• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Konya 16 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Erzurum 6 °C
  • İzmir 15 °C
  • Rize 19 °C

Suriye’de insanî hizmetlere karşı savaş

Ahmet Varol

Suriye’de insanlık dışı savaşın haklı ve yasal gösterilmesi için IŞİD gerekçesinden yararlanılıyor. Bunun için de bu örgüt vasıtasıyla çok kötü bir imaj oluşturuldu. Gerçekte ise katil Baas rejiminin ve onun başında duran canavar Esed sultasının önünde duran bütün herkese karşı savaşılıyor. Sadece Baas’ın ve Esed’in önünde duranlarla değil vahşi saldırılardan zarar gören, mağdur edilen insanlara sahip çıkanlara karşı da savaş veriliyor. O yüzden savaşın bir cephesini de insanî hizmetlerin ve bu hizmetleri götüren insanların hedef alındığı saldırılar oluşturuyor. IŞİD’i bahane ederek Baas’ın geleceğini kurtarmaya çalışan Rus işgal güçleri de bu cephenin içinde yer alıyor. 

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın hazırladığı rapora göre Ekim ayı içerisinde gerçekleştirilen saldırıların 92’sinde mağdur edilenlere insanî hizmet götüren kurumlara ait merkezler ve hayati önem taşıyan noktalar yahut kişiler hedef alındı. Bunların 16’sı da Rus işgal güçlerine ait uçaklar tarafından gerçekleştirildi. İnsanî hizmet götüren merkezlerin veya kişilerin hedef alındığı saldırılarda Baas rejimine ait askerî güçlerin yanı sıra onunla iş birliği içindeki milis güçler, İran’ın gönderdiği askeri güçler ve yine İran güdümlü milis güçler de yer aldı. Dört saldırı da IŞİD milisleri tarafından gerçekleştirildi. 

İnsani hizmetlerin götürüldüğü merkezlerin hedef alındığı saldırıların 26’sında özellikle sağlık hizmetlerinin verildiği noktalar hedef alındı. Bu hizmetlerin hedef alındığı saldırılar da kategorik olarak en fazla sayıyı oluşturuyor. Önceki aylarda da sağlık hizmetlerinin hedef alındığı saldırıların en fazla miktarı oluşturması sebebiyle bu alanda hizmet veren gönüllüler arasında çok fazla can kaybı olduğu biliniyor. 

Zulüm güçlerinin sağlık hizmeti verenleri özellikle hedef almalarının amacının onları korkutmak ve böylece mağdurlara hizmetten kaçınmaya zorlamak olduğu tahmin edilecektir. 

Normalde sağlık hizmeti verenlerin hedef alınması savaş suçudur. Sağlık görevlilerinin ve gönüllülerinin savaş ortamında kimlik sormadan hizmet etmeleri gerekir. Dolayısıyla karşı tarafın, kendileriyle savaşan kişilere hizmet etmeleri sebebiyle sağlık alanında hizmet edenleri hedef alma hakları yoktur. Hedef almaları durumunda savaş suçu işlemiş olurlar. 

Suriye’deki zulüm güçleri ise bırakın sağlık alanında hizmet edenlere saldırmaktan kaçınmayı onlara karşı ayrı bir cephe açmış durumdalar. Onları, sadece kendilerine karşı savaşıp yaralananlara hizmet etmelerinden dolayı değil sivil halka hizmet etmelerinden dolayı bile hedefe yerleştiriyor ve hizmet verdikleri noktaları dağıtıyor, gönüllüleri hunharca katlediyorlar. 

Savaş suçlarının işlendiği saldırılarda sağlık hizmetleri ve gönüllüleri birinci sırada olmakla beraber, insanî hizmetlere karşı açılan cephenin tek hedefi değil. Ayrıca zor durumdaki insanlara insanî yardımların dağıtıldığı merkezler de özellikle hedef alınıyor. Bu konudaki korkunç saldırılarla ilgili bazı haberler medya organlarına yansıdı. Ayrıca başta İHH olmak üzere Türkiye’den insanî yardım götüren kuruluşların gönüllüleri de söz konusu saldırılar yüzünden ne kadar zor şartlarda ve ne büyük riskler altında bu hizmetlerin verildiğini biliyorlar. Yerlerinin tespit edilememesi ve özellikle hava saldırılarına hedef olmamak için hizmet noktalarını sürekli değiştirmek zorunda kalıyorlar. 

Bunun yanı sıra savaşla hiçbir ilgileri olmayan, tamamen toplumsal hizmet veren, üstelik verdikleri hizmetin savaşla irtibatlı kişilerle de doğrudan bir bağlantısı olmayan kurumlar ve şahıslar da Suriye’deki zulüm güçlerinin insanî hizmete dönük saldırı cephesinin hedefleri arasında yer alıyor. 

Bütün bu savaş suçlarını yukarıda da ifade ettiğimiz üzere sadece Baas rejiminin askerî güçleri yahut onlarla bağlantılı milis güçler işlemiyor. Bu ülkede işgalci sıfatıyla askerî güç bulunduran İran ve IŞİD’i bahane ederek hava saldırıları gerçekleştiren Rusya da işliyor. Ancak savaş suçlarının izlenmesiyle ilgilenen uluslararası kuruluşlar onların bu vahşi suçlarının sorgulanması için hiçbir girişimde bulunmuyor. 

Ayrıca Rus işgal güçlerinin saldırılarında genelde sivil hedeflerin büyük yekûn oluşturduğunun pek çok belgeyle ortaya konduğu biliniyor.

yeniakit

Bu yazı toplam 357 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim