• BIST 94.552
  • Altın 192,939
  • Dolar 4,7378
  • Euro 5,4908
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Konya 16 °C
  • Antalya 23 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Erzurum 6 °C
  • İzmir 23 °C
  • Rize 19 °C

Patronlar patronu

Abdurrahman Dilipak

Hep yazıyorum ya, dünya gelirinin yarısı 62 patrona gidiyor.. Bunların ilk 7’si, diğerlerinden daha zengin. Bu ilk 7’nin ilk üçü diğerlerinden, tepedeki 1, öteki 2’den daha zengin.. Avrupa, ABD halkı değil zengin olan bir avuç adam.. Dolar’ı bu ilk 7 basıyor. ABD’ye kiralıyor. Derin devlet dedikleri “derin aile”. Bizdeki “Boğazdaki aşiret” gibi bir şey.. Bakın bunlar sadece FED’i değil, bankalar, sigorta şirketleri, derecelendirme kuruluşlarını da kontrol ediyorlar. Dünyaya not veriyorlar. Mesela, S&P’nin sahibi McGraw Hill’in, Fitch Sigorta’nın sahibi Fransız Fimalac’ın ve Moody’s’in de Rothschild hanedanının İngiliz Holding şirketinin egemenliğinde olduğu biliniyor. İllumunati, Bilderberg, DAVOS, Tapınakçılar, Mason Locaları filan, hepsi bu yapının taşeronu. Bunların elinin altında şeyh de var, fahişe de, her din, her mezhep, her tarikat, her parti, her ideoloji bunların ilgi alanı içinde..

İlginç değil mi bu FED denen yapı iddiaya göre 97 yıllık geçmişinde hiç denetlenmemiş! Ama o dolar üzerinden herkesi denetlemiş. Borsaları, faiz ve kuru kontrol etmiş. FED bir cadı kazanı, ecinniler konseyi. Onlar la yüs’el. Onlar herkesden hesap sorabilir  ama kimse onlardan hesap soramaz.. Onlara kimse haddini bildiremez, ama onlar kendilerine dokunmaya kalkan Kennedy’ye haddini bildirdiler.. Henry Ford FED ile ilgili olarak  “Allah’tan Amerikan halkı, para politikasının nasıl yönetildiğini anlamıyor. Anlasalardı sabah olmadan devrim olurdu” demiş.

Dr.Quigley Uluslararası Varlıklar Bankası (BIS) isimli bankanın bu derin yapının merkez üssü olduğunu söylüyor. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bankacılık sistemlerini bu yapının kontrolünde bulundurmaktadır.

Bunların  “Global Karargahı” İsviçre’nin Basel kentindedir. Alp Dağlarının zirvesinde gözlerden uzak bu karargah Davos havzasında yer almaktadır. Burası bölge olarak İsrail’in kuruluşuna giden yolda önemli bir köşe taşı olan Basel Yahudi Kongresinin yapıldığı yerdir..

İsviçre evrensel kapitalizmin koordinasyon merkezi olan, New York’taki Dış İlişkiler Konseyi(CFR) tarafından kararlaştırılmıştır.Uluslararası Varlıklar Bankası (BIS) karargahının yakınında Gladio karargahı, P-2 İtalyan Hür Masonlarının “Alpino Locası” da bulunmaktadır. Buranın yakınında  2. Dünya savaşı öncesinde ve esnasında Adolf Hitler’in ana savaş karargahı olan “Nazi International” de burada idi. Cibuti Özerk Cumhuriyeti’ne, ABD’nin Afrika’daki gizli operasyonlarını gerçekleştirmek üzere konumlandırılan Afrika Komutanlığı (African Command) Ordusunun, gerçekte İsviçre’de bulunduğu 2011 yılında ortaya çıkmıştı. Burada Uluslararası Varlıklar Bankası (BIS), P-2 İtalyan Locası, P-26 İsviçre Locası, İsviçre Bankası ve Zionist World Organisation Center(ZWO) bir arada bulunması bir rastlantı olmasa gerek.

Bakın, şu anki FED’in başkan yardımcısı İsrailli bir Siyonist. Guvernörler Kurulu’nun ilk başkanı Charles Hamlin. FED’in şu anki başkan Janet Yellen 15’inci başkan. Başkan yardımcısı ise İsrail Merkez Bankası başkanlığı da yapmış olan Stanley Fischer. Bugünki doların piyasada dolaşandan katkat fazlası kaydi para olarak, sadece seri numarası olarak bilgisayar kayıtlarında mevcut.. Bir de proje dolarları var. FED’in illegal işleri için de kontrollü sahte dolar basıldığı iddiaları da yok değil..

Derin devlet, belki de tek ve gerçek devlettir. En azından düne kadar bu böyleydi. Ötekiler onun taşeronları.. Media, Mafia, sermaye, siyaset, bürokrasi, hepsi bunlarla bir şekilde doğrudan ya da dolaylı olarak temas içindeydi.. Türkiye örneğine bakacak olursak, BÇG de bunların, FETÖ de. PKK da, DAEŞ de.. İnsanların ihtiras ve zaafları üzerinde yükselen bir imparatorluk bu. Hep söylediğim gibi, kadrolarında şeyh de var fahişe de.. Ama her şeyin bir sonu olduğu gibi, bugün bu sistem de  çatırdıyor.. Kanadalı eski bir diplomat olan, California Üniversitesi Berkeley’de İngiliz Profesör olan Peter Dale Scott’a göre de, Uyuşturucu Petrol ve Savaşı, finans, Media, gıda, ilaç hepsi patronların kontrolündedir.. Bir, kendilerini böyle görüyorlar, iki, bizim de kendilerini öyle görmemizi istiyorlar. Ama elbette her şeyin bir sonu olduğu gibi, bugün bunların da sonu geldi..

Mesela, Joseph Trento’ya göre, «Safari Klübünün istihbarat operasyonlarını finanse etmek için bir banka ağına ihtiyacı vardı. CIA ABD başkanı George Bush’u ikna etti ve birtakım operasyonlar için “Uluslararası Kredi ve Ticaret Bankası”nı (BCCI) bir Dünya çapında kara para aklama makinesine dönüştürdüler ve dünyadaki birçok örgüt üzerinden birçok kanlı ve kirli işleri örgütlediler. Bu dünyada hiçbir şey göründüğü gibi değildir. “Safari kulübü” aslında DERİN OPERASYONLARIN TRUVA ATI OLABİLİR. Marksist bir örgüt, ABD’nin, daha doğrusu derin devletin, kapitalistlerin menfaatlerinin koruyucusu, tetikçisi olabilir.. Safari Klub 1976 sonrası Watergate’e karşı kurulmuştu. Görünür amaç “Komünizme karşı savaş”tı ama “Safari Kulübü’nün Fransa, Mısır, Suudi Arabistan, Fas ve İran’da farklı görevleri vardı. Birçok kulübü vardı bu çetenin kumarhaneler, tatil köyleri, manken ajansları(!) Spor dünyası da bunların yakın ilgi alanında.. Tabii ki, bilim ve sanat da bunların vazgeçilmezi.. (!) Bu kirli işlerini örtmek için uluslararası örgütlerin himayesinde, çevre ve insani yardım faaliyetlerinde de bulunurlar. Mesela lösemili çocuklar için kürk defilesi düzenlemek gibi. Herhalde, metreslerine lüks tüketim vergisi ödemeden kürk aldıklarını söyleyecek halleri yok.. Yeni geliştirdikleri ilaçları ücretsiz tedavi vaadi ile gönüllü hasta denekler üzerinde kullanırken, aslında hem denek olarak kullanıp hem de organ nakli için bunlardan yararlandıklarını söylemeyeceklerdir..

Derin devlet, istihbarat işlerini de artık memurlar değil, örgütler üzerinden, elektronik yöntemlerle ve taşeronlarla yürütüyor. Hedefteki politikacılar, işadamları ve bürokratların ailelerine metres bulmak gibi işlerle de uğraşıyorlar. Onların video arşivlerini tutuyorlar. Mesela FETÖ’yü de kullanıyorlardı bu maksatla.. 

Greenspan’e 2002’de Kraliçe tarafından şövalye unvanı verilmesi bir tesadüf mü? Greenspan 2004 yılında şöyle demişti: “Biz yaptığımız her şeyi anlatır, halkı bu işe dahil edersek sadece bizim anladığımız bir sürecin kontrolünü kaybederiz.” Yâni diyor ki, “bu işi bir tek biz biliriz, siz şurayı imzalayın ve işimize karışmayın”. İşi ne? Kapılar ardında, halka ve kongreye sorumlu olmadan bankacılık hanedanlarının gayesine hizmet etmek. Bunlar sadece FED’i kontrol etmiyor. Derecelendirme örgütleri kimin?. S&P’nin sahibi McGraw Hill’in, Fitch Sigorta’nın sahibi Fransız Fimalac’ın ve Moody’s’in de Rothschild hanedanının İngiliz Holding şirketinin egemenliğinde olduğu söyleniyor. Her yıl Clinton, Kissinger, Buffett, Gates, Soros, Albright ve diğer kritik isimler her vesile ile  bu hanedana sadakatlerini teyit etmiyorlar mı? Ve bu derin “aile”nin son zaferi Macron olmadı mı?

FED 97 yıllık ömründe hiç denetlenmemiş! Amerikan senatosunda bazı senatörler FED’in denetime tabi tutulması için bir yasa çıkartmaya çalışıyorlardı.. Bu işin başına kimi seçtiler biliyor musunuz? Dünyanın en saygın şirketi ENRON’un Washington lobicisi Linda Robertson’u. FED bir yanı ile örtlü, bir yanı ile legal, görünen bir kurum. Kimine göre “FED aslında birkaç bankacı büyük ailenin bir araya gelip dolar basma yetkisini kendilerine siyasilere rüşvet vererek elde ettikleri bir kurum.” Dünyadaki bütün merkez bankaları bastıkları para karşılığında kasalarında altın rezervi bulundurmak zorunda. Ama ne hikmet ise FED para basma yetkisini alıyor ama altın rezervi tutmuyor. FED’i ortadan kaldırmak isteyenlerin de başına bir işler geliyor. Selam ve dua ile.

yeniakit

Bu yazı toplam 273 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim