• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 21 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Erzurum 15 °C
  • İzmir 24 °C
  • Rize 21 °C

Nil, Hayat Damarıdır

Ahmet Varol

Akarsular, Yüce Allah"ın yer yüzüne yaydığı hayat damarları gibidir. Dünyanın pek çok yerinde hayat bu akarsulara bağlıdır. İki Nil de Doğu Afrika"nın kuzey bölgesinde hayatı doğrudan etkileyen hayat damarıdır. Kaynakları farklı ülkelerden gelen iki Nil, Sudan"ın başkenti Hartum"un yakınında birleşerek tek ırmak halinde Mısır"a doğru devam eder. Mavi Nil"in çıkış kaynağı Etyopya sınırları içindedir. Nil, 6650 km uzunluğuyla dünyanın en uzun ırmağıdır. Duru ve temiz bir suyu olan bu ırmak geniş bir havzaya sahiptir ve bu havzada yaşayanların tümü açısından önemli bir hayat kaynağı sayılır.

Sudan"ın Nil"le ilgili bazı projeleri Hüsni Mübarek döneminde Mısır"la Sudan arasında gerginliğe neden olmuştu. Çünkü Nil havzasında yürütülen ve bu ırmağa bağımlı tarım Mısır halkının ihtiyaç duyduğu gıda ürünlerinin önemli bir miktarını karşıladığı gibi aynı zamanda ihraç yoluyla ülkeye gelir getiriyor. Mısır"daki nüfûsun özellikle başkent Kahire"de yaşayanların içme ve kullanma suyu da bu ırmaktan temin ediliyor.
Etyopya yönetiminin son dönemde, Kalkınma Barajı Projesi adını verdiği bir projeyi gündeme getirmesi bölgede yeni bir Nil gerginliğine neden oldu. Böyle bir proje sadece Mısır"da değil Sudan"da da hayatı ciddi şekilde etkileyecektir. O yüzden her iki ülke de projenin hayata geçirilmesine ve kendi topraklarına akan suların azaltılmasına kesinlikle karşı çıkıyor.
Bilindiği üzere sınır aşan ırmaklar hakkında uygulanan bir uluslararası hukuk var ve bu tür ırmaklar üzerindeki haklar sadece çıkış noktasındaki topraklara hâkim ülkelere değil aynı zamanda geçtiği topraklara sahip ülkelere ve halklara aittir. Dolayısıyla Etyopya"nın Mısır ve Sudan"da hayatı olumsuz yönde etkileyecek derecede Nil sularının azalmasına neden olacak bir projeyi uygulamaya geçirme hakkı bulunmuyor.
Fakat uluslararası emperyalizmin ve onun bölgedeki uzantılarının son dönemde Etyopya"dan baskı aracı ve sorun üretme organı olarak yararlanmaya çalıştıkları görülüyor. ABD, Somali"den askerlerini çekmesinin ardından bir dönem, bu ülke üzerindeki askerî vesayetini dolaylı bir şekilde ve uzaktan kumandalı olarak yürütebilmek için Etyopya"yı devreye soktu. Ancak Somali"deki gerilla örgütlerinin direnişlerinin devam etmesi karşısında fazla tahammül edemedi. Doğu Afrika"ya özellikle de Sudan"a yönelik baskı politikalarında bu ülkedeki yönetimden yararlanılmaya çalışıldı. Şimdi de “Kalkınma Barajı” adı verilen projeyle bu ülke vasıtasıyla Mısır"ın köşeye sıkıştırılmaya çalışılması düşündürücüdür.
Bu sorunda dikkat çeken bir husus da siyonist işgalcinin söz konusu projeye açıktan destek vermesidir. Etyopya yönetiminin bu destekten ve siyonist işgalle arasındaki dostluk ilişkisinden yararlanarak, Filistin topraklarına göç ettirilmiş Etyopya asıllı Falaşa yahudilerinden de yararlanmaya çalıştığı, onlardan proje için satılacak hisse senetlerini satın alarak maddi kaynak temin etmelerini istediği konuyla ilgili haberlerde dile getirildi.
Mısır yönetimi bu konuda uluslararası hukuk organlarına başvurarak projenin durdurulması talebinde bulundu. Yargı mekanizması da projenin sınır aşan ırmaklarla ilgili haklara tecavüz mahiyeti taşıdığından dolayı durdurulması gerektiğine hükmetti. Ancak önemli olan, bu kararın uygulamaya konması için fiili bir zorlama ve engellemenin olmasıdır. Bu yönde bir ümit ve beklenti oluşmasını sağlayacak herhangi bir adım atıldığı da görülmüyor. Mısır ve Sudan yönetimlerinin kararı kendileri uygulamak zorunda kalmaları ise taraf ülkeler arasında gerginliğin artmasına ve ileri safhalarında da askerî çözüm arayışlarına neden olabilir.
Enerji üretimi alternatifleri olan bir çözümdür, ama Doğu Afrika"nın birçok ülkesine hayat veren Nil"in alternatifi yok. Buralarda yaşayan halkların Etyopya"nın Kalkınma Barajı hatırına hayat damarlarının tıkanmasını kabullenmeleri beklenemez. Ondan dolayı Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, “Nil sularının alternatifi ancak kanlarımız olur” dedi.
Not: Bugün inşallah Fatih Camisi"nde Cuma namazından sonra Suriye"de hak ve özgürlük mücadelelerini sürdüren kardeşlerimiz için topluca dua edilecek. Birlikte yapılacak dua aynı zamanda katillere karşı tavır ve haklı davalarında mücadele edenlere destek anlamı taşıyacaktır.

yeniakit

Bu yazı toplam 617 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim