’ye hava saldırılarını artırdılar. Normalde ateşkes sürdüğü için işgalci siyonistin kabul ettiği ateşkese uymamasından dolayı sorgulanması gerekiyor. Ama dünkü yazımızda da dile getirdiğimiz üzere kuzuların kurtlara teslim edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla katillerin işbirliği içinde olduğu bir âlemde uluslararası yargı da bu saldırganların himayesine verilmişse kimin kimden hesap soracağı sorusuna verecek cevap bulamıyorsunuz. 

Gündemi bu konuların meşgul ettiği, Suriye, Filistin, Irak, Yemen ve Libya’da vuku bulan gelişmelerin zihinleri yeterince doldurduğu bu dönemde unutulan, dikkatlerden uzak kalan bir bölge var: Türkistan

Bu bölgenin önemli bir merkezinde işlenmiş büyük bir katliamın yıl dönümünün yaklaşması münasebetiyle, oralarda yaşanan sıkıntıları gündemde tutmak, zalimlere karşı mazlumların yanında durmak ve zulümden kaçanlara sahip çıkmak amacıyla çalışma yapan, bu amaçla Türkistan Birliği adında bir sivil toplum kuruluşu oluşturan kardeşlerimiz 5 Mayıs Perşembe akşamı “Türkistan Kan Ağlıyor” başlıklı bir forum düzenlediler. Ben de Allah’ın izniyle bir kısmına katılma fırsatı buldum. Bugün de bu vesileyle biraz Türkistan bölgesinin acılarına, yaralarına temas etmek istiyorum. 

13 Mayıs Özbekistan’daki zulüm rejiminin gerçekleştirdiği önemli bir katliamın on birinci yıl dönümüdür. 13 Mayıs 2005’te Özbekistan’ın Fergana bölgesinin merkezi Andican’da haklarını istemek için meydanlara çıkan kalabalıkların üzerine zulüm rejiminin mermi ve ateş yağdırması sebebiyle uluslar arası medya organlarına yansıyan bilgilere göre üç binden fazla insan katledildi. Gerçek rakamların ise medyaya yansıyanın çok üstünde olduğu, en az sekiz bin kişinin katledildiği söyleniyor. 

Bu katliamın gerçekleştirildiği tarihlerde Özbekistan’daki zulmün gerçek yüzünü ortaya koymaya çalıştığım muhtelif yazılar yazmıştım. Biri de katliamdan beş gün sonra 18 Mayıs 2005’te yayınlanan “Kerimov Akredite Zalim” başlıklı yazıdır. Bunu kişisel web sitemizden (www.vahdet.info.tr) okuyabilirsiniz. 

O yazıda küresel güçlerin Özbekistan diktatörünün zulüm ve katliamlarına göz yummasının onu böylesine cüretkâr yaptığına dikkat çekmiştim. Bugün, öyle bir katliamın üzerinden on bir yıl geçtikten sonra ve üstelik aynı politikalarla, tüm vatandaşlarını kendisine köle yaparak saltanat sürdürebilmesi de zaten küresel emperyalizm nezdinde “akredite” yani onaylanmış bir zalim olmasından kaynaklanıyor.

Adı İslam kendi İslâm düşmanı olan Kerimov’un Özbekistan halkına yönelik zulüm uygulamalarında hiçbir değişiklik olmadı. Aksine küresel emperyalizmden aldığı destek kendisini daha da cüretkâr yaptığı için zulmünü, baskın ve işkence uygulamalarını artırdı. Üstelik ülkesinin halkını tamamen köleleştirdiği için insanları düşük ücretlerle çalıştırarak elde ettiği gelirleri de kendi aile efradının ayakları altına serdi. Bu sayede kendi kızını dünyanın en zengin kadınları listesine yazdırmayı başardı. 

İnançlarının gereğini yerine getirmek isteyenler ise özellikle hedefe yerleştirilerek daha ağır zulümlere maruz kalıyorlar. O yüzden bu kişiler yurtlarını terk ederek kendilerini en azından güven içinde görecekleri yerlere hicret etmeye çalışıyorlar. Bir ümit kapısı olarak gördükleri ülkelerin başında da Türkiye yer alıyor. Fakat gelen muhacirlerden bazıları, ülkelerine döndüklerinde ağır işkencelere maruz kalacaklarının bilinmesine rağmen iade ediliyor. 

Ayrıca zulüm sadece Özbekistan’a mahsus değil. Türkistan olarak tanımlanan coğrafi alanın hemen hemen tamamında insanlar en başta inançlarından, inançlarının gereğini yerine getirme çabalarından ve Müslüman kimliklerinden dolayı yerine göre de sadece, saltanatı elde tutanlara kölelik görevlerini hakkıyla yerine getirmemeleri sebebiyle zulme maruz kalıyorlar. 

Türkistan Birliği’ni yöneten kardeşlerimiz gerek bölgedeki zulüm uygulamaları, gerekse bu zulümden kaçanların hicret mekânlarında ve bilhassa Türkiye’de karşılaştıkları zorluklar hakkında önemli bilgiler içeren raporlar hazırlamışlar. Bu bilgilere ve raporlara www.turkistan.org.tr adresinden ulaşmak mümkün.

yeniakit

Bu yazı toplam 218 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim