• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Konya 23 °C
  • Antalya 33 °C
  • Diyarbakır 31 °C
  • Erzurum 19 °C
  • İzmir 29 °C
  • Rize 24 °C

Prof. Dr. Elifüddin Turabi

Ahmet Varol

İslâm âleminin önemli kriz bölgelerinden biri de zaman zaman dualarda andığımız Keşmir’dir. Bazen önemli hadiselerin meydana gelmesi veya işgalci Hindistan güçlerinin saldırıları sebebiyle haberlere yansıdığı, bazen de buradaki mücadelenin dava önderlerinden biriyle ilgili herhangi bir gelişme vesilesiyle gündeme taşındığı oluyor. 

Prof. Dr. Elifüddin Turabi de Keşmir’deki İslâmî mücadelenin önemli fikir önderlerindendi. Pakistan’da yaşıyor ama gönlüyle, kalbiyle kendini her zaman haklarını ve özgürlük mücadelelerini savunduğu Müslüman Keşmir halkının arasında ve topraklarında hissediyordu. 

İslâmî kimlik ve duyarlılığı onu aynı zamanda tüm dünyadaki Müslümanların dertleriyle dertlenmeye, davalarıyla ilgilenmeye yöneltiyordu. O yüzden Kudüs ve Filistin davasına da yakın ilgi gösteriyor, bu davayla ilgili uluslararası çalışmalara iştirak ediyordu. Bundan dolayı benim de kurucu üyeleri arasında yer aldığım Uluslararası Kudüs Müessesesi’nin kurucu üyelerindendi. 

Kudüs Müessesesi’nin yıllık kongreleri ve muhtelif uluslararası toplantıları vesilesiyle birçok kez bir araya gelme, görüşme fırsatımız oldu. Toplantılarda kendisiyle en çok görüştüğüm zatlardandı. Görüşmelerimizde Keşmir’deki durum, gidişat ve Keşmir davası için Pakistan’da yürütülen faaliyetlerler hakkında ayrıntılı bilgi alıyordum. Bundan dolayı daha önce Kudüs Müessesesi’nin yıllık kongreleri ve toplantıları hakkında yazdığım yazıların bazılarında onu da anmış Keşmir davası hakkında yaptığımız sohbetlerden söz etmiştim. 

Son görüşmemiz öncesinde bir arkadaşımız, onun sağlık durumunun çok kötüleştiğini ve toplantıya gelemeyeceğini söylemişti. Toplantıda onu görünce sevindim. Aslında biraz rahatsızlığının devam ediyor olmasına rağmen gelmişti. Böyle bir buluşma ve İslâm dünyasının her tarafından pek çok önemli şahsiyetin bir araya geldiği bir toplantı fırsatını kaçırmak istememişti. 

Ama bu kez gelen haberlerden vefat ettiğini öğrendik. Yüce Allah’tan kendisine rahmet, mağfiret ve Müslüman halkların özgürlük ve hak mücadelelerine destek amacıyla yürüttüğü çabaları en güzel şekilde mükâfatlandırmasını diliyoruz. 

Değerli bir ilim adamı, mütefekkir ve dava önderi olan Elifüddin Turabi, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 74 yaşında vefat etti. Aslen Keşmir’in Hindistan işgali altında olan kısmından idi, ama Hint işgalinin zulmü sebebiyle uzun süreden beri hicret diyarında yaşıyordu. 

Keşmir davasını dünya gündemine taşımak, buradaki zulüm uygulamalarından İslâm âleminin ve tüm insanlığın haberdar olmasını sağlamak amacıyla medya ve fikir alanında önemli faaliyetler yürüttü. Muhtelif periyodik yayınların çıkarılmasına öncülük etti ve kendi de yazılarıyla bu çalışmalara katkıda bulundu. Arapçayı iyi bildiği için Arap dünyasına hitap eden Keşmir el-Muslime adlı bir aylık dergi çıkardı ve yazılarıyla da destekledi. Muhtelif İslâmî kuruluşlara üye oldu ve çalışmalarına katıldı. Bunların başında da sözünü ettiğimiz Uluslararası Kudüs Müessesesi’ni zikredebiliriz. 

Keşmir üzerinde Hint sultasının gayri meşru ve uluslararası hukuka tamamen aykırı bir işgal olduğunu, imzalanan uluslararası anlaşmaların da onun bu topraklardan çekilmesini gerektirdiğini delilleriyle ortaya koyan muhtelif kitaplar yazdı ve yayınladı. 

Elifuddin Turabi aynı zamanda Cemaati İslamiye’nin kurucusu Ebu’l-A’la el-Mevdudi’nin siyasi çizgisini benimsemiş ve onun fikirlerinden etkilenmiş biriydi. Onun çalışmaları ve düşünceleri hakkında eserler yazdı.

Son yıllarda da Pakistan’daki evini bir stratejik araştırmalar merkezi haline getirdi. Bu merkezde özellikle Keşmir ve Filistin davası hakkında önemli araştırmalar ve çalışmalar yapılmasına öncülük etti. 

Bu değerli ilim adamı ve dava önderi çalışmalarını kıymetli dostu ve arkadaşı Abdurreşid Turabi’yle birlikte yürütüyordu. Kudüs Müessesesi’nin toplantılarına da genellikle birlikte katılıyorlardı. Aile adlarının yani Türkçedeki karşılığıyla soyadlarının bir olması sebebiyle ben bir keresinde aile bağlarını sordum. Herhangi bir aile bağları olmadığını, sadece iman kardeşi olduklarını söylemişti. Yüce Allah’tan dileğimiz onları cennette de birlikte eylemesi ve bizi de burada hayırlı işlerde kendileriyle buluştuğumuz böyle kıymetli insanlarla cennette de buluşturmasıdır.

yeniakit

Bu yazı toplam 510 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim