• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • Ankara 34 °C
  • İstanbul 34 °C
  • Konya 35 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 38 °C
  • Erzurum 29 °C
  • İzmir 36 °C
  • Rize 30 °C

“PKK terör örgütü değildir”

Merve Kavakçı

Artık meselenin özüne doğru iniyoruz. Artık diyorum çünkü aslında bu bir süreç yani kendi içinde dinamikleri olan, canlı bir mikroorganizma misali, kendince bir ölçüde ilerlemesi, yol katetmesi gereken bir oluşumlar zinciri. İki yönlü bir yol düşününüz, hem gidiş hem gelişli veya hem yukarıdan aşağıya doğru hem de tam tersi yani aşağıdan yukarıya doğru akışın olduğu bir sistem, içinden geçtiğimiz dönemi şekillendiren diskur, işte bu ikisine benziyor.

Açalım. Tabandan tavana doğru, halkı kitlesinden yukarıya yönetim alanına, devlet makinesine doğru uzanan bir tartışma alanı, bir de tam tersi yönde devletin mekanizmalarından aşağıya doğru inen bir diskur, söz konusu olan. AK Parti hükümeti, o zaman başbakan olan Sayın Erdoğan’ın girişimleri, kişisel gayretleri ve iyi niyeti ile çözüm sürecini başlattı. Neydi bunun özü? Silahların susması, kanın akmaması, annelerin ağlamaması. Bütün bunların gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkacak tabloda da masaya çekilen, siyasete dahil edilen ve meş’ruiyet kazanacak bir Kürt diskuru oluşacaktı.

Dünyanın neresine giderseniz gidin değişmeyen doğrular vardır, silahtan arınıp masaya oturmak demek aynı zamanda bir daha silaha sarılmamak anlamına gelir. Bir adım daha ileri gidelim. Bu aksiyon da değil silaha tekrar sarılmak, onu baştan beri hiç bırakmamak anlamında hiç bir şart altında yorumlanamaz. Bir başka ifadeyle adı çözüm süreci olarak duyurulan bir dönemin silah bırakmama gibi bir fikri tahayyül olarak dahi olsa içinde barındırması mümkün değildir. Çözüm demek silahsızlanma demektir. Çözüm eşittir silahı bırakıp barışa teslimiyettir.

Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki burada taraflardan biri samimiyetsiz çıkmıştır. Kandırmaca yapmıştır. Karşı tarafı olduğu kadar kendi taraftarını da yanlış yönlendirmiş, olanları olduğu gibi aksettirmemiş, yapmadığını söylemiş, söylemediğini yapmıştır.

PKK silahı bırakmamış, Türkiye toplumuna tuzak kurmuştur. İyi niyetleri kötü emellerine alet etmiş, çözümsüzlüğün tarafı olmuştur. Bu arada masum Kürt halkının karşısına çıkan Kürt siyasetçiler silahların durması adına halktan oy istemiştir. HDP seçim öncesi güya barış türküleri yakarken seçim sonrası içine düştüğü kibir ve ne oldum delisi olmaklıkla kendini PKK’nın kollarına bırakmıştır. Düşününüz, çıktılar sırtımızı YPG’ye dayadık dediler, bu denli çıldırmışlar.

Kimdir YPG, kimdir PKK? Kandan beslenen büyük harfle Terör örgütü. Verdiği sözü tutmayan, hem muhatabına hem tarafına oyun oynayan, kendi varlığının idame ettirilmesinden başka bir şeyi düşünmeyen ki  bu da ancak en temel varlık unsuru silahla, bombayla, mayınla olur, şimdi de başta Amerika olmak üzere kendisini kullanan dış güçlerle işbirliği yapan, en başta da kendi Kürt halkına ihanet eden bir Terör örgütü.

Bunu idrak edebilmek için daha ne olması lazım ey Kürt kardeşim…

yeniakit

Bu yazı toplam 408 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim