• BIST 106.991
  • Altın 152,004
  • Dolar 3,6781
  • Euro 4,3218
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 15 °C
  • Antalya 24 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Erzurum 8 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 14 °C

Suriye’de ortak oyun

Ahmet Varol

BM 70. Genel Kurulu’nda küresel emperyalizmin başını çeken liderlerin konuşmalarında ele alınan konuların başında gelenlerden biri Suriye meselesiydi. “Çözüm Esed’li mi olsun Esed’siz mi?” sorusuna cevap arıyorlardı; “yemeğe acı biber koyalım mı koymayalım mı?” der gibi. ABD Başkanı Obama, Suriye’de kesin çözüme ulaşılabilmesi için Esed’in gitmesi gerektiğini söylerken Rusya lideri Putin, Esed’le işbirliğine gidilmeden bir çözüme ulaşılmasının mümkün olamayacağını iddia ediyordu. 

BM kürsüsünden yapılan konuşmalarda böyle göstermelik muhalefet tavırları sergilenirken öbür tarafta Putin’in uçakları zaten Suriye’ye girmiş ve Esed’in konumunu sağlama alma amaçlı insanlık dışı saldırıları açıktan gerçekleştirmek için hazırlık çalışmalarını fiilen başlatmıştı. 

Putin’in uçaklarının bu saldırıları başlatmasının Rusya’nın tek başına aldığı bir karar olmadığı, hatta BM’deki konuşmaların yapılmasından önce ABD ile Rusya arasında irtibatların fiilen sağlandığı ve bir ittifaka ulaşıldığı tahmin ediliyordu. Emperyalizmin doğu ve batı kanadının liderleri BM Genel Kurulu vesilesiyle New York’ta bulunmalarından yararlanarak aralarında “zirve” adı verilen görüşmelerini de gerçekleştirdiler. Tam da bu görüşmelerin sıcaklığında Rus uçaklarının saldırılarını başlatması, ihtilafın perdeye yansıyan göstermelik tavır olduğunu perdenin arkasında ise kesin ittifak sağlandığını çok açık bir şekilde gözler önüne serdi. 

Rusya’nın saldırısının gerekçesi de hazırdı: IŞİD. Dolayısıyla Esed’in konumunu sağlama almakta İran’ın gönderdiği milis güçlerin ve pilotların yetersiz kaldığını, ABD liderliğinde oluşturulan koalisyon güçlerinin IŞİD bahaneli hava saldırılarının Baas’a darbeler indiren direniş güçlerini etkisiz hale getirmek için yeterli olmadığını o yüzden kendisinin doğrudan müdahalesine ihtiyaç duyulduğunu söylemesine gerek yoktu. IŞİD her kirli oyunun üstünü örtmeye yetiyordu ve Putin, dünyanın geleceğini tehdit ettiğine inanılan bu örgüte karşı savaşmak için harekete geçtiğini söylediği zaman bütün saldırılarını uluslararası platformda “meşru” ve kamuoyu nezdinde “haklı” kılabilecekti. 

Oysa, koalisyonun kendine göre kullandığı bazı gerekçeleri bir kenara koysak da Rusya’nın IŞİD’le savaşması tamamen anlamsızdı. Çünkü en başta IŞİD’in, Rusya tarafından sağlama alınması istenen Esed rejimiyle bazı küçük çaplı kamuflaj amaçlı tokuşmalar dışında söze gelir bir çarpışması yoktu. Tam aksine o hâkimiyet alanını genişletme iddiasıyla sürekli Baas’la savaş halindeki direniş güçlerini arkadan vurduğu için bu rejimin bir tampon gücü görevi görüyordu. Böyle bir çete örgütünü hiç Rusya kalkıp da karşısına alır ve onunla savaşmak için Suriye’ye uçak gönderir mi? 

Dolayısıyla Putin’in gönderdiği uçakların öncelikle Esed’i sıkıştıran direniş güçlerini hedef alacağını, ikinci olarak da İran’la ortak hesaplar için Suriye’yi boşaltmak ve bu amaçla halkı göçe zorlamak için sivil hedefleri vuracağını tahmin edememek ya Suriye gerçeğinden tamamen habersiz olmak ya da Putin’in şimdiye kadar hiç yalan söylemediğini son çıkartmasıyla ilgili iddialarında da doğru konuştuğunu düşünecek kadar saf olmak gerekir. 

Malum olduğu üzere bu taktiğe ABD liderliğindeki koalisyon güçleri de başvurdu. Ama aylardan beri uluslararası çapta bir güç tarafından sürdürülen savaş IŞİD’in hâkimiyet alanını daraltmadı, aksine genişletti. Dolayısıyla bu savaşın ona bir zararı olmadı. Ama Baas rejimine yararı oldu. Çünkü böyle bir müdahale olmasaydı belki şimdi Baas rejimi Lazkiye’ye ve Şam’a sıkıştırılmış ve belki de gazının tükendiğinin çığlıklarını atıyor olacaktı. Şu an Rusya’nın müdahale etmesinin sebebi de zaten İran’ın ve uluslararası koalisyonun dışarıdan verdiği gazlara rağmen Baas’ın kontrol alanındaki daralmanın önlenememiş olmasıdır. 

Bütün bu güçlerin IŞİD’le savaştıkları iddiası tamamen saçmadır. Çünkü onunla hesapları ortaktır. Ama IŞİD aynı zamanda bir şeytan tuzağı gibi heyecanlı gençleri bir yerlere çekip imha etmenin de aracı olarak kullanılıyor. Bu sebeple zaman zaman IŞİD hedeflerine yönelik saldırılar düzenlenmesi, iddiaları inandırıcı kılma amacıyla değerlendiriliyor. 

Küresel emperyalizmin ve işbirlikçi güçlerin Suriye’deki katliamlarının Eylül bilançosunu da inşallah müteakip yazımızda vereceğiz.

yeniakit

Bu yazı toplam 403 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim