• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Ankara -8 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Konya -8 °C
  • Antalya 4 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Erzurum -27 °C
  • İzmir 4 °C
  • Rize 2 °C

Tesettür nereye gidiyor? (2)

Abdullah Büyük

Geçtiğimiz hafta takdim ettiğimiz tesettür mesajımız, kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Mesajımızla alakalı hayli yorum yapıldı. Adeta muhatabına şeker ikram eder gibi tenkit edenlerimiz de oldu. Teşekkür edenler, tenkit edenler ve dua edenleri hiç ayırım yapmadan tüm din kardeşlerime teşekkür ediyor, dualarını bekliyor ve bu haftaki mesajımızı da aynı duyarlılıkla okumalarını rica ediyorum.

En açık ifade ile söyleyecek olursam, tesettür, kadını içine düşebileceği her türlü kötülüklerden koruyan bir araçtır. Ve yine tesettür, kadının, cennete girmesine vesile olan, sebep olan bir ortamdır.

Bir iş yerinde zarurete binaen, başı kapalı olarak çalışan bir hanım, patronunun yazıhanesinde kırk yıllık dost gibi konuşuyor, şakalaşıyor veya laubali hareketlere giriyorsa, tesettür veya başörtüsü onun için tesettür olmaktan çıkmış, günaha davet çıkaran bir alet olmuştur. Veya cennete girmeye vesile olan tesettür, yerini günaha, isyana terk etmiştir.

Peygamberimizin “Ey Kâbe, seni Allahü Teâlâ, şerefli, mükerrem ve muazzam kıldı. Fakat mümin, hürmet bakımından senden daha kıymetlidir” (İbn Mace, Mec.üz Zevaid) hadisi her şeyi ortaya koymaktadır.  Mümin, Kâbe’den daha kıymetli ise, Müslüman hanımın tesettürü, başörtüsü, Kâbe örtüsünden kıyaslanamayacak derecede üstündür.

Tesettürü modaya kurban eden ve bunun farkında olmayan hanım kardeşlerim için, tarihi bir hadiseyi -olayı- hatırlatmak istiyorum: Medine’de, Müslüman bir kadın, yahudinin kuyumcu dükkânına girer. Alacağını alıp dükkândan çıkacağı anda, haberi olmadan bir başka Yahudi Müslüman hanımın sarkan örtüsünü, gizlice bir tarafa iliştirdi. Müslüman Hanım dükkândan çıkmak için adımını atınca, örtüsü düştü ve iffet abidesi hanım çığlık attı. Yahudiler de kahkahalar atarak gülüştüler. Ne var ki bu hadise, Beni Kaynuka isimli kabile ile savaşmaya sebep oldu.

Müslüman bir hanımın tesettürüne yapılacak olan menfi bir tavır, yeryüzündeki tüm Müslüman hanımlara yapılmış olan bir tavır ve hakarettir.

İskilipli Atıf Efendiye mahkemedeki hâkim der ki: Şapka bir bez parçasıdır. Niçin bu kadar üzerinde duruyorsun? Şehidimiz Atıf Efendi cevap verir: Oturduğunun koltuğun üzerinde olan bayrak da bir bez parçasıdır. Onu indirip, orak-çekiç amblemli bayrağı asar mısınız?

Tesettürün ve başörtüsünün ortadan kaldırılması için senelerce adeta savaşılmıştır. Bugün Müslüman bir hanımın sekülerizmin -dünyevileşmenin- verdiği hastalık sebebi ile tesettürünü ve başörtüsünü kurda-kuşa yem edercesine, modaya kurban etmesinin, ahiret sorgusunun altından kalkamayız.

İslam’ın sınırlarını korumak şartıyla, meşru olan her şey, Müslüman hanım için helaldir ve mubahtır. İşte size canlı bir örnek: Makyajını (süslenmesini) evinde, özellikle beyi için gerçekleştiren bir hanım, bunu ibadet inancı ile değerlendirmelidir.

Sahabe hanımlarından Ümmü Ri’le isimli bir kadın geldi ve Peygamberimize şöyle dedi:

- Ben kocaları için kadınların makyajını yapan ve süsleyen bir kadınım. Eğer bu günah ise vazgeçeyim…

Resulullah Efendimiz: “Ey Ümmü Ri’le! Onlara makyaj yap ve süsle” buyurmuştur. (el İsabe- Üsdü’l ğabe: Hz. Peygamberin Yönetimi. Cilt 2 sahife 333.)

44 senedir Konya’da oturuyorum. Öyle hanım kardeşlerimi bilirim ki, yatsı namazından sonra kocaları için süslenip, sabah namazı abdesti ile süslenmelerine son verirler.

Bu arada tesettürü modaya kurban etmeye alet olan, firmalar ve sahipleri de bu önemli konuyu ciddi ciddi düşünmelidirler. Peygamberimiz, fayda vermeyen ilimden Allah’a sığınmıştır. Lütfen hayatımızı tepeden tırnağa gözden geçirelim.

Müslümanlar olarak, bize fayda vermeyen kazançlardan, fayda vermeyen tesettürlerden, faydası olmayan ticaretten v.s uzak kalıp, Allah’ın rızası ve ölçüleri dışında kalmış olan her şeyden, yine O’na iltica etmek, inancımızın gereğini yapmak demektir.

Not: Tesettür ile alakalı fıkıh terazisinde tartılıp, ibresi helal gösteren her türlü kıyafet, kıyafet alanımızın çok zengin olduğunu ispatlar. Sudan’daki Müslüman bir hanımın kıyafet şekliyle, Erzurum’daki bir hanımın kıyafet şekli elbette farklıdır. Bu farklılık zenginliği olan bir farklılıktır. 

Tesettür ve başörtüsünü, Kabe’nin örtüsünden daha kıymetli mertebelere çıkaran tüm hanım ve kız kardeşlerimize selam ve saygılar sunarken, evlendiği hanımını, dünyaya gelen kızını, meşru olan tesettürle buluşturan beylere ve babalara kucak dolusu takdir ve tebriklerimi sunuyorum.

yeniakit

Bu yazı toplam 669 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim