• BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 21 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Erzurum 15 °C
  • İzmir 26 °C
  • Rize 21 °C

Sisi’nin Almanya ziyareti

Ahmet Varol

Mısır’da gayri meşru darbeyle yönetimi gasp eden ve darbeden sonra da tüm muhaliflerini tasfiye için zulmün her yoluna başvuran diktatör Sisi bazı göstermelik eleştiri ve tepkilerin ardından Almanya ziyaretini fiilen başlattı. Beraberinde yalakacı ve yardakçı medya mensuplarından da kalabalık bir ekip var. Gayri meşru cuntasının uluslararası platformda meşrulaştırılması açısından büyük önem taşıdığına inandığı için ayrıca yanına iş çevresinden ve devlet yetkililerinden de birçok kişiyi almış görünüyor. 

Diktatör Sisi’nin ziyaret programında önemli görüşme ve anlaşma planları var. Devletin en üst düzeydeki yetkilileriyle görüşmeler yapacak. Bu görüşmelerde Mısır’la Almanya arasında değişik alanlarda işbirliğini geliştirme amaçlı muhtelif anlaşmalara imza atılması bekleniyor. Ayrıca Mısır - Almanya Ekonomik Forumu’nun kapanış oturumuna da katılmayı planlıyor. 

Cunta siyasi muhaliflerini özellikle de halkın özgür iradesiyle seçilmiş kadroyu tasfiye amacıyla yargı mekanizmasını istismar ederken, zulmünün tam anlamıyla tavan yaptığı bir dönemde böyle bir ziyaret gerçekleştirilmesinin amacı sadece iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek değildir. Burada asıl öncelikli amaç cuntanın sergilediği vahşet ve zulüm uygulamalarından dolayı uluslararası platformda çeşitli tepkilere maruz kalması karşısında onun önünü açmaktır. Bundan dolayı Almanya yönetimi göstermelik resmî tavrıyla tam bir tenakuza düşerek ve kendisine yönelecek tepkileri de göze alarak böyle bir ziyaret programına kapıları açma ihtiyacı duymuştur. Dolayısıyla Sisi’nin zulümde bütün sınırları aştığı sırada Almanya’nın resmî konuk olarak onu ağırlaması verdiği siyasi amaçlı cezaları, idam kararlarını onayladığını gösterir. 

Bu durum karşısında Avrupa’nın kendi hukuk sisteminde idam cezasını kaldırmasında ne kadar gerçekçi ve samimi olduğunu sorgulamak gerekir. Yerine göre emperyalizmin küresel politikalarına hizmet etmesi durumunda tamamen siyasi amaçlarla verilen ve hukuki dayanaktan yoksun idam cezalarını bile onaylamakta, bu cezalardan dolayı köşeye sıkışan gayri meşru bir yönetimi düzlüğe çıkarmakta, onun önünü açmakta ve gayri meşru cuntasını meşrulaştırma taktiklerine başvurmakta sakınca görmüyor. 

Sisi’nin ziyaretine Almanya’da geniş çaplı tepkiler ve protesto eylemleri oldu. Ancak tamamen hükümetin izlediği politikaya muhalif sivil tavırları yansıtıyordu. Tepki eylemlerine destek verenlerin büyük çoğunluğunu ülkede yaşayan Müslüman azınlıklar oluşturuyordu. Onların içinde de Mısırlılar çoğunluktaydı. Bu durum Sisi cuntasının halkın özgür iradesine karşı silah gücünün ve askerî şiddetin kullanılması suretiyle saltanatını sürdürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. 

Almanya içindeki siyasi muhalefet de tepkilere ve protestolara destek verdi. Alman hükümetinin Sisi gibi bir canavarı kırmızı halı üzerinde karşılamasının onun insan hakları ihlallerine göz yumma hatta destek anlamı taşıdığına dikkat çektiler. Ziyarete tepki gösterenler arasında sol ve çevreci partiler öne çıktı. Bu konuda Avrupa solu ile Türkiye solunun farklı yerlerde durduğuna dikkat çekmeliyiz. Kim tarafından ve ne amaçla yapılırsa yapılsın İslâmî harekete yönelik zulüm ne yazık ki Türkiye solunu her zaman memnun etmekte ve rahatlatmaktadır. 

Cunta yargısının, Muhammed Mursi’nin, onunla birlikte birçok siyasi liderin ve Müslüman Kardeşler’in ileri gelenlerinin idama mahkum edilmesi davasının sonuçlandırılmasıyla ilgili duruşmaları Haziran ortalarına ertelemesi de tamamen siyasi taktiktir. Çünkü duruşma Sisi’nin Almanya ziyaretiyle aynı günlere denk geliyordu ve cunta için diplomatik açıdan büyük önem taşıyan bir ziyaretle eş zamanlı olarak böyle bir davanın görüşülmesi veya sonuca bağlanması hem Firavun’u hem de onun önünü açmaya çalışan küresel emperyalizmi sıkıntıya sokacaktı. Erteleme söz konusu davaların hukuki değil siyasi nitelikli olduğunu, kararların da tamamen siyasi muhalifleri tasfiye amacına yönelik olduğunu belgeliyor. 

Böyle bir ziyaret küresel emperyalizmle ihanetçi zulüm rejimleri arasındaki işbirliğini iyice gün yüzüne çıkarmıştır. Bu da İslâmî hareket karşısında hesapların birleşmesi durumunda ilkelerin, değerlerin ve kuralların bir itibarının kalmadığını gösteriyor. 

yeniakit

Bu yazı toplam 382 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim