• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Konya -1 °C
  • Antalya 11 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Erzurum -14 °C
  • İzmir 7 °C
  • Rize 2 °C

Sisi’nin Sina haramileri

Ahmet Varol

Mısır’daki zulüm rejiminin Sina’ya yerleştirdiği haramilerle, Gazze’ye insanî yardım götürmek için Londra’dan yola çıkan, Avrupa’nın değişik ülkelerinden katılımların olduğu ve Türkiye’deki katılımlarla büyük bir kafileye dönüşen Filistin’e Özgürlük Konvoyu’yla Ariş şehri havaalanında, limanında, bu şehirden Gazze’ye giden yolda ve özellikle de geri dönüşte Gazze’den Kahire’ye giderken tanışmıştık. Bu yolculukta maruz kaldıklarımız bize Kahire’deki yönetimin gerçekte bir devlet değil eşkıya yönetimi olduğunu söylemişti. Onları elbette bir yazıya hatta bir kitaba sığdırmak mümkün değildir. Burada ele alacağımız konu hakkında fikir vermesi için sadece sözünü ederek geçiyoruz. 

Bilindiği üzere Hüsni Mübarek döneminde işgalci siyonist rejimin Gazze’ye uyguladığı insanlık dışı ambargonun bekçiliğini yapan Mısır, Sisi cuntası döneminde daha katı bir şekilde sürdürüyor. O yüzden Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı durumundaki Rafah sınır kapısını çoğu zaman kapatıyor. Ara sıra da  nefes aldırma operasyonları şeklinde kısa sürelerle açıyor. Ama bu açışlarda hem kapıdan çıkış, hem de Sina’dan geçiş esnasında çeşitli şekillerde eziyet ediyor. 

Son olarak da 17 Ağustos Pazartesi gününden itibaren dört gün süreyle iki yönlü geçişe açtığını duyurdu. Fakat son açış esnasında öncekilerden farklı bir olay yaşandı. Filistinli yolcuları Kahire havaalanına götüren ve görünüşte Mısır güvenlik güçlerinin himayesi altında Sina’dan geçen otobüse yolda baskın düzenlendi. Silahlarla tehditte bulunarak otobüsü durduran baskıncılar, otobüse girip yolcuların kimliklerini kontrol ettikten sonra dört kişiyi kaçırdılar. 

Cunta adına yapılan açıklamada baskını düzenleyen ve dört kişiyi kaçıran kişilerin “kimliği belirsiz” kişiler olduğu iddia edildi. Filistinliler tarafından yapılan açıklamada ise baskını düzenleyenlerin güvenlik görevlileri olduğu dile getirilerek kaçırılan kişilerin bir an önce serbest bırakılması istendi. 

Cuntanın “kimliği belirsiz” numarası çok ucuz bir numaradır ve kimseyi inandırması mümkün değil. Çünkü görünüşte otobüsü himaye ettikleri iddia edilen güvenlik görevlilerinin silahlı tehdit yoluyla otobüsü durduran haramilere hiçbir tepkileri olmadı. Baskın düzenleyenlerin de yolcuların tek tek kimliklerini kontrol ettikten sonra dört kişiyi seçerek almaları devletin güvenlik ve istihbarat teşkilatıyla ilişkisi olmayan yol haramilerinin yapacağı iş değildi. 

Ama son dönemde Sina’da muhtelif entrikalar çeviren cunta yönetimi bundan Rafah sınır kapısını kullanmak ve dünyayla bağlantı kurabilmek için Sina’dan geçmek zorunda olan Filistinlilerin de etkilenmesi için plan kurmuştu. “Bakın biz sizi Sina’daki teröristlere karşı koruyamıyoruz, bu yola fazla güvenmeyin” mesajı vermek istiyordu. Bir yandan da siyonist işgal istihbaratının eline verdiği bilgileri, Sina’dan geçmek zorunda olanlara karşı değerlendirmek suretiyle işgalcinin “şüpheli” diye gösterdiği kişileri Sina entrikasıyla gözaltına almayı ve işgalci siyonistle yaptığı işbirliği doğrultusunda sorguya çekmeyi planlıyordu. 

Bu taktiğe siyonist eşkıyalar kendi kontrollerindeki kapılarda uzun süreden beri başvuruyorlar. Bazen bir kapıyı uzun süre kapalı tuttuktan sonra insanlara nefes aldırma numarasıyla kısa süreliğine açıyor ama o esnada geçenleri sıkı bir kontrolden geçirerek “şüpheli” listesine aldıklarının bileklerine kelepçe vurabiliyorlar. Ama bunu Sisi cuntasının yaptığı gibi “kimliği belirsiz” kişilere değil doğrudan güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalışan elemanlarına yaptırıyorlar. Sisi cuntasının öyle yapması durumunda bu işi işgalci siyonistlerin hesabına yaptığı iyice ortaya çıkacak. O yüzden bu aşamada “terörist” görünümü verdiği belirsiz kişilere yaptırıyor. 

Bu oyunlardan ve entrikalardan sonra Rafah sınır kapısını kullananların geçmek zorunda oldukları Sina ciddi şekilde riskli duruma gelecek. O yüzden Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı durumundaki Rafah kapısı çoğu zaman kapalı, açıldığı zaman da tehlikeli duruma gelmiş olacak. 

Böyle bir yönetimin devlet olarak nitelendirilmesi mümkün müdür? Bu yönetim ancak eşkıya yönetimi olabilir ve öyledir. Ama ne yazık ki küresel emperyalizm onu meşru devlet olarak tanıyor. Çünkü çıkarlarının bekçiliğini yapıyor.

yeniakit

Bu yazı toplam 346 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim