• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 16 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Erzurum 11 °C
  • İzmir 21 °C
  • Rize 19 °C

Suriye’de yaşamaya devam edenler

Ahmet Varol

Bir önceki yazımızı yazmamızın hemen ardından IŞİD, Suriye’nin Kamışlı bölgesinde bombalama eylemi gerçekleştirdi ve elliye yakın insan hayatını kaybederken onlarca insan da yaralandı. Aynı saatlerde Rus işgal güçleri de Halep’te bir çarşıya saldırı düzenleyerek katliam gerçekleştirdi. Böylece yapılan saldırılar ve eylemler neticesinde söz konusu yazıyı yazdığımız gün yani 27 Temmuz Çarşamba günü Suriye’deki saldırılarda öldürülen sivil insan sayısı yüzü geçti. 

Aynı gün Suriye İnsan Hakları Ağı, Suriye’de ateşkes döneminde gerçekleştirilen saldırılar ve cinayetler hakkında bir rapor yayınladı. Rapora göre ateşkesin başlangıcından itibaren öldürülen sivillerin sayısı 5188’i buldu. Rapora göre bu süre içinde ateşkes ihlallerinin %71’i Rus işgal güçleri ve onların himaye ettiği rejim güçleri tarafından gerçekleştirildi. Rapora göre rejim güçleri ve onlara destek veren milis güçler ateşkes sürecinde 3631 kişiyi de esir aldılar. Onlara da sorgulama iddiasıyla çok ağır ve insanlık dışı işkenceler uygulandığı biliniyor. 

Bütün bu saldırılar, cinayetler ve esir almalar yüzünden insanlar evlerini, yurtlarını terk ederek ülke dışına çıkmaya çalışıyorlar. Bu her ne kadar onlara rahat bir hayat ortamı sağlamıyorsa da en azından aile fertlerini ölüm ve esaret çemberinin dışına çıkarabilmek için kaçmak istiyorlar. Fakat bunun yanı sıra çok sayıda insan da ülke sınırları içinde yaşamaya devam ediyor ve bu da onlar için kuşatma ve ölüm çemberinin içinde kalmak anlamına geliyor. 

Kuşatmaların öncelikli amacı insanların tam bir açlık çemberi içine alınması ve bu yolla teslim olmaya zorlanmaları olduğundan kuşatma altında tutulan bölgelerde ciddi ekonomik sıkıntılar, kıtlıklar ve açlık hakim durumda. Kuşatmaya alınan şehirlerin başında da ülkenin başkent Şam’dan sonra ikinci büyük şehri olan Halep geliyor. 

Rejim ve işgal güçlerinin son günlerde Halep’ten çıkmak isteyen siviller için dört tane çıkış kapısı oluşturduğu haberleri yayınlandı. Ancak bu kapıların açılmasının amacı içerideki ahaliyi teslim olmaya zorlamak ve bu amaçla teslimiyet kapıları oluşturmaktır. Halk zaten kendilerini kuşatmaya alan katillerden canlarını kurtarmak için buralarda yaşamaya devam ediyor. Teslim olmayı tercih etmesi ona belki şehirden çıkma kapısını kullanma imkânı verecek ama bu aynı zamanda zulme, işkenceye ve aşağılamaya teslim olması anlamına gelecek. O yüzden bu şekilde çıkış kapıları sunulması kuşatma altında tutulan halka gerçekte bir kurtuluş ve güvenlik kapısı açma anlamına gelmiyor. 

Kuşatmalar dışarıdan insanî yardımlar sokulmasını engellediğinden özellikle Halep’in merkezinde büyük bir felaket yaşanıyor. BM yetkililerinin yaptığı uyarılara göre dışarıdan insani yardım desteği sağlanamaması durumunda yakın zamanda bölgede büyük bir açlık felaketinin yaşanması ihtimali var. Böyle bir felaketin Madaya’da fiilen yaşandığını, bu şehir üzerindeki kuşatmanın da tamamen kalkmadığını hatırlatalım. 

Halep’te ihtiyaç çok fazla olduğundan ve insanlar gelecek yardımlara baktığından herhangi bir şekilde içeriye yardım sokulabilmesi durumunda hemen bitiyor. Özellikle su, diğer gıda maddeleri ve ilaçlar çok hızlı bir şekilde tükeniyor. 

Kuşatmayı sürdüren işgal güçleri ve onların himayesi altındaki rejim güçleri kıskaca alınan insanlara yardım ulaştırılmasını engellemek için yardım konvoylarını ve insani yardım faaliyetleri yürüten ekipleri kasten hedef alıyorlar. Saldırılarda yardım ekiplerinin kasten hedef alınması doğal olarak insanî yardım çalışmaları yürütenleri olumsuz yönde etkiliyor ve onlar da yardım çalışmalarını yürütmekten çekiniyorlar. 

Çatışmalarda taraflar karşı tarafın faaliyetlerini zorlaştırmak amacıyla onların elektrik tedarik ettiği santralleri hedef alıyorlar. Bu yüzden çok sayıda elektrik santrali zarar gördü. Santrallerin vurulması elektrik üretimini azalttığı için sağlık kurumları da bundan büyük ölçüde zarar gördü. Özellikle Halep’te elektrik ve su kesintisinden dolayı hastanelerin çoğu hizmet veremez hale gelmiş durumda.

Bu arada termik santrallerin kullandığı yakıt gittikçe tükendiği için buralarda da tehlike sinyalleri alınıyor ve buraların da elektrik üretimini durdurması veya azaltması durumunda pek çok hizmet aksayacak.

yeniakit

Bu yazı toplam 130 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim