• BIST 97.726
  • Altın 145,645
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0008
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 22 °C
  • Antalya 22 °C
  • Diyarbakır 30 °C
  • Erzurum 20 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 19 °C

Sezai Karakoç: Büyük İslam Devleti kurulmalıdır

Sezai Karakoç: Büyük İslam Devleti kurulmalıdır
Sezai Karakoç, 1990 yılında 'Kara Bayramı Aka Çevirmek' yazısı bugünü işaret ediyor. Üstad, bu bayramda yayımladığı mesajda 'Büyük İslam Devleti'nin kurulması gerektiğini belirtiyor

Sezai Karakoç'un Bayram mesajı:

"RAMAZAN BAYRAMI’NI KUTLAMA 

VE O RUHLA DİRİLİP KURTULMA

Bir aylık oruç, Allah’ın İslâm Milletine her yıl gönderdiği bir armağanı, her türlü günah, eksiklik ve kötülüklerden arınma ve her türlü iyilik, güzellik, güç ve diriliş bilinciyle donanma kaynağı, mucize armağanıdır.

Bu armağanın değerini bilerek bayrama daha inançlı, daha yücelmiş, daha içten çıkanlara ne mutlu. 

İslâm Milleti, birkaç yüzyıllık çilesini doldurmadı. İslâm Coğrafyası kan ağlıyor. Afganistan, Irak, Suriye, Libya’da yangın sürerken, Gazze, Filistin çağın korkunç silahlârıyla yıkılıyor, yok ediliyor. Milletimiz, Asya’da, Afrika’da, dünyanın her tarafında, en meydan yerinde ve en ücra noktada ruhunu Allah’ın gösterdiği doğrultunun dışındaki yollara teslim etmiş olanların düşmanlığıyla çepçevrili.

Müslümanlar uyanmalı, ortak değerlerde buluşmalı, Osmanlı Devletinin yıkılışından sonra yeri boş kalan Büyük İslâm Devleti’ni kurmalıdır. Tek kurtuluş yolu budur.

En gerekli, en güncel, en hayati olan budur. Bunun dışındakiler ikinci plandadır. Bir aylık orucun lisan-ı hâl ile söylediği sanırım budur.

Tüm İslâm ülkesindeki Milletimizin mensuplarının Bayramını kutlarken, yürekleri yanmış müminlere artık aydınlık günleri ve gelecekleri göstermesini Allah’tan dilerim. 

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

GENEL BAŞKANI 

Sezai KARAKOÇ

SEZAİ KARAKOÇ'UN 24 YIL ÖNCE BUGÜNÜ ANLATTIĞI BAYRAM MESAJI

Sezai Karakoç üstadın 1990 yılında 'Haftalık Diriliş'teki bu yazısı bugün hala geçerliğini muhafaza ediyor...

“Bayram, iki yüzyıldır İslâm dünyası için, içi acılıklarla dolu bir yemiş gibi sunulmakta kader tarafından bize. Ne kadar çelişkili bir psikolojiyi yaşıyoruz bayramlarda! Gereğince üzülemiyoruz, ne de olsa bayramdır diyoruz, gereğince sevinip neşelenemiyoruz, gözlerimizin önünde İslâm âleminin her tarafındaki trajik levhalar canlanıyor. Filistin’de, Gazze’de esaretin en acı, en hor, hakir kılıcı türü altında ezilen Müslümanlar geliyor gözümüzün önüne. Beyrut geliyor, Afganistan’da on yılı aşan savaş ve savaşın yıkıntıları geliyor. Tütmez ocaklar, sahipsiz yetimler geliyor aklımıza. Haykırarak ağlamalı mı bayram gününde. Bu da olmaz. Çünkü: bayramında hakkı var üstümüzde. Bayram şekerini zakkum meyvesi yapamazsınız. Gecenin gece, gündüzün gündüz olduğu gibi, bayramında bayram olması lazım, hiç olmazsa bir nisbet derecesinde. ”
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim