• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Konya 10 °C
  • Antalya 19 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Erzurum 8 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 14 °C

Suriye boşaltılıyor mu?

Ahmet Varol

Katil Baas’ın ve onun hesabına Suriye’de savaşan güçlerin sivil hedefleri vurmasının planlı ve stratejik hesaplara dayalı olduğunu daha önce muhtelif yazılarımızda dile getirmiştik. IŞİD’e karşı savaş bahanesiyle Suriye’ye girip de Baas’a karşı mücadele eden ve IŞİD’le hiçbir ilişkileri olmayan, aksine onun arkadan vurduğu direniş güçlerine yönelik saldırılar düzenleyen Rusya da aynı zamanda sivil hedefleri vurarak katliamlar yapıyor. Onun sivilleri vurmasının da “yanlışlık” değil kasıtlı ve planlı olduğu ortadadır. 

Sivillerin vurulması Baas’ı istemeyen, ondan kurtulmak için direniş güçlerine destek veren halkın göçe zorlanması amaçlıdır. Suriye halkının büyük çoğunluğu zulüm rejiminden kurtulmak için mücadele eden direniş güçlerinin yanında olduğu için de ülke bir bakıma boşaltılıyor. Çünkü küresel emperyalizm ve Baas’ın arkasında duran bölgesel güçler her ne pahasına olursa olsun bu rejiminin geleceğinin kurtarılması, onun kazıklarının yeniden sağlamlaştırılması konusunda ısrarlıdır. Planlı bir şekilde milyonlarca insanı vatanlarını terke zorlayan bir saldırı ve tehdit politikası izlemeleri bu yüzdendir. 

Baas’ın geleceğini kurtarma savaşında şimdiye kadar en aktif rol oynadığı görülen İran, dün Irak’ta ABD ile izlediği politikayı bugün Suriye’de Rusya’yla izliyor. Irak’taki ABD - İran işbirliğinin bu ülkede nasıl bir manzara ortaya çıkardığı ortadadır. Irak bugün hem siyasi hem de demografik yönden İran’ın arka bahçesidir. 

Suriye, Baas’la kurduğu işbirliği sayesinde siyasi yönden arka bahçesiydi. Ama bu rejimi istemeyen halkın başkaldırısı hesapları bozdu. Başındaki zulüm rejiminin gitmesinde ısrarlı olan halkın onunla uzlaşmayacağı görülünce de sivillerin hedef alındığı korkunç katliamlara neden olan saldırılarla insanlar kitleler halinde göçe zorlandı ve zorlanıyor. Göçe zorlamanın sürmesiyle öncelikle direnişin halk desteğinden yoksun bırakılması umuluyor.

Planın bir sonraki aşaması ise rejimle uzlaşı içinde, onu destekleyecek kitlesel taban oluşturulmasıdır. Bu konudaki niyetlerin açığa çıkması belki direnişin zayıflatılması ve ülkenin büyük ölçüde boşaltılması sonrasında muhtemeldir. Planın başarılı olması durumunda Suriye’nin de Irak gibi demografik yönden de arka bahçe haline getirilmesi, böylece Akdeniz’e uzanan bir koridorla İran’ın bölgeyle ilgili politikalarının önünün açılması mümkün olacaktır. 

Küresel emperyalizmin kendisiyle işbirliği içindeki İran’dan rahatsız olmadığı, Tahran’da zaman zaman yankılanan politik içerikli ve ABD’ye yönelik eleştirilerin, tepkilerin yer aldığı açıklamaların ise vakıayı yansıtmadığı belki perde arkasındaki ittifakı kamufle etme amaçlı olabileceği gün geçtikçe biraz daha belirginleşiyor. İslâm dünyasında küresel emperyalizmin hesaplarını bozacak gelişmeler karşısında bir denge gücü olarak görüldüğü için, İran’ın gerektiğinde şartları zorlayabilecek bir bölgesel güç haline getirilmesine çalışıldı. Irak’ta önünün açılması bu amaç içindi. Bugün Yemen ve Suriye’de de de o yüzden kendisine destek veriliyor. 

İran’daki yönetimin “Şii” kimliğini asabiyete dönüştürmesi, emperyalizmin İslâm coğrafyasında ümmet bütünlüğü ve güç birliği sağlanmasını önleme siyaseti için bulunmaz nimet oldu. Bölgesel güç olma planları da bu noktada emperyalizmle hesaplarının örtüşmesine neden olduğundan ortak formüller geliştirmesi zor olmuyor. Çünkü İran’da Şii kimliği her ne kadar taraftar kitle oluşturmada muharrik unsur olarak kullanılsa da devlet siyasetine hakim anlayış orada da pragmatist yani çıkarcıdır. 

Ondan dolayı Suriye’deki özgürlük mücadelesine karşı savaş sanıldığı gibi İran - Rusya - Baas ittifakıyla değil küresel emperyalizmin doğudaki ve batıdaki tüm kanatlarının ve işbirlikçilerin ortaklığıyla yürütülüyor.

Küresel ve bölgesel güçlerin ittifakıyla Suriye üzerinde oynanan oyunun bölgedeki güç dengelerinin altyapısını oluşturma amaçlı stratejik hedeflere yönelik olduğu açıktır. Bu oyunun bozulabilmesi için bugün insanlık dışı saldırılara hedef olmaktan dolayı ülkelerini terk etmek zorunda kalan Suriyelilerin ülkelerine dönme ümidini kaybetmemeleri ve yurtlarını tamamen terk etme düşüncesiyle çıkmış olmamaları gerekir. Dönüş ümitlerinin canlı tutulması için de şu an canlarını kurtarmak amacıyla iltica ettikleri yerlerde buna yönlendirilmeleri ve sistemin öyle kurulması gerekir.

yeniakit

Bu yazı toplam 420 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim