• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Konya 10 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Erzurum 8 °C
  • İzmir 16 °C
  • Rize 14 °C

Terörden Biçilen Emperyalizmin Ektiğidir

Ahmet Varol

Her şeyden önce amacı ne ve failleri kimler olursa olsun Ankara’daki ve İstanbul’daki terör eylemlerini reddettiğimiz kadar Brüksel’deki terör eylemlerini de reddettiğimizi ve hepsini aynı kategoriye koyduğumuzu, özünde merkezinde de aynı zihniyetin yer aldığını belirtmek istiyoruz. 

Bütün bu terör eylemleri temelde tüm insanî değerleri hedef almaktadır ve insanlığın ortak düşmanıdır. Eylemleri gerçekleştirenlerin ideolojik kimliklerinin farklı olması yaptıklarını birbirinden farklı kılmaz. Dolayısıyla amaçlarını gerçekleştirme konusunda aynı araçları ve yöntemleri kullandıklarını dolayısıyla burada ittifak ettiklerini, saldırgan tutumda aynı kimliğe sahip olduklarını o yüzdün de aynı kategoriye girdiklerini gösterir. Yani söylemleri farklı olsa da eylemleri aynıdır ve bu açıdan birbirlerinin kopyasıdırlar. 

Bunların birbirlerinin kopyası olmalarının en önemli sebebi ise tohumlarının aynı merkezden çıkmış, ekilmiş ve bugün bu noktaya kadar gelmeleri için de hep aynı merkezden beslenmiş olmalarıdır. Belki her biri farklı bir amaç için değerlendiriliyor ama hepsi aynı merkezden çıkarıldı ve yetiştirildi. 

Bugün zaman zaman dünyada büyük çalkantılara neden olan büyük çaplı terör olayları gerçekte emperyalizmin ektiği tohumun ürünleridir. Emperyalizm burada ne ekiyorsa onu biçiyor. Ama bu bir stratejidir ve küresel emperyalizm bu stratejiyi planlı bir şekilde uygulamakta ve izlemektedir. Belki bazen birbirlerinin tarlalarına tohum ekerek stratejilerini uyguladıkları oluyor. Ama onun da kendi aralarında pek dışa yansıtmadıkları bir hesabı var. Ortak düşman karşısında hesapları birleştiğinden kendi aralarındaki hesaplarını fazla dışa yansıtmamayı tercih ediyorlar.

Bu yönüyle terör küresel emperyalizm tarafından iki tarafı keskin kılıç olarak kullanılıyor. Bir yandan hem kendi eliyle hem de maşalarının elleriyle kafaları kesmekte kullanıyor. Bir yandan da ortaya çıkan kötü manzaraları kendisini istemeyen ve kendisinin de istemediği inançları, siyasi akımları, oluşumları karalamak, kötülemek, normalde onların kabul etmediği, onaylamadığı fiilleri onlara mal etmek için kara propaganda malzemesi olarak kullanıyor. Bunu yapabilmesi için hedef aldığı kesimlerin veya kişilerin o manzaraların oluşmasına yol açan fiilleri işlemeleri gerekmiyor. Onların kendilerini tanımlamada kullandıkları isimleri veya sıfatları kullanan birilerinin bu fiilleri üstlenmeleri, “biz yaptık” demeleri yeterli oluyor. Kimse de “bunlar, o kesimlerin yararını düşünüyor olsalardı onların inanç ve değerlerine ters fiilleri yapıp sonra da göğüslerini kabartarak kendilerinin yaptıklarını söylerler miydi?” diye sorgulama ihtiyacı duymuyor. Medyanın sinsi yanıltma ve ikna taktikleri zihinleri yönlendirmek ve kafaları işgal için yetiyor.

Terörle aynı zamanda İslam’a karşı kara propagandanın, kitlelerin ona ilgi duymasını engellemenin aracı ve malzemesi olarak kullanmak isteyenlerin işine yarayacak malzemeler çıkarılması istendiği sergilenen tavırdan belli oluyor. Belki kendilerini feda edebilecek kadar bir şeylerin heyecanına kapılmış olanlar bunun farkında değillerdir. Ama onlara yön verenlerin böyle bir amaca sahip olduklarını tahmin etmek zor değildir.

Küresel emperyalizm IŞİD’i Suriye’yle ilgili oyunlarının aracı olarak kullandığından orada hâkimiyet alanını genişletmesinin sürekli önünü açtı. Orada bu örgüte karşı savaşının da tamamen göstermelik olduğunu olaylar bütün açıklığıyla gözler önüne serdi. Bu örgüt de Suriye’de direnişi hep arkadan vurdu ve Baas rejimi karşısındaki mücadelesine zarar verdi. 

Fransa’nın Suriye’ye müdahaleye iştirak etmesini bahane ederek bu ülkede gerçekleştirdiği eylemlerin Suriye halkına ve bu halkın özgürlük mücadelesine hiçbir yararının olmadığını, sırf zarar verdiğini, sadece Suriye halkına değil Avrupa’daki tüm Müslüman halklara zarar verdiğini çok iyi biliyor. 

Fransa’daki eylemlerle irtibatlı bazı elemanlarının yakalanmasını bahane ederek Belçika’da, hükümetin Paris olaylarından dolayı kimi yakaladığını bile bilmeyen onlarca insanın hedef alındığı bombalama eylemleri gerçekleştirmesinin de hiçbir izahını yapmanın mümkün olamayacağını da çok iyi biliyor. Dolayısıyla verdiği savaş insanlığa karşı savaştır. Aynı şey yukarıda da ifade ettiğimiz üzere PKK için de söz konusudur.

yeniakit

Bu yazı toplam 180 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim