• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 29 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Konya 30 °C
  • Antalya 32 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Erzurum 30 °C
  • İzmir 36 °C
  • Rize 29 °C

Sisi’nin Libya’ya Hain Tuzağı

Ahmet Varol

Bu sıralarda Türkiye kamuoyunu meşgul eden bazı önemli konular öne çıktığı için son günlerde karanlık IŞİD örgütünün Libya kanadının sergilediği vahşeti reklam filmi olarak yayınlaması, ardından Mısır’ın sinsi diktatörünün vahşi saldırısı ve Libya’ya da Suriye’deki gibi uluslararası operasyon düzenlenmesi için dünyayı ayağa kaldırma oyunları oynaması Türkiye’de fazla gündem oluşturmadı. Ama Arap dünyasında epey yankılandı ve çalkantıları devam ediyor. 

Uluslararası emperyalizm ve onun İslam âlemine yönelik politikalarının takipçiliğini yapan zulüm rejimleri halkların zaferlerini geri almak için yürüttükleri fitne savaşlarında Mısır ve Yemen’de önemli ilerlemeler kaydettiler. Ancak Libya’da Halife Haftar isimli hain vasıtasıyla yürüttükleri savaşta istediklerini henüz elde edebilmiş değiller. Onun iki ayrı darbe girişimi de Türkiye’deki paralel darbe girişimleri gibi güdük ve başarısız kaldı. Bunun üzerine Haftar eski rejim kalıntılarını ve ona destek veren bazı aşiretleri arkasına alarak oluşturduğu gerilla güçleriyle kontrol altına aldığı bölgelerde bir paralel yönetim kurdu. 

Fakat halkın zaferini korumak için mücadele eden silahlı güçler son dönemde gerçekleştirdikleri başarılı eylemlerle Haftar’ın milislerine önemli kayıplar verdirdiler. Onun tükenişe gittiğinin ve kontrol alanının daraldığının görüldüğü sırada biri birden bu karanlık IŞİD örgütünün Libya kanadının öne çıkarılması ve bu ülkedeki halkın mücadelesinin tamamen aleyhine olduğu açık bir vahşet operasyonu gerçekleştirmesi, üstelik bu operasyonun video görüntülerini çekip reklam filmi gibi yayınlaması esas itibariyle özünde ciddi şüpheler barındırıyor. 

Vahşet operasyonunun tam da halkın Kaddafi zulmüne karşı başkaldırıyı başlattığı 17 Şubat gösterisinin yıl dönümü münasebetiyle kutlama törenlerine ve bu vesileyle devrimin arkasında durduğunu, fitnecilere pabuç kaptırmayacağını ilan etmeye hazırlandığı sırada gerçekleştirilmesi tesadüf değildi. 

Olayın dikkat çeken bir yanı da Mısır diktatörü ağzı bozuk Sisi’nin, kendisini besleyen Arap diktatörlere çirkin hakaretlerini gün yüzüne çıkaran ses kayıtlarının yayınlanması sebebiyle zor durumda kaldığı ve bu olayı gündem dışına itecek, Arap kamuoyunun bu ses kayıtlarıyla ilgili tartışmalarına nokta koyacak bir çalkantıya şiddetle ihtiyaç duyduğu sırada gerçekleşmesiydi. 

Arap medyasında olayı arka planıyla değerlendiren yorumcuların tespitine göre cunta lideri Sisi, burada bir taşla iki kuş vurmak istiyordu. Birinci olarak gündem değiştirme operasyonu için Sina saldırılarına ihtiyaç duymayacak, bu saldırıların fonksiyonunu icra edecek eylemleri ülke dışına özellikle de Haftar vasıtasıyla arka bahçesi haline getirmek istediği Libya’ya taşıyacaktı. İkinci olarak da son dönemde bayağı kan kaybeden ve köşeye sıkışan Haftar’a destek amaçlı bir uluslararası operasyon için gerekçe oluşturulmuş olacaktı. 

IŞİD militanları bu vahşeti Libya vatandaşlarına veya Mısır’ın Müslüman vatandaşlarına karşı icra etselerdi belki uluslararası güçleri ve Batı ülkelerini harekete geçirmek için yeterli gerekçe oluşturmayacaktı. Dolayısıyla Mısır’ın kıptî vatandaşlarının seçilmesi, sonra da infazın tüyler ürperten görüntülerinin “bakın işte ‘İslâm devleti’ budur” demek için allandıra ballandıra yayınlanması da boşuna değil. 

Reklam videosu, sinsi cunta liderinin Libya halkının üzerine havadan ateş yağdırması için yeterli gerekçe oluşturuyordu. Kimse ona “Katlettiğin zavallı çocukların, belki kıpti rehinelerin kaçırılmasından ve hatta öldürülmelerinden haberleri bile olmayan şu kadınların o videosu yayınlanan vahşetle ne ilgisi var? Sen bu zavallıları hunharca katlederken 21 kıptîyi öldürenlerin cezasını mı vermiş oluyorsun?” diye sormayacaktı. O rahatça “ben IŞİD hedeflerini vurdum” diyebilecek ve hatta bununla yetinmeyerek uluslararası alandaki dostlarına “Bu IŞİD denilen örgüt sadece Suriye ve Irak’ın başının derdi değil; Libya’da da gittikçe büyüyen bir tehlike. Gelin bunlara karşı hep birlikte operasyon düzenleyelim” diye çağrı yapabilecekti. Asıl amaç ise Libya’daki paralel yönetimin lideri Haftar’ın önünü açmaktı. 

Olayın Haftar’la ilgili tarafını ve uluslararası boyutunu tahlil için söze devam etmemiz gerekiyor. 

yeniakit

Bu yazı toplam 379 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim