• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Konya 8 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 11 °C
  • Rize 8 °C

Sex turizmi, sex köleleri vs!

Abdurrahman Dilipak

 

 

 


Dün kaldığımız yerden devam edelim.. Aileyi, aileyi tehdit eden fuhuş sektörünü konuşuyorduk..
 
Dün sözünü ettiğim Habervaktim.com'daki haber neydi, onu da aktarayım: Ünlü sunucu, işadamı sevgilisine hamile olduğunu söyleyince "Seviyeli ilişki" seviyesizce sona ermiş. Milliyet yazarı Ali Eyüboğlu, 30 yaşlarındaki güzel sunucunun iki yıldır bir işadamıyla birlikte olduğunu ve ondan hamile kaldığını belirtti.. İkili arasındaki ilişkiye bu hamilelik haberi noktaya koydu. Eyüboğlu'nun iddiasına göre: Güzel sunucu sevgilisinin istemediği çocuk için kürtaj karşılığında 100 bin dolar istedi.. Adı açıklanmayan işadamı 100 bin doları, üzerine gizli kamera yerleştirilmiş bir adamı ile yolladı.. Ertesi gün güzel sunucuya kürtaj pazarlığını izleten işadamının avukatları, "Sen önce 100 bin dolarımızı iade et, sonra da kürtaj ol ve biz sana bu CD'yi verelim" dediler. Güzel sunucu uğradığı bu şantaj sonucu hem parayı iade etti, hem kürtaj oldu hem de "Seviyeli ilişkisi" son bulmuş.
 
Aile çok hızlı bir şekilde erozyona uğruyor.. Bir de bu işin öteki yüzü var ki, o da ayrı bir bela.. Geç evleniyorlar, az çocuk yapıyorlar, çabuk boşanıyorlar ve devam eden evliliklerde mutluluk katsayısı çok düşük.
 
Hemen söyleyeyim ki, eşler birbirine karşı bir zafer kazanacak değiller. Kazanacakları tek bir zafer var, o da birlikte kazanacakları bir zaferdir..
 
Şu haber de Tayland'dan. Bizim rahmetli Abdurrahim Karakoç'un dediği gibi bu mektup, "Ha Hasan'a, ha sana!"
 
Tayland'da yaşayan bir Amerikalı yazıyor: "1970'lere kadar Tayland nüfus artışında en başta giden ülkelerden biri (9 çocuklu aileler) imiş. Birleşmiş Milletler, her zamanki yardımcıları, Dünya Bankası ve IMF (Biz IMF'nin kurucusuyuz ve mali destek sağlıyoruuz artık bu örgüte)ile ülkeye 'acil' bir Nüfus Kontrolu Programı uygulatmış. Bu programın bir parçası Tayland ekonomisini 'Turizm' üzerine yapılandırmak olmuş. Netice: Şimdi, köylerinde oturup evlenip çocuk sahibi olmaktan uzaklaştırılıp turizm sektörü adı altında fuhuşa itilen kızlar evlenmiyor, 'normal' gösterilen fahişelik Tayland'da sex turizminin insan gücünü oluşturuyor. Sex köleleri artık, aynı zamanda en önemli ihraç malı! Bu iş beraberinde alkol ve uyuşturucuyu ve kumarı da getiriyor.. Erkekler ise kendi başlarına kalınca birçoğu (belki de sularına karıştırılan androjen ve ostrojen dengesini bozan hormon ilaçları vasıtasıyla, sağlıksız beslenme ve gıda politikası sonucu) seks dejenerasyonuna uğrayıp ortalıkta kadın kılığında dolaşıyor ve de nüfus artışı 9'dan 2.1'e inmiş durumda.
 
Erkekler kadınsılaşıyor ve homoseksüellik artıyor, kadınlar erkekleşiyor ve lezbiyenlik yaygınlaşıyor.. Evlilik bitme noktasında, buna paralel sakat doğumlar, dağılan aileler, gayrimeşru çocuk, ruh hastalıkları ve intiharlar inanılmaz ölçüde artıyor.. Alkol ve uyuşturucu duvarının aşılması ile cinsel cazibesini kaybedenler çok kötü şartlarda yaşamak zorunda kalıyorlar.. Güleryüzlü fahişelerin perde arkasındaki gerçekleri bunlar..
 
Asya'ya promosyon turlarla yolculuk edenler, eğer bu işe bulaşıyorlarsa, onlar da bir şekilde bu günaha ortak oluyorlar. Bu cehenneme sırtlarında odun taşımış, yani bu yangına körükle gitmiş oluyorlar.
 
Oysa biz alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir Peygamberin ümmeti idik ve bu insanların kurtuluşu için çaba göstermek zorundaydık..

Bu bilgi notunu bana gönderen Demir İnal, "Tabii o zamanlar daha Monsanto, Cargill gibi dünyanın sahibi şirketler GDO'lu yiyecekleri şimdiki kadar geliştirememiş oldukları için, 'Nüfus Patlaması' korkusuyla bizde de bir zaman çok popüler olan Doğum Kontrol Hapları ve de Tayland'daki usuller kullanılıyordu" diyor. Ve ekliyor: "Şimdilerde bu çok para ve promosyon gerektiren şeyler gereksiz; verirsin mısır şurubunu çaktırmadan işi bitirirsin. 'İş' deyip geçmeyin, şimdiki plan dünya nüfusunun 'tamamen gereksiz, hatta zararlı' %95ini ortadan kaldırmak."
 
"Soğuk savaş" dönemi bitti, "pembe savaş" dönemi mi başladı yoksa. Ya da "mor savaş" da diyebilirsiniz. "Lila savaş" da diyebilirsiniz buna.. Kadınla erkeki Allah birbirine sevdirdi ya biri savaştırmak istiyor. İşte şimdi tam insan insanın kurdu olacak. İşçi-patron değil, kadınla erkeğin savaşı olacak bu savaş.. İnsanları bu defa da "mutluluktan öldürecekler!" Hem de güldüre güldüre.. Rakı sofralarında zevkten dörtköşe mesela!. "Melek maskeli şeytanların kolunda".
 
Selâm ve dua ile..

yeniakit

Bu yazı toplam 1725 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim