• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Konya -4 °C
  • Antalya 9 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Erzurum -13 °C
  • İzmir 7 °C
  • Rize 5 °C

Onlara da Yara Dokundu

Ahmet Varol
Yüce Allah buyuruyor:

“Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz. Size bir yara dokunduysa karşı topluluğa da benzer bir yara dokundu. Allah’ın gerçekten iman etmiş olanları ortaya çıkarması ve aranızdan şehitler edinmesi için bu günleri böyle aranızda döndürürüz. Allah zalimleri sevmez. Bu aynı zamanda, Allah’ın mü’minleri arındırması ve kâfirleri helak etmesi içindir. Yoksa siz Allah içinizden cihad edenleri ortaya çıkarmadan ve yine sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız!” (Ali İmran, 3/139-142)

Yüce Allah bir âyeti kerimede de şöyle buyurur:

“O (düşman) topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah’tan onların ummadığını umuyorsunuz. Allah ilim sahibidir, hakimdir.” (Nisa, 4/104)

Yani siz Allah’a ve ahirete iman ettiğiniz için ölümünüzün bir yok oluş olduğunu düşünmüyor, Allah yolunda ve zulme maruz kalarak öldürülmekten dolayı Allah katında mükâfat bekliyorsunuz. Ölümün bir yok oluş olduğuna inananlar ise böyle bir beklenti içinde olamazlar.

Bir âyeti kerimede de şöyle buyrulur:

“De ki: “Siz bize iki iyilikten biri dışında bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Bizse Allah’ın ya kendi katından veya bizim ellerimizle sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Haydi bekleyin, biz de sizinle birlikte beklemekteyiz!” (Tevbe, 9/52)

Burada iki iyilikten amaç Allah yolunda şehitlik ve zaferdir. Yani Müslümanların kavuşacakları bu sonuçların ikisi de onlar hakkında hayırlıdır.

Suriye’de Baas zulmünün en büyük kaybı dış tehditlere karşı ülkenin toprağını ve insanların hukukunu savunmak için değil dikta rejimini ayakta tutmak amacıyla oluşturulduğu iyice açıklık kazanan ordunun önemli bir kısmının dağılması ve hatta karşısına geçerek rejime karşı fiilen savaş başlatmasıdır. Dağılan ordunun yerine rejimin ayakta tutulması amacıyla İran, Rusya ve onların güdümündeki silahlı milis örgütleri tarafından büyük sayıda takviye güç gönderildi. Dikta rejimi içeriden de hem güvenlik ve istihbarattan başlayarak muhtelif resmi kurumların elemanlarını cepheye sürdü hem de taraftarlarından Şebbiha çeteleri adı verilen baltacı grupları oluşturdu.

Ordunun üst kademesinde yer alan ve asıl görevlerinin hakim rejimi ayakta tutmak olduğu anlayışıyla yetiştirilmiş komutanların da basite alınamayacak bir kısmı Esed’in saflarında kaldı. Fakat medyaya yansıyan bilgilere göre çatışmaların başladığı tarihten bu yana en az 125 üst düzey komutan direniş güçleri tarafından öldürüldü. Gerçek rakamın bundan çok daha fazla olması mümkündür. Çünkü bir önceki yazımızda da dile getirdiğimiz üzere rejimin adamları kayıplarını gizlemeye çalışıyorlar. Bu rakam sadece öldürüldükleri tespit edilen ve isimleri belirlenen yüksek rütbeli subayların sayısını veriyor. Bunların 63’ünün farklı rütbelerde general, 62’sinin de albay olduğu ifade edildi. İçlerinde düşürülen uçaklarda öldürülmüş 11 pilot var. Düşük rütbeli subayların ve çete komutanlarının sayısının bir hayli fazla olduğu tahmin ediliyor.

Baas diktasının cephesinde savaşmak istemeyip muhalefet tarafına geçen onca komutandan sonra bu kadar komutanın da öldürülmüş olması aslında rejimin ordusunun ciddi yara aldığını ve boşlukların sürekli dışarıdan gönderilen takviyelerle doldurulduğunu gösteriyor. Bu durum da Suriye’de aslında Baas zulmünün devam etmesini isteyen işgalci dış güçlerin savaştığını belgeliyor. Hatırlanacağı üzere böyle bir işgal yoluyla Suriye’de Esed sultasının sürmesi için savaşanlar olayların başlangıç merhalesinde “Suriye’ye dışarıdan müdahale olmasın” nakaratını ağızlarına sakız yapmışlardı. Üstelik Suriye halkının zulme başkaldırısının arkasında ABD’nin olduğunu söyleyenlerin Baas zulmüne verdikleri destekten dolayı Cenevre’de ödüllendirilmeleri ABD ve Avrupa’nın kimin arkasında durduğunu gösterdi.

Bilindiği üzere zulüm rejiminin kaybı sadece cephede savaşan askerlerinin ve bu savaşı komuta eden subaylarının öldürülmesinden ibaret değildir. Çatışmaların başladığı tarihten bu yana rejim güçlerine ait toplam 350 askeri uçak ve helikopterin düşürüldüğü bildirildi.

Esed cephesinin kayıpları hakkında bilgi vermeye ve değerlendirme yapmaya devam edeceğiz inşallah.

yeniakit

 

Bu yazı toplam 497 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim