• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Ankara 32 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Konya 32 °C
  • Antalya 32 °C
  • Diyarbakır 38 °C
  • Erzurum 26 °C
  • İzmir 38 °C
  • Rize 25 °C

Siyonizmin holokost sömürüsü

Ahmet Varol

Siyonizm eğer ki sadece haksızlığa uğrayan Yahudilerin haklarını aramak, onların yaşadığı toplumlarda herhangi bir baskıya maruz kalmadan vatandaşlık haklarını kullanmalarını yahut başka bir topluma zulmetmeden ittifak kurmalarını sağlamak için çalışan ideoloji olsaydı insan haklarını savunan bütün kuruluşlar tarafından desteklenmesi gerekirdi. Ama ne yazık ki sürekli zulmün, haksızlığın ve fitnenin sembolü oldu. Yahudilere hizmet ettiği iddiasıyla her zaman başkalarına bazen de bizzat yahudilere zulüm ve haksızlık etti. Bu zulüm ve haksızlığında da Yahudiliği ve Yahudileri sürekli istismar aracı olarak kullandı.

Yahudilerin Avrupa ülkelerinde ayrımcılığa maruz kalmaları Siyonistlerin Yahudi kimliğini istismar aracı olarak kullanmalarında temel dayanakları olmuştur. Oysa bu haksızlığa karşı duran Siyonizmin gelip de Müslümanları huzursuz etmesi değil, gidip Avrupa ülkeleriyle uğraşması, sadece katliam tazminatlarını değil ezilen yahudileri bir alana toplamak için toprağı da onlardan istemesi gerekirdi. Tam aksine Müslüman topraklarında gerçekleştirdiği haksız işgalin ve bu toprakların asıl sahiplerine uygulanan zulmün devam etmesi için Yahudilere ayrımcılık uygulayan Avrupa ülkeleriyle işbirliği yaptı. Bu, Yahudinin hakkını aramak değil Yahudi kimliğini istismardır. Avrupa da Yahudiye karşı ayıbını örtmek için ona destek verdiği iddiasıyla gerçekte Filistin topraklarında icra edilen vahşete, soykırıma destek vermiş, işgalci Siyonistin tüm savaş suçlarına göz yummuştur.

Uluslararası Siyonizm yıllardan beri holokost sömürüsü yapıyor. Medyanın etkileyici gücünden yararlanarak bu konuda uydurduğu efsanelere insanları inandırdı. Sonra onları kendine dayanak edinen kuşatıcı bir strateji geliştirdi. Ardından bu stratejiyle çok yönlü bir sömürü başlattı ve sürdürüyor. Dolayısıyla hiç kimsenin bu sömürü aracını elinden almasına izin vermiyor. Böyle bir şeye kalkışanın hemen üzerine çullanarak linç etmek istiyor.

Holokost efsanelerine dayandırılan strateji çok yönlü sömürü stratejisidir. En önemli boyutunu psikolojik sömürü oluşturuyor. Filistin toprakları üzerinde gayri meşru işgalle kurdurulan Siyonist devletin zulümden kaçanların zorunlu işbirliği olarak lanse edilmesi için bu psikolojik sömürüden büyük ölçüde yararlanıldı.

Sömürünün bir diğer boyutunu ekonomik kazanımlar oluşturuyor. Uluslararası Siyonizm, Hitler’in veya askerlerinin ayak bastığı bir toprak parçasında kurulan devletlerin tümünü haraca bağladı. Filistin toprakları üzerine kurulan gayri meşru işgal devleti de yıllarca bu haraçlarla beslendi, hâlen de besleniyor. Böylece mağdur edilenlerden çok onların ittifakı olarak sunulan siyonist yapılanma yararlandı. Bu arada Nazi katliamlarının diğer mağdurlarının haklarının da büyük ölçüde üstü örtüldü. 

Sömürünün önemli bir boyutunu da siyasi baskılar oluşturuyor. Holokost efsanelerine dayandırılan stratejinin kıskaca aldığı ülkelerde, Filistin topraklarındaki Siyonist hâkimiyetten “işgal” olarak söz etmek bile “antisemitizm” yahut “teröre destek” suçlamasına girebilir. 

Holokost efsanelerinin korunmasının Siyonist işgalciye kazandırdığı en ballı kaymak ise kendisinin vahşi saldırılarının üstünün örtülmesidir. Bunu da “antisemitizm” karalamasını etkin kılarak başardı. Birisi siyonistlerin vahşi katliamlarını eleştiri konusu yapsa antisemitizm karalamasının hedefi oluyor. Avrupa’da ve ABD’de birçok medya mensubu normalde antisemitizme girmeyen tarzda eleştirilerle işgalci siyonistin saldırılarını gündeme taşımasından dolayı mahkûm edildi. 

Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki Nazi katliamlarının üzerine insanî açıdan gidilmesi bu konunun sadece holokost alanına sıkıştırılmamasını, Nazi zulmünden zarar görmüş herkesi kapsayıcı bir bakış açısıyla ele alınmasını ve konuşulmasını gerektirir. Holokost alanına sıkıştırılması siyonist politikaların zikrettiğimiz stratejik oyunlarında kullanılmasına da araç olma sonucu doğurur. 

Bir iş, faile göre değil fiile göre değerlendirilir. Yanlış kim tarafından işlenirse işlensin yanlıştır. Doğru ise failinin istenmeyen kişi olması sebebiyle doğru olmaktan  çıkmaz. Holokost hikâyesinin uluslararası siyonizmin kirli oyunlarına alet edilmesine bir kapı da buradan açmanın haklı gerekçesini göremiyoruz. 

yeniakit

Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim