• BIST 104.977
  • Altın 146,309
  • Dolar 3,5122
  • Euro 4,1828
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Konya 26 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Erzurum 23 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 26 °C

Şeytanın Askerleri

Ahmet Varol

Bazıları gelişmeleri komplo teorileriyle açıklasalar, bazıları da kendi ideolojik şablonlarına tam oturmadığı için yapılanları “İslâmî” olarak tanımlamasalar da Arap dünyasındaki kitlesel başkaldırıların zafer kazandığı ülkelerde başarılı çıkan siyasi çevrelerin İslâmî kimlikleri uluslararası emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerini ciddi şekilde rahatsız ediyor. Onları korkutan mevcut durum değil gidişattır. Çünkü gidişat bir değişim sürecine girildiğini ve Müslüman toplumlardaki altyapının bu sürece açık olduğunu gösteriyor. Sürecin başarıyla ilerlemesi halinde ise uluslararası emperyalizmin Müslüman halkları bölmek, parçalamak, aralarına fitne sokmak ve bu yolla onları kendisine mahkûm etmek için yüz yıllardan beri izlediği politikaların tüm kazanımlarının elden çıkması ihtimali var. O yüzden İslâmîleşme sürecinin başarıyla ilerlemesini önlemek amacıyla şeytanın askerlerinin yolun başlangıç merhalesinde harekete geçtiğini, yeniden fitne politikalarını devreye soktuklarını ve  bazen açıktan saldırılarla bazen de kirli oyunlarla, entrikalarla engel çıkarmaya çalıştıklarını görüyoruz.
 

Son dönemde başvurdukları yöntem ve uygulamaların bazıları hakkında özet bilgiler vermeye çalışacağız inşallah. Ancak önce Kur"an-ı Kerim"den şeytanın askerlerini tanımakta yarar görüyorum.
 

Şeytanın askerleri temelde iki kategoriye ayrılır. Birinciler karşı tarafta durduklarını açığa vurur, ikinciler ise sizin yanınızda görünür ama gerçekte şeytanın adamlarıyla işbirliği içindedirler.
 

Birinciler hakkında şöyle deniyor: “Bu şekilde her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman ettik. Onlar aldatmak için, birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Sen onları uydurduklarıyla baş başa bırak.” (En"am sûresi, 6/112) Yüce Allah bu gruba girenlerin, kendileriyle ölüler konuşsa, yanlarına melekler indirilse ve her şey karşılarına toplansa dahi Allah gönüllerini açmadıkça iman etmeyecek kadar katı ve inatçı olduklarını, dolayısıyla onları kendi hallerine bırakmak gerektiğini bildirir.

İkinci gruba girenler hakkında da Kur"an-ı Kerim şu bilgiyi verir: “İman etmiş olanlarla bir araya geldiklerinde: “Biz de iman ettik” derler. Ama kendi şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında: “Biz sizinle birlikteyiz; ötekilerle ise sadece alay ediyoruz” derler.” (Bakara sûresi, 2/14)
 

Bunların hepsi de kendilerine musallat olmuş şeytanlara uyar. Bizim şeytanın askerleri nitelememiz de buna binaendir. Çünkü Yüce Allah, haklarında şöyle buyurur: “Bizim kâfirlere kendilerini kışkırtıp duran şeytanlar gönderdiğimizi görmedin mi?” (Meryem sûresi, 19/83) “Şeytan onları kuşatmış ve kendilerine Allah"ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdırlar. İyi bilin ki şeytanın taraftarları, zarara uğrayacakların kendileridirler.” (Mücadele sûresi, 58/19)
 

Bu gibilere musallat olan şeytanların ve adamlarının kışkırtmalarına karşı uyanık olunması için bir hatırlatma niteliği de taşıyan dua örneğinde de şöyle buyrulur:

“De ki: “Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım. Ve onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım ey Rabbim!.” (Mü"minun sûresi, 23/97-98)

Şeytanın adamlarının en önemli taktiklerinden birinin yalancılık, sahtekârlık, kafa karıştırmak ve zihin bulandırmak olduğunu da şu âyetlerden öğreniyoruz:

“Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi? Onlar her yalancı günâhkâra inerler. Onlar kulak verirler. Çoğu da yalancıdırlar.” (Şuara sûresi, 26/221-223)
 

Yalana ve hileye bu kadar çok ihtiyaç duymalarının en önemli sebebi de doğruların işlerine yaramaması, onların planlarını ve iddialarını desteklememesidir.  Bu kadar çok hileye başvurmalarına ve bozgunculuk çıkarmalarına rağmen yine de kendilerini ıslah edici olarak tanıtır, öyle kabul ettirmeye çalışırlar.
 

“Bu kimselere: “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” denildiği zaman: “Biz yalnızca düzeltenleriz” derler. İyi bilinmelidir ki, asıl bozguncular onlardır ama bunun bilincinde değillerdir.” (Bakara sûresi, 2/11-12)
 

Bilincinde olmamaları kendilerini de kandırmış olmaları ve yalanlarına çoğu zaman kendileri de inanma ihtiyacı duymaları sebebiyledir.
 

Şeytanın askerlerinin son dönemdeki fitne oyunlarından bazılarının tahlilini inşallah müteakip yazımızda yapmaya çalışacağız.

yeniakit

Bu yazı toplam 662 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim