• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 22 °C
  • Antalya 26 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Erzurum 15 °C
  • İzmir 26 °C
  • Rize 20 °C

Savaş'ta Dengeleri Değiştiren Fecr Füzeleri ve Filistin Direnişi'nin...

Nureddin Şirin

Savaş'ta Dengeleri Değiştiren Fecr Füzeleri ve Filistin Direnişi'nin İran'a Anlamlı Teşekkürü...

Filistin İslami direnişinin siyonist düşman karşısında kazandığı büyük zafer, bütün Filistin"i ve İslam ümmetini sevince boğarken, direnişin böylesi bir aşama ve kapasiteye gelmesinin arkasındaki dinamikler de konuşulmaya başlandı. Zamanlama gerçekten çok anlamlı.

Suriye"deki olaylar üzerinden, bir taraftan belli odakların İran İslam Cumhuriyeti ve İslam İnkılabı rehberliğine yönelik seviyesiz ve namertçe tahkir ve saldırıları, aynı zamanda diğer taraftan ise Filistin direnişinden İslam Cumhuriyeti"ne yapılan teşekkürler....

İlahi adaletin tecellisinden başka bir şey değil bu…!

İslam ümmetinin merkezi davası olan “Kudüs davası” tarihinin en büyük zaferlerinden birini daha yaşarken, Filistin"den yükselen bir ses, bu zaferin İran İslam Cumhuriyeti'nin büyük desteğiyle kazanıldığını haykırarak, “İran teşekkürler.. daha da fazlası” diyor…

İşte, birilerinin “direniş ekseni” sözünün “İran"ın milli çıkarları”nı korumak için ileri sürülen bir “paravan” olduğunu ileri sürdüğü bir sırada; Filistin İslami Cihad Hareketi"nin resmi sitesinde, Filistinli bir yürek Hasan Asfur, “İran"a teşekkür ve fazlası” başlığı altında kaleme aldığı yazısında İslam Cumhuriyeti"nin bu büyük zaferde nasıl büyük bir rol üslendiğini şöyle dile getiriyor:

“2002 yılında Şaron"un Batı Şeria ve Gazze"ye yaptığı saldırılarda, Gazze"yi tam anlamıyla enkaza dönüştürdüğü sırada Gazze"nin elinde atacak bir füzesi yoktu. Şimdi ise Gazze savaşında temel olarak İran"ın askeri, güvenlik ve mali yardımlarına teşekkürlerimizi birborç biliriz. Aynı zamanda bu yardımların bir kısmı Suriye"den, bir kısmının da Hizbullah"tan olduğunu itiraf etmemiz gerekir. Fakat asıl destek İran"dandı. Böyle olmasaydı, siyonist rejimin kalbi Tel Aviv"e füzeler ulaşıp Siyonistler sıçanlar gibi kaçıp sığınmak için kendilerine delik arama durumunda kalmayacaklardı. Bu durum, Siyonistlerin zihninden hiçbir zaman silinmeyecek bir andır. Bu aynı zamanda İsrail seçimlerinde de sürekli konuşulacak ve seçim kavgalarına sebep olacak bir durum. Bunun yanı sıra bu durum Filistinlilerin de her zaman hatırlayacağı bir durum olacaktır. Hiç kimsenin hesap etmediği, bu füzeler Kudüs"e kadar ulaştı.

Daha önce olmadığı bir şekilde, direnişin savunma gücünü yükselten, Tel Aviv ve Kudüs"e kadar ulaşan bu füzeleri daha önce görmemiş bir nesil şimdi bu füzelere isimler takarak şarkılar besteliyor. Hatta Hizbullah"ın 2006"da Hayfa"ya ulaşan füzelerive Eyüp keşif uçağıyla ilgili yazılanları da aştı bu besteler. Zira, Filistinlilerin füze kapasitelerini geliştirmeleri, savunma alanında büyük bir ilerleme olarak kabul ediliyor. Daha önce sahip olunan bütün askeri imkanların çok ilerisine geçildi.

Elbette bu,düşmana karşı denk olacak bir güç değil, ancak Siyonistler bunu ileride göz önünde bulundururlar. Bu durum belki Filistin"i çok konuşan devletlere iyi bir ders olur. Çünkü güç çok fazla hazırlık gerektirmez. Biraz imkan, büyük bir irade ve kararlılık gerektirir. Bu da, Arap ülkelerinin karasından körfezine kadar ne tarihinde ne de şimdiki durumunda olmayan bir durum.

Şimdi övünç ve gurur kaynağı olan bu silahların tamamı değilse de çok büyük bir kısmının İran"dan olduğunu herkesin hatırlaması ve herkesten önce İran"ın teşekkürü hak ettiğini bilmesi gerekir. İşin garip ve kötü tarafı kendisinin büyük bir alim olarak kabul edildiği bir yaşlı, Katar"ın Gazze"de Filistin halkının yanında saldırıya karşı duruşuna teşekkür etmekte ancak, düşmanın saldırısına karşı asıl yardımı yapan İran"ı ise görmemezlikten gelmekte. Evet, gerçeği bu denli saptıran ve görmemezlikten gelen sözden daha söz olabilir miydi? Hamas"a maddi desteğinden dolayı Katar"a teşekkür edebilirsin, ama kalkıp saldırıya karşı Filistin"in yanında yer aldığını söylemek, “Guinness”e girecek en büyük saptırmadır.

İran"ın politikalarına yönelik yapılabilecek eleştirilerin hiçbiri İran"ın Filistin"in şimdiki savunma gücüne olan katkısını görmemize engel değildir. Fecr füzeleri, füze savarlar, anti tank füzeleri ve daha bir çok silah ve askeri ve güvenlikle ilgili eğitimde İran"ın rolü çok büyük.

İran, işgalcilerin hedefine fırlatılan ve işgal liderlerini vatandaşlarından önce kaçmaya ve saklanmaya zorlayan her füzede büyük bir teşekkürü hak ediyor.”

İşte Filistin"den yükselen, temiz fıtratların kadirşinas feryadı…

Ben şu kadarını söyleyeyim ki, burada anlatılanlar, buzdağının üzerinde görünenlerden fazlası değil...

Filistin İslami Cihad, "bugün Tel Aviv'i vurduk, yarın çok daha büyüklerini göreceksiniz" derken, anlayana çok şeyleri söylemiş oluyor...

“Direniş ekseni” bütün ümmetin en büyük arzusu ve beklentisi olan “İsrail"siz bir Ortadoğu”nun kurulması yolunda dost ve düşmana öylesine büyük sürprizler hazırlamıştır ki, emin olun bu sürprizleri görmemiz çok uzun sürmeyecek…

Biz her zaman kimliğimizi "Kudüs" olarak tanımladık, eksenimizi de…

"Kudüs"
ten çok şey öğrendik; "Kudüs" ümmete çok şeyi daha öğretecek...!

Onun için su üzerindeki “köpük” ne kadar gürültülü ve şatırtılı olsa da, asıl olan “su”dur, hele ki bu suyun kaynağı “Kevser” ise…

O halde, bakmayın siz “köpük”lerin hayhuylarına…

"Kevser" ırmağı şarıl şarıl akıyor…

Ortadoğu"yu ve bütün dünyayı zulüm, şirk ve küfrün kirlerinden temizleyecek olan da budur…

Rabbimiz öyle buyurdu:

"Şühpesiz ki biz sana kevseri verdik"

velfecr

Bu yazı toplam 1391 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim