• BIST 90.383
  • Altın 144,353
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Erzurum 5 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 10 °C

Sorular-Cevaplar (son)

Abdullah Büyük

Altı haftadır, şahsıma sorulan bazı soru ve sorunları özet halinde cevaplandırmaya çalıştım.

Sorularına cevap veremediğim kardeşlerimizden özür diliyorum. Zamanla sizlere sunduğumuz mesajlarımızın içine serpiştirerek, sorularınızı cevaplandırmaya gayret edeceğim. Yaşadığımız ülkenin ve ülke halkının üzerimizde birçok haklarının olduğuna inanan bir insanım. Bu gerçekten hareket ederek, gücümüz nispetinde, ülkenin ve halkımızın üzerimizdeki haklarını ödemenin, sorumlu olan herkesi ilgilendirdiğine inanıyorum.

İşte bu gerçekten hareket ederek, havanda su dövmek yerine, içi dolu konuların ve hizmetlerin ele alınması taraftarıyım. Mutlak örneğimiz Hz. Peygamberimize varis olmak, ciddi bedeller ister. Ne var ki ülkeye ve ülke halkına neşter olacak, problemlerini çözecek ve önlerini açacak temel konular yerine, sadra şifa vermeyen istifhamlı konuların öne çıkarılması, hiçbir problemi çözmemektedir.

Hâlbuki Resulullah Efendimize baktığımızda, tebliğ hayatında şu gerçeği görmekteyiz: Peygamberimiz önce tebliğini, davetini, mesajını gönderildiği insanlara açıklıyordu. Karşısındaki toplumun tepkisi oluştuğunda, hiç geri adım atmadan tepkilere karşı metot, usül geliştiriyor, insanların zümre zümre dine girmelerine vesile oluyordu.

Peygamberimizin bu kararlı, azimli ve sürekliliği olan tavrına cihat adını verirsek, günümüzde ele alınan konular üzerinde verilen tartışma, bilgilendirmeye ne ad vereceğiz? Çünkü cihat, kararlı ve şuurlu bir gayrettir. Bu gayretin, bedensel olanına harp, savaş, ruhsal olanına mücahede (nefisle yapılan cihat) ve fikirsel olanına ise içtihat denir.

Peygamberler, bir taraftan insanların aklını ve kalbini Allah"ın dinine açma mücadelesini verirken, diğer taraftan, Allah"ın dininin, mesajının önündeki engelleri kaldırıyorlardı. Kendilerini Allah"a adayan bu örnek insanlara, peygamberlere bakıyoruz, bir de günümüzde ele alınan konulara bakıyoruz, aralarında irtibat kurmanın mümkün olamayacağını görüyoruz. Peygamberimizin tüm âlemlere gönderildiğini teoride kabul ediyor, pratikte ise fotoğrafını çekebileceğimiz aksiyonları, eylemleri göremiyoruz.

Hayvanlar âlemi, bitkiler âlemi ve insanlık âlemine gönderilen bir peygamberin varislerinin gündeminde, âlemler bağlantılı görsel ameller, eylemle yok denecek kadar azdır. Şimdi zihnimizi kurcalayalım ve bundan 10-15 sene öncesine varalım. Cahiliyenin gündemlerinden bazı örnekleri hatırlayalım: Habitat 2, 500 günün hesabı meselesi, kitlerin satılması, hırsızlık dosyaları, örtülü ödenekler, tedaşlar, tofaşlar, anayol, anasollar, parsadan dosyaları, ara rejimler, bankaların içini boşaltmalar. Netice: Ergenekon.

Buna paralel olarak bazı ilim ehlinin 10-15 senedir yazdıkları, konuştukları gündemlere de kısaca göz atalım: Kabir azabı diye bir şey yoktur. Özel günlerde kadın namaz kılar, Kur"an okur. Mezhep imamlarını boş ver. Allah bazı şeyleri bilmez, Yahudiler ve Hıristiyanlar da cennete girecektir. V.S. Peki netice? Havanda su dövmek. Beri tarafta, sohbet, hizmet ve sorumluluk duygusu olan nice hayır kurumları, dernek ve vakıflar, sivil toplum kuruluşları, kuşlar gibi kanatlanarak ülkesine, milletine ve tüm dünyaya açılmanın onurunu yaşıyor.

Bir taraftan Gazze"ye hizmet sancağını asarken, beri tarafta gece kıyamını ihmal etmiyor. Bir taraftan muhtaçlara, yetimlere elini uzatırken, diğer tarafta hızlı bir şekilde İmam Hatip lisesi binalarını yapıyor. Kur"an Kursları ile Moskova"nın kızıl meydanına tevhit inancını taşımanın şerefini yaşıyor. Mizan başında Resulullah"a mahcup olmamak için, O"nun izini takip ediyor. Zerre kadar faydası olmayan konulara tenezzül edip, bakmıyor bile…

Tüm bu hizmetlerin, gayretlerin, içi boş ve lüzumsuz gündemlere pirim vermemenin neticesi, inşallah evrensel tek bir İslami Hareketin oluşmasının belirtileri olarak algılıyoruz. Çünkü hizmet kervanı sürekli ilerliyor ve her gittiği yere adeta sancağını dikiyor. Kabir azabı yoktur, Allah bazı şeyleri bilmez, bırak şu Buhariyi, bırak şu mezhep imamlarını diyenler, sizlere hayırlı yolculuklar. Bizler gittiğimiz yoldan, yaptığımız hizmetlerden, şeref dolu mazimizden memnunuz. Efkâr-ı umumiye görüyor oturanlarla, yürüyenleri…

Teşekkür: Suriyeli Müslüman kardeşlerimize yönelik 19 tır dolusu yardım kervanı ve Suriye"de açtıkları ekmek fırını hizmetleri sebebi ile Ribat İnsani Yardım Derneğine ve tüm kardeş kuruluşlarımızın üstün gayretlerine teşekkür ediyor, selam ve saygılar sunuyorum.

yeniakit

Bu yazı toplam 916 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim