• BIST 104.452
  • Altın 145,974
  • Dolar 3,5123
  • Euro 4,1810
  • Ankara 32 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Konya 33 °C
  • Antalya 30 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Erzurum 30 °C
  • İzmir 29 °C
  • Rize 27 °C

Şimdi Savaş İşgalciler Arasında

Ahmet Varol

Bugünkü siyonist işgalin temel felsefesini oluşturan anlayışın sahipleri hakkında Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: 

“Onlar sizinle toplu halde ancak müstahkem şehirlerde veya surların arkasından çarpışabilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise pek şiddetlidir. Sen onları toplu halde sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Bu onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır.” (Haşr, 59/14)

İşgal rejiminin başbakanı Netanyahu, Filistin direnişinin şartlarını kabul eden ateşkese razı olmak zorunda kalmasından sonra yaklaşık bir gün ortalıktan kaybolmasının ardından Çarşamba akşamı Savaş Bakanı Yaalon ile birlikte basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu. 

Siyonist vahşetin iki baş sorumlusunun açıklamalarını Filistin direnişinin ve vakıanın yalanlamasına gerek kalmadan zaten siyonist medya yalanlamıştı ve yalanlamaya devam ediyordu. Haaretz gazetesinin savaşın sonucuna dair “Hamas: 1-İsrail: 0” başlığı kendi aralarında da sloganlaşmıştı. Aynı gazetenin “Netanyahu, kaçmanın fırsatını yakalayınca Gazze’den kaçtı” başlıklı haberinde, normalde savaşla ilgili tüm kararlar için sekiz bakanlı Güvenlik Kabinesi’ni toplayan başbakanın ateşkesi onaylama kararını bu kurulu toplamadan verdiği; çünkü kuruldaki bakanların yarısının karşı çıktığı ve bir ittifak sağlanamayacağından korktuğu iddia ediliyordu. 

 Siyasetçilerden, özellikle bazı ileri gelen belediye yöneticilerinden ve bakanlardan Netanyahu’ya sert eleştiriler oldu. 

Böylece işgalci siyonistler, Filistin direnişiyle ateşkes sağlamalarının ardından kendi aralarında ateşi başlatmışlardı. Aralarındaki savaşta ağır eleştiri ve bazen hakarete varan sözlerle saldırılar düzenliyorlardı. 

Fakat Netanyahu’yu hedefe yerleştirenler durumu kendi siyasi hesapları için istismardan başka bir şey yapmıyorlar. Çünkü onlar da iyi biliyorlar ki Netanyahu, Filistin halkını ve onu savunan direnişi teslim olmaya zorlamak için elindeki bütün kartları kullandı. Saldırganlıkta ahlâksızlığın son raddesine ulaştı; psikolojik savaşın bütün araçlarından ve tüm tehdit malzemelerinden yararlandı. İki kere geçici ateşkesi aniden bozarak Filistin halkını gafil avlamaya çalıştı. 

İşgal rejimi daha önce bu kadar uzun süreli bir yıpratıcı savaşa girmemişti. Çünkü savaş sadece belli bir bölgede değil tüm işgalci toplumda ve etkin bir şekilde hissediliyordu. Uluslararası havaalanlarının tehdit altına girmesi sebebiyle seferlerin çoğunun iptali işgal rejimini dünyadan izole ederken tüm işgal toplumunda da bir panik havası hâkim olmuştu. Turizm sektörü başta olmak üzere birçok sektörde çalışma ya tamamen durmuş ya da çok düşük düzeylere inmişti. O yüzden işgalcilerin büyük önem verdikleri ekonomi de ciddi kan kaybediyordu. Askeri kayıplar kamuoyuna açıklanandan çok fazlaydı. 

Bazıları Netanyahu’ya “terör örgütüyle anlaştınız” eleştirilerinde bulundular. İşgalci siyonistlerin burada meşru gördükleri yönetimin sergilediği vahşeti onaylamalarını bir kenara koyalım. Fakat en azından başlarındaki adamın savaşta kimi karşısına alıyorsa, ateşkes ve pazarlıkta da onu muhatap almak zorunda olduğunu bile görmek istemiyorlar. Taşladıkları adamın aslında bükemediği eli öpmek zorunda kaldığını, bunu yapmaması durumunda gidişatın kendilerini de çok zor durumda bırakabileceğini kabullenmek istemiyorlar. Bu tutumları onların aslında kendi aralarında da hiç insaflı olmadıklarını gösteriyor. İşgalci sürekli kan kaybetmeseydi zaten böyle bir pazarlığa razı olmayacaktı. Onu pazarlığa zorlayan kendi uzlaşmacılığı değil direnişin köşeye sıkıştırmasıdır.

Fakat direniş karşısında yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmasında muhaliflerinin önüne koyabileceği çok güçlü mazeretlerinin olmasına rağmen Netanyahu siyasi cephede de yenilecek. Çünkü savaşı isteyen ve ateşleyen o oldu. O yüzden kendisini eleştiren siyonistler; Netanyahu’nun sürekli Filistin direnişini dağıtacak kişi olduğunu söylediğine dikkat çekerek “şimdi bakalım ne diyecek?” diye soruyorlar. 

O diyeceğini dedi. 2009’da Ehud Olmert’in 22 gün süren savaşta aldığı yenilgi siyasi hayatına mal olmuştu. Netanyahu, 51 gün zorladı. Kuvvetli ihtimalle Olmert’in durumuna düşmek istemediği için. Ama daha kötü bir sonuçla çıkmayı kabullenmek zorunda kaldı.

yeniakit

Bu yazı toplam 327 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim