• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya 3 °C
  • Antalya 15 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 11 °C

Seçimlerin dışarıdan görünüşü

Ahmet Varol

Türkiye tarihinde bir seçimin Türkiye dışından bu kadar yakın ilgi ve heyecanla izlendiği sanıyorum ilk kez gerçekleşiyor. Sadece İslâm âleminde değil Batı dünyasında da çok büyük bir ilgiyle takip vardı. Takibin odak noktasında ise 13 yıldır iktidarı elinde bulunduran ve bu süre içinde önemli adımlar atan, Türkiye’nin küresel güçlerin zincirlerinden kurtulması için ciddi ataklar gerçekleştirmesine öncülük eden siyasi parti vardı. HDP’nin ilgi odağı olmasının sebebi ise o partinin tek başına siyasi iktidarı sürdürmesini engellemede kritik bir rol oynayacağına inanılmasından kaynaklanıyordu. O yüzden bu partinin en azından barajı aşması için sadece içeride değil uluslararası alanda da yoğun bir yönlendirme yapıldı. Bu konudaki telaş ve etkili yönlendirme özellikle bu partinin arka planda propagandasını yapanların “barajı aşamama” ihtimaline dayandırdıkları tehditlerin etkili olmasına yol açtı. AK Parti tabanından, barajı aşması için geniş çaplı kampanya yürütülen siyasi partiye kaymalarda söz konusu tehditlerin etkisinin birinci derecede rol oynadığı inkâr edilemez. 

Küresel güçlere hizmet eden medya organları aynı zamanda, bizim seçimlerden bir gün önce yayınlanan yazımızda da dile getirdiğimiz üzere yoğun bir şekilde “koalisyon” yönlendirmesine yüklendiler. Hatta koalisyonu bir ihtimal değil vakıa olarak sunmak için yönlendirme faaliyeti yürüttüler. Fakat sundukları formül AK Parti’nin dâhil olmadığı bir üçlü ittifaktı. Aslında böyle bir formülü vakıa olarak sunmaları da HDP’nin barajı geçmesini ihtimale bırakmama, vakıa olarak sunma amacı taşıyordu. Çünkü HDP ile MHP’nin aynı çatı altında birleştirileceği bir koalisyon formülünü uygulamaya geçirmenin çok da kolay olmayacağını hatta belki imkânsız olduğunu onlar da tahmin ediyorlardı. Ama seçim öncesinde topluma hâkim hava içinde koalisyon formülleri üzerinde insanların kafa yormayacaklarını bildiklerinden, HDP’yi iktidara taşıma hevesine kapılanları teşvikte böyle bir formülü önlerine koymanın son derece etkili olacağını ve bu formülü kesin vakıa olarak sunmanın sonuç vereceğini düşündüler. Onlar için öncelikli olan da zaten söz konusu üçlü koalisyonun fiilen gerçekleşmesinden ziyade AK Parti’nin tek başına iktidarı yeniden kazanmasının önüne geçmekti. 

Şimdi küresel güçlerin, onlarla işbirliği içindeki yerel dikta rejimlerinin ve Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olan emperyalist güçlere hizmet ettikleri için kendilerini “hizmet hareketi” olarak nitelendiren örgütlerin sözcülüğünü yapan medya organları söz konusu amaçlarını gerçekleştirebilmiş olmalarının sevinç ve mutluluğu içindeler. Bu sevinçlerini değişik şekillerde dile getiriyorlar. Sevinenler arasında Filistin’deki gayri meşru işgallerinin devamı için önem verdikleri Türkiye’nin, Mavi Marmara dosyasını kapatacağı hatta Gazze’ye uygulanan ablukayı yarmak için yola çıkanları mahkûm edeceği, bu konuda Pensilvanya’dan gelecek talimatlara göre hareket edeceği bir dış politikayı devreye soktuğunun hayallerini şimdiden görmeye başlayan siyonist işgal organlarının en başta yer alması gayet doğal. 

Fars İmparatorluğu hayallerine kavuşabilmek için Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de insanlarımızı katletmeye devam eden, küresel güçlerle işbirliğini de artık iyice belli eden İran da sonuçlardan son derece memnun kaldığını gizlemiyor. Suriye’de her gün havadan varil bombaları yağdırmak suretiyle gündelik olarak onlarca insanımızı katleden bir yapının, seçimlerden Suriye’deki Baas zulmünden kaçan mağdurlara kapılarını açan bir siyasi oluşumun en azından tek başına iktidar olmasını engelleyen sonuçlar çıkmasına sevinmesini, bu konuda işgalci siyonistle ve küresel emperyalizmle aynı duyguları yansıtmasını çok da anormal karşılamıyoruz. 

Emperyalizmin doğu ve batı kanatlarını son derece sevindiren sonuçlar, işgale ve zulme karşı özgürlük mücadelesi vermeye devam eden halkların ve hareketlerin ise üzülmesine neden oldu. Bu halkların ve hareketlerin duygu ve düşüncelerini yansıtan medya organlarının ve buralarda fikirlerini dile getirme imkânları bulanların yorumları sonuçlardan, Türkiye’de özgürlük davasının, çözüm formüllerinin,  kalkınma ve istikrarın kazanması için oy verenlerden daha fazla etkilendiklerini gösteriyor.

yeniakit

Bu yazı toplam 286 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim