• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Konya 0 °C
  • Antalya 15 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -14 °C
  • İzmir 9 °C
  • Rize 2 °C

Pakistan Seçimleri

Ahmet Varol

Suriye"de yaşanan olaylar ve Baas diktasının arkasında duranların onu kaybetme korkusuyla artık ondan daha fazla çizgiyi aşmaları, onun adına korkunç katliamlar gerçekleştirmeleri dünyada yaşanan diğer tüm gelişmeleri gölgede bırakıyor. Dolayısıyla normal şartlarda önemli tartışmalara ve tahlillere konu olan gelişmeler gündelik basit olaylar düzeyinde kalıyor. On bir gün önce gerçekleştirilen Pakistan seçimlerinin gündemde pek fazla öne çıkmamasında, sonuçlarının ve ne tür bir siyasi değişime vesile olacağı konusunun pek tartışılmamasında da Suriye"deki Baas zulmünün ve onu her şeye rağmen ayakta tutabilmek için cepheye koşanların gerçekleştirdiği katliamların zihinleri büyük ölçüde meşgul etmesinin önemli etkisi olduğu açıktır.

Oysa Pakistan"da 11 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilen bu son seçimlerin öncekilerden çok daha kritik mahiyet taşıdığı ve sonuçlarının da ülkedeki siyasi süreçte etkili rol oynayacağı tahmin ediliyordu. Çünkü askerî cuntanın ardından gelen mafya eksenli sivilleşmenin etkisini sürdürdüğü süreçte, eski cunta liderinin siyaset meydanında görünme işaretleri verdiği ancak fırsat bulamadığı bir ortamda nispeten biraz daha bağımsız ve sivil siyasetin aktif olacağı beklentisi içinde böyle bir seçim gerçekleştiriliyordu.
Öte yandan seçimlerin etrafında ciddi tartışmalar ve riskli gelişmeler de yaşanıyordu. Ülkedeki bazı radikal gruplar yapılan seçimlerde oy kullanılmasını caiz görmediklerinden engel olacakları ve saldırılar düzenleyecekleri tehditlerinde bulundular. O yüzden seçim sandıklarının ve oy kullanacakların güvenliğinin sağlanması için ülke genelinde adeta bir sıkı yönetim ilan edildi ve bütün güvenlik güçleri, askerler seferber edildi. Buna rağmen yine de yüzde yüz güvenlik sağlanamadı ve bazı yerlerde planlanan saldırılar gerçekleştirildi.
Geçmişte Pakistan"da epey etkili olan Tebliğ cemaatinin “siyasete karışmama” ilkesiyle oy kullanılmaması için teşvikte bulunması İslâmî duyarlılığı siyaset alanı dışında tutmak isteyen partilerin özellikle de Butto"nun partisinin işine yarıyordu. Bu kez de seçimleri ve oy kullanılmasını küfür veya haram olarak gören radikal gruplar devreye girerek, İslâmi duyarlılık sahiplerinin tercihlerini siyaset alanının tamamen dışında tutmaya çalışıyorlardı. Bu kesimin tercihlerinin sahanın dışına çıkarılmasının kimlerin işine yarayacağı ise belliydi.
Bununla birlikte radikal grupların tüm tehditlerine ve engelleme çabalarına rağmen katılımın yine yüzde altmış düzeyinde gerçekleşmesi ilginin büyük olduğunu gösteriyordu. Bunda belki sandık güvenliğinin sağlanması için ülkenin tüm güvenlik organlarının alarm düzeyine geçirilmesinin de önemli rolü olmuştur.
Pakistan, kuruluşundan itibaren belli aralıklarla askerî darbelere sahne olduğundan ve 1947"de kuruluşunu ilan etmesinden bu yana geçen 66 yıllık tarihinin önemli bir kısmını askerî cunta yönetimi altında geçirdiğinden oturaklı bir sivil yapılanmaya kavuşabilmiş değildir. Bu dönemde ordu her ne kadar aktif siyasetin dışında görünse de yönlendirme ve etkileme gücünü koruyor. Bu seçimler, biraz daha sivilleşmeyi sağlaması beklenen seçimler olduğu için de önemseniyordu.
Son seçimlerin bir önemli yanı da askerî cunta tarafından siyaset alanından uzaklaştırılan, önce 1999"da sürgüne gönderilen, 2007"de ülkesine dönmesinden sonra da yargılanan ve cezalandırılan Nevaz Şerif"in etkin bir şekilde yeniden devreye girmesine sahne olmasıydı. Onun bu seçimlerden büyük bir başarıyla çıkması bekleniyordu ve sonuçlar tahmin edildiği gibi çıktı.
Seçim sonuçları, hükûmeti kurma hakkını kazanan Pakistan İslâm Birliği"nin lideri Nevaz Şerif"in siyasi çizgisi ve onun bu dönemde karşı karşıya olduğu temel sorunlar hakkında biraz ayrıntılı bilgi verebilmek için konuya yarın da devam etmeyi yararlı görüyoruz.
Not: Bu akşam Allah izin verirse, Hilal Tv"de Hamza Türkmen"in yönetiminde yayınlanan Ulustan Ümmete programının konuğu Mescidi Aksa"nın kararlı savunucusu ve Kudüs muhafızı ûnvanına sahip Raid Salah olacak. Ben de inşallah programda yer alacağım. İşgal devletinin son dönemde Mescidi Aksa"yı hedef alan tehlikeli girişimleri ve bu kutsal mabedin içinde bulunduğu durum hakkında bilgi edinmek için izlemenizi tavsiye ediyorum.

yeniakit

Bu yazı toplam 479 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim