• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Ankara -10 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Konya -9 °C
  • Antalya 3 °C
  • Diyarbakır -5 °C
  • Erzurum -28 °C
  • İzmir 3 °C
  • Rize 1 °C

ÖSO El Nusra'yla Birlikte Hareket Ediyoruz

ÖSO El Nusra'yla Birlikte Hareket Ediyoruz
Özgür Suriye Ordusu, Nusra Cephesi öncülüğünde kurulan ve kendilerine 'Fetih Ordusu' diyen örgütlerle birlikte hareket ettiklerini açıkladı.

Özgür Suriye Ordusu, Nusra Cephesi öncülüğünde kurulan ve kendilerine 'Fetih Ordusu' diyen örgütlerle birlikte hareket ettiklerini açıkladı.

BBC Türkçe'den Mahmut Hamsici, ÖSO'nun hukuk müşaviri Osama Abu Zaid'le bu gelişmeler hakkında konuştu. Suriye'yi sık sık ziyaret eden bir isim olan Zaid son olarak geçtiğimiz günlerde İdlib'e gittiğini söylüyor. İdlib'i ele geçiren güçlerden "devrimci güçler" olarak bahseden Zaid bu ziyaret sırasında "devrimci grupların komutanlarıyla konuşma şansı elde ettiğini" de belirtiyor. Bu görüşmelerin içeriğinin İdlib kentinin yönetimi ve ÖSO ile 'Fetih Ordusu' arasındaki işbirliği olduğunu söylüyor.

ÜÇ AYRI YERDE BİRLİKTE HAREKET EDİYORLAR

Zaid, 'Fetih Ordusu'nun ÖSO'nun müttefik gücü olduğunu, iki grubun halihazırda üç ayrı yerde birlikte hareket ettiklerini söylüyor ve bu üç yerin "Hama'nın kırsal kesimi, İdlib ve Lazkiye kırsal kesimi" olduğunu belirtiyor.

'İKİ DÜŞMANIMIZ VAR'

Batı kamuoyunda hakkında 'ılımlı' tanımı yapılan ÖSO'nun, 'Fetih Ordusu'yla işbirliğinin ne anlama geldiği sorusuna Zaid şu yanıtı veriyor:

"Öncelikle ÖSO, grupları radikal ya da ılımlı olarak ayırdığı bir liste yayınlamadı. Suriye'de iki büyük düşmanımız var; Beşşar Esad rejimi ve IŞİD. Bu yüzden bu iki düşmana, Esad rejimine ve IŞİD'e karşı kavgamıza katılmaya hazır her grupla işbirliğine istekliyiz."

"O halde bu, El Kaide'ye bağlı örgütlerle de işbirliği yapabileceğiniz anlamına mı geliyor?" sorusuna Zaid, ÖSO'nun Nusra Cephesi'ni daha önce birçok kez eleştirdiğini ve kendileriyle işbirliğini kestikleri yönünde birçok açıklama yaptığını söylüyor ve İdlib'e değiniyor:

"İdlib'le ilgili olarak Nusra Cephesi bu savaşın bir parçası ama buna ulusal çerçeveler altında katıldılar. Katılmayı, bu ulusal çabaların parçası olmayı kabul ettiler."

'NUSRA, FETİH ORDUSU'NUN ANA BİLEŞENİ DEĞİL'

Nusra Cephesi'nin, 'Fetih Ordusu'nun belirleyici unsurlarından biri olduğu söylendiğinde ise Zaid bunu kabul etmiyor ve şunları söylüyor:

"Nusra Cephesi ile El Kaide'ye bağlı güçlerin Fetih Ordusu'nun ana bileşenleri olmadığının kanıtı olarak, İdlib'in özgürleşmesinden sonra Fetih Ordusu'nun bir güvenlik komitesi kurduğunu ve bu komitenin başkanlığını Ahrar'uş Şam hareketinin yaptığını söylemeliyim. Bu, Nusra Cephesi'nin Fetih Ordusu'nun ana bileşeni olmadığını gösteriyor."

Ahrar'uş Şam, cihatçı ancak el Kaide'yle doğrudan bağlı olmayan, Türkiye ile ilişkilerinin iyi olduğu iddia edilen bir grup.

'BİR SONRAKİ HEDEF LAZKİYE'

İdlib ve Cisr eş-Şugur'u Fetih Ordusu'nun işgal etmesi ve Hama'da yoğunlaşan saldırıların ardından cihatçı gruplardan birbiri ardına "Hedefimiz Lazkiye" açıklaması gelmişti. Zaid bunun bir sonraki hedeflerden biri olduğunu söylüyor:

"Şu andaki stratejik hedeflerimiz Hama kırsalında, İdlib kırsalında ve Lazkiye kırsalında özgürleştirilen alanları birbirine bağlamakla kısıtlı. Buna ulaştıktan sonra tüm Halep'i ve Lazkiye kenti de dahil tüm sahil bölgesini özgürleştirmek gibi birçok seçeneğimiz olacak."

Son çatışmaların ardından ele geçirilen bölgelerde Alevilerin katledilmesi konusunda konuşan Zaid bu yöndeki haberlerin doğru olmadığını söylüyor ve aksine 'Fetih Ordusu'nun İdlib'te Hristiyanların yaşadığı bölgeye giderek "onların iyi olup olmadıklarını kontrol ettiklerini" iddia ediyor.

İŞBİRLİĞİNİN ARTTIĞINI KABUL EDİYOR

Son dönemde sık sık dile getirilen bir başka iddia da Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar arasında, Suriye'deki muhaliflere destek konusunda işbirliği çabalarının arttığı. Suriye, İdlib ve Cisr eş-Şugur çatışmalarında birçok militanın doğrudan Türkiye'den geçtiğini de vurguladı ve Türkiye'yi, silahlı gruplara destek sağladığı iddiasıyla BM'ye şikayet etti.

Zaid üç ülkenin işbirliğinin arttığını kabul ediyor, sınır geçişlerinin ise doğru olmadığını belirtiyor:

"Öncelikle Türkiye'deki tüm sınırlar kapalı. Farklı devrimci ve muhalif güçler son dört ay boyunca hiçbir destek almadı. Bugünlerde sadece siyasi destek alıyoruz. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar arasındaki bu siyasi koordinasyon ve birliğin savaşımıza daha fazla güç vereceğini kabul ediyoruz. Ancak savaşımızın siyasete bağlı olmadığına ispat olarak şunu söyleyeyim… Suriye'nin güney cephesindeki muharebede ÖSO, İranlı milisleri yenilgiye uğrattı. Ve bu Suudi Arabistan'da kralın değişmesinden ve Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar arasındaki siyasi koordinasyonun başlamasından önceydi."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Moskova'da Kritik 'Suriye' Toplantısı13 Ocak 2017 Cuma 23:51
  • Suriye'de İt Dalaşı10 Ocak 2017 Salı 13:47
  • 'Esed ile İşbirliği Yapmamız Kaçınılmaz'10 Ocak 2017 Salı 12:32
  • Esad'tan Astana Açıklamsı09 Ocak 2017 Pazartesi 12:06
  • Azez'de Bombalı Saldırı07 Ocak 2017 Cumartesi 14:53
  • Tekfircilere Ağır Darbe05 Ocak 2017 Perşembe 11:39
  • Numan Kurtulmuş: Suriye Politikamız Yanlıştı05 Ocak 2017 Perşembe 10:11
  • Sığınma Başvurusu 1 Milyona Dayandı04 Ocak 2017 Çarşamba 10:55
  • Suriyeli Muhalifler Astana'da Yok03 Ocak 2017 Salı 12:31
  • PYD: Kimse bizden Ateşkese Katılmamızı İstemedi30 Aralık 2016 Cuma 20:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim