• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Konya 7 °C
  • Antalya 15 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum -2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Rize 10 °C

Sonuçlardan çıkabilecek ortaklıklar

Ahmet Varol

Bugün söze yine Türkiye’deki son hadiselere kısaca temas ederek başlamak istiyorum. Muhterem yazarımız Abdurrahman Dilipak, “Topyekûn savaş” başlıklı yazısıyla Türkiye’deki son saldırıların sadece bir terör örgütü işi olmadığına dikkat çekmiş. Olayları arka planıyla okuyabilenlerin bu konuda ittifak halinde olduklarını sanıyoruz. Ben de, Ribat dergisinin son, yani Eylül 2015 sayısı için yazdığım, “Emperyalizmin ve ihanetçilerin ortak savaşı” başlıklı yazıda Türkiye’de güven ve istikrarın ortadan kaldırılması için başlatılan çirkin savaşın arka planında duran güçler ve onların kirli oyunları, planları, hesapları hakkında bilgi vermeye çalışmıştım. Bu yazımızı kişisel web sitemizden (www.vahdet.info.tr) de okuyabilirsiniz. 

Ancak şunu ifade edelim ki bu kirli savaşa ve oyunlara alet olan şiddet örgütünün tuzağına düşenler bir an önce bu tuzaktan çıkmak için ellerinden geleni yaparlarsa en başta kendilerine iyilik etmiş olurlar. Küresel güçlerin ve ihanetçilerin ortak savaşı belki Türkiye halkını bir süre sıkıntıya sokacak ama kesinlikle başarılı olamayacaktır. Bu konudaki kanaat ve tespitlerimizi de inşallah bir başka yazımıza bırakarak şimdilik Fas seçimlerinin sonuçlarından çıkabilecek ittifaklar ve kazanan partilerin temayülleri hakkında yapılan değerlendirmelerle ilgili bilgi ve tespitleri de aktararak bu konuya nokta koymak istiyoruz. 

Seçimlerde ilk beşe giren partilerden ikisinin siyasi çizgileri hakkında özet bilgiler vermiştik. Üçüncü olan İstiklal Partisi merkez sol parti diye tanımlanıyor. Ancak solculuğu, ideolojik değil Batı’dan ithal edilen değerlere özenti ile Arap ulusçuluğunu birleştiren gelenekçi solculuk. Bu parti aynı zamanda kraliyet rejimini destekleyen ve kralın bir karizma olarak saygın konumda tutulmasını savunan siyasi çizgide. İslâmîleştirme söylemlerine karşı çıktığı için bu söyleme sahip Adalet ve Kalkınma Partisi’yle işbirliğini 2011 seçimleri sonrasındaki koalisyon pazarlıklarında reddetmişti. 

Özgürlerin Ulusal Birliği ise İstiklal’in sağdaki kopyası. Yani o da merkez sağ parti. Ama diyebiliriz ki sadece bir tane farkı var o da “sağcı” olması. Diğer özellikleri hemen hemen aynı. Ama sağcı olması sebebiyle koalisyona girebildi. Gerçi koalisyonun ortakları arasında sol partiler de var. Fakat ilginçtir ki onlar solculukta İstiklal Partisi’nden birkaç kademe ilerde olmalarına rağmen kendilerini onun kadar “karşıt” görmediklerinden İslamî söylemlere sahip bir partiyle koalisyona girmekte sıkıntı çekmemişlerdi. 

Halk Hareketi Partisi’nin üç karakteristik özelliğinden söz etmek gerekir: Birincisi, muhafazakâr yani İslâmî gelenekleri toplumun kültür ve değeri sayıp muhafaza etmek gerektiğine inanıyor olması. Ama bu, İslâm’ı bir hayat nizamı olarak kabul edip hâkim kılmak gerektiği tarzında bir ideolojik söylem değil. İkincisi, kendini İspanyol işgaline karşı verilen özgürlük mücadelesinin başını çeken Ulusal Kurtuluş Hareketi’nin siyasi kanadının devamı olarak görmesinden dolayı bağımsızlık savaşının kazandırdıklarını önemsemesi. Üçüncüsü de Türkiye’de Batı’dan gelen ismin yerleşmesi sebebiyle Berberi olarak adlandırılan Kuzey Afrika’da ise Amaziga adı verilen yerli halkın diline, kültürüne, geleneklerine sahip çıkılmasına önem vermesi, bu halka mensup herkesin kendi dilini ve yazısını öğrenmesi için çalışma yapılması gerektiğini dile getirmesi, o sebeple de propaganda faaliyetlerinde Amaziga dilini de yoğun bir şekilde kullanması. 

Seçimlerden sonra özellikle merkez sağ ve merkez sol partiler, İslâmî söyleme sahip Adalet ve Kalkınma Partisi’yle ittifaka girilmemesi, böylece onun yalnızlaştırılması, diğer partiler arasında ona karşı ittifak cepheleri oluşturulması için yoğun faaliyet başlattılar. İstedikleri başarıyı elde etmeleri durumunda, onun genel seçimlerde oylarının düşmesi ve böylece birinciliği kaybetmesi için çalışma yapmayı planlıyorlar. O yüzden seçim sonrası açıklamalarında sürekli Adalet ve Kalkınma Partisi’yle ittifaka girilmesini kendi açılarından kırmızı çizgi olarak gördüklerini dile getirdiler. Bu yöndeki kampanyanın başını çekenler arasında kralın Asalet ve Çağdaşlık Partisi ile merkez soldaki İstiklal Partisi var. Diğer partilerden de destek verenler mevcut.

yeniakit

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim