• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Konya 4 °C
  • Antalya 13 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Erzurum -6 °C
  • İzmir 11 °C
  • Rize 3 °C

Takiyye ateşkesiyle kurulan komplo

Ahmet Varol

Bundan önceki yazımızda da dile getirdiğimiz üzere Suriye’de ilan edilen ateşkes ne yazık ki fiili olarak uygulanmıyor ve Baas diktasının arkasında saf tutan emperyalist güçler kendileri için açık bıraktıkları kapılardan saldırmaya devam ediyorlar. Saldırılarında da çoğunlukla sivil hedefleri vuruyor ve savunmasız insanları havadan yağdırdıkları bomba yağmurlarıyla vahşice katlediyorlar. 

Bu haliyle ilan edilen ateşkes gerçekte bir takiyye ateşkesine benziyor. Yani asıl niyetlerini ve planlarını örtmek için ateşkes maskesinden yararlanıyorlar. Asıl amaçları ise Suriye’yle ilgili hesap ve planlarını uygulamaya geçirebilmek için direnişi köşeye sıkıştırmak. Onun elini kolunu bağlayarak masa başında, herhangi bir pazarlık gücü kalmamasını sağlamak ve böylece kendisine dikte edileni onaylamaya mecbur etmek. Muhalefetin sivillere yönelik saldırıların durdurulmaması ve insanî yardımların önünün açılmaması sebebiyle masadan çekilmesi üzerine kesintiye uğrayan Üçüncü Cenevre Görüşmeleri’nin yeniden başlatılması için hazırlık yapılırken direnişi her yönden kıskaca alarak köşeye sıkıştırmak istiyorlar. 

Gerçekte bir ateşkes sağlanmış ve saldırılar durdurulmuş olsaydı bu elbette halkın ve direnişin yararına olacaktı. Çünkü küresel ve bölgesel güçlerin ittifakıyla havadan ve karadan ateş yağdırılması, birçok yerde sivil toplulukların kuşatmaya alınması sebebiyle Suriye halkı çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçiyor. 

Baas diktasının arkasında saf tutan emperyalist güçler de bunu bir fırsat olarak değerlendirip planlarını uygulamaya geçirmek için zemini hazırlamak istiyorlar. 

Bu planın temelinde Suriye’de de Irak’takine benzer bir federasyon düzeninin uygulamaya geçirilmesi fikri olduğu kamuoyuna sızdırılan bilgilerden anlaşılıyor. Bunların yönlendirme ve kamuoyunu bir şeylere hazırlama amaçlı açıklamalarla teyit edilmesi sızdırmaların da kasıtlı olduğunu gösteriyor. 

Fakat sanıldığı gibi diktatör Esed veya onun kadrosu bu federasyonun ortakları olarak düşünülmüyor. Asıl amaç onun merkeze oturtulması ve böylece iktidarının korunmasıdır. Bunu önce geçiş sürecinde iktidarını sağlama almak, sonra da seçim üzerinde oyunlarla başarmak istediklerini sanıyoruz. Çünkü İran ve Rusya’nın Suriye üzerindeki çıkarlarının ancak Esed’le ve onun siyasi kadrosuyla korunacağına inanılıyor. 

Bundan önceki masa başı görüşmelerin hep başarısız kalmasının özünde diktatör Esed üzerindeki dayatmalar ve onun saltanatını korumak için askerî müdahalede bulunan İran ile Rusya’nın bu konudaki ısrarları var. Bu dayatma ve ısrarlar olmasaydı, silahların bırakılması için bir geçiş süreci belirlenmesi, sonrasında da halkın tercihinin sorulması suretiyle bir çözüm formülü bulunması mümkün olacaktı. 

Fakat Baas zulmünün ve onun başındaki diktatörün arkasında duran güçler halkın tercihinin asla zulüm rejiminden ve zalimden yana olmayacağını çok iyi biliyorlar. O yüzden öncelikle geçiş sürecinde diktatörün saltanatını sağlama almak, sonrasında da insanların özgür iradelerini ortaya koyabilecekleri bir ortamda değil bugünün “takiyye ateşkesi” gibi “kandırma seçimi” gerçekleştirmek suretiyle dikta rejiminin kazıklarını yeniden çakmak istiyorlar. Federasyon formülü ise sadece Suriye’yle değil bütün bölgeyle ilgili planların bir siyaset ve stratejisini oluşturuyor. 

Amaçlarını gerçekleştirebilmek için öncelikli olarak kendi bileklerinin güçlü olduğu ve Baas zulmünün son bulması için kapıları zorlayanların zayıf düşürüldüğü bir ortamda masaya oturmak istiyorlar. 

İçeride direnişi ve onun savunduğu halkı köşeye sıkıştırmaya çalışırken dışarıdan da her türlü yardım ve destek kanallarını kesmek için yoğun bir çaba harcadıkları görülüyor. Türkiye’yi Suriye konusunda etkisiz hale getirmek ve tamamen devre dışı bırakmak için yoğun çaba harcamaları da bu yüzdendir. Bu amaçla bir yandan Türkiye’yi kendi iç sorunlarıyla daha çok meşgul etmeye, bir yandan da Suriye’den tamamen elini eteğini çekmeye zorlamak için birtakım ikili veya yapay sorunlardan yararlanmaya çalışıyorlar. 

Fakat Suriye’de direnişin yalnız bırakılması ve Suriye’nin aynen Irak’ta olduğu gibi küresel ve bölgesel emperyalizmin at koşturma alanı haline getirilmesi tüm İslâm âlemi açısından büyük tehlike arz edecektir. 

yeniakit

Bu yazı toplam 213 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim