• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Konya 3 °C
  • Antalya 13 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Erzurum -6 °C
  • İzmir 10 °C
  • Rize 7 °C

Tomrukların Tobruk hükümeti

Ahmet Varol

Kur’an-ı Kerim’de, etkileyici ve düşündürücü teşbihler ve temsiller yer alır. Münâfıklarla ilgili olarak da şöyle buyrulur: 

“Onları gördüğünde cüsseleri hoşuna gider. Konuştuklarında sözlerini dinlersin. Onlar adeta sıralanmış kütükler gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl da uzaklaştırılıyorlar!” (Münafikun, 63/4)

Yani onların boylu poslu, gösterişli olmalarının bir şey ifade etmediği, sıralanmış kütükler gibi oldukları çünkü içleriyle dışlarının farklı olması, içinde bulundukları topluma kin beslemeleri ve düşman olmaları sebebiyle etraflarındaki gelişmeler karşısında çok telaşlı oldukları, bu yüzden de her bağırtıyı aleyhlerine gelişme sandıkları vurgulanır. 

Müslüman halkların zulüm yönetimlerinden kurtulup kendi öz değerlerine ve özgürlüklerine kavuşmaları için başlatılan yürüyüşün önünün kesilmesi amacıyla başvurulan oyunlarda bölgesel ve uluslararası güçlerin kirli oyunlarına âlet olan işbirlikçiler de burada sözü edilenlerden farklı değiller. Çünkü kendi toplumlarına düşmandırlar. Dünya saltanatlarını sürdürmek için halkların özgürlük mücadelelerinin önünü kesmeye çalışan global güçlerin ve onlarla işbirliği içindeki zulüm rejimlerinin hesabına savaşmaktadırlar. Zulüm çetesi hesabına verdikleri savaşta kendilerini haklı gösterebilmek için yalanlara tutunmak zorunda olduklarını bilirler. O yüzden içleri ve dışları farklıdır. İhanet içinde olduklarını iyi bildiklerinden her bağırtıyı  aleyhlerine gelişme zannederler. 

Libya halkının zulme karşı zaferini geri almak amacıyla başlatılan fitne savaşının başını çeken ve emekli general diye anılan Halife Haftar da onlardan biridir. 

Uluslararası emperyalizmin ve onunla işbirliği içindeki yerel zulüm yönetimlerinin “Baltacı fitnesi” taktiği  Libya’da tutmadı. Başta Bingazi olmak üzere Kaddafi döneminde kasten geri bırakılmış bölgelerin ayrıcalık istemeleri ve bu amaçla ortalığı karıştırmaları için bazı taktiklere başvurdular ama başarılı olmadı. Çünkü zulme başkaldırı zaten Bingazi’den patlak vermişti ve bu bölgenin ahalisinin dindar kimliği oyunu bozdu. Bölgenin halkı her ne kadar, Kaddafi döneminde ihmal edilmelerine karşılık kendilerine öncelik verilmesini istediyse de bu talebini bir fitne savaşına dönüştürme oyununa da gelmedi. 

O yüzden Haftar fitnesine ağırlık verdiler. Bu adam biraz kendine güvenebilecek konuma geldiğini düşündüğünde destekçilerinin de teşvikleriyle iki kez darbe girişiminde bulundu. Ama her ikisinde de ağzına burnuna bulaştırdı ve son derece başarısız kaldı. Bunun üzerine Libya’nın Mısır sınırına yakın bölgesinde kıyı kenti olan Tobruk’ta Parlamenterler Meclisi adını verdikleri ikinci bir danışma meclisi oluşturdular. Ardından bu meclise bağlı ayrı bir hükümet kurdular.  Abdullah es-Seni adında bir tomruğu da başbakan yaptılar. 

Kurdukları paralel hükümet için merkez yani başkent olarak Tobruk’u seçmelerinin tek sebebinin buranın Sisi cuntası tarafından himaye edileceğine ve tehlike anında kolayca Mısır’a kaçabileceklerine kanaat etmeleri olduğu herkes tarafından tahmin ediliyor. Olayların gelişme süreci, Mısır cuntasının resmî açıklamaları, uluslararası organlardan bu hükümetin Libya’nın meşru hükümeti olarak tanınmasını istemesi Sisi’nin Tobruk’taki ihanet hükümetini kendine üvey evlat edindiğini açığa çıkardı. 

Geçtiğimiz günlerde Tobruk’taki tomruklar meclisi Halife Haftar’ı genelkurmay başkanı atama tartışması yaptı. Bazıları “rengimizi bu kadar hızlı bir şekilde belli etmeyelim” der gibiydiler. Bazıları da tavırlarıyla adeta; “Kim olduğumuzu ve kimin hesabına çalıştığımızı anlamayan mı kaldı? Başkalarını da kendimiz gibi sıralı kütükler sanmayalım. Herkesin kafası çalışıyor. Artık bir an önce şu tomruğu genelkurmay başkanı yapın da tencere kapağına kavuşsun” diyorlardı. 

Tabii bu arada uluslararası mafyanın meşrulaştırma organı görevi gören BM de boş durmuyor. O da Yemen’deki fitnede Husilerin önlerini açmak için Cemal bin Ömer adında “özel temsilci” atadığı gibi Tobruk’tan yola çıkan Haftar’ın Trablus’a doğru ilerlemesini sağlamak için de Bernardo Leon adında bir numaracı atadı. Ama bugün yazının sonuna geldiğimizden onun numaraları hakkında bilgi veremeyeceğiz.

yeniakit

Bu yazı toplam 330 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim