• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Konya -5 °C
  • Antalya 7 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Erzurum -18 °C
  • İzmir 4 °C
  • Rize 8 °C

Netanyahu’yu ateşkese zorlayan ekonomik zarar

Netanyahu’yu ateşkese zorlayan ekonomik zarar
Netanyahu’yu ateşkese zorlayan ekonomik zarar

İşgal rejimiyle yaşanan ölüm kalım savaşında Gazze halkı zafer kazandı. Gazze halkının zaferi, Siyonistlerin alışık olmadığı üç ana konuda kendini gösterdi. Bu üç konu Siyonist toplumun zarar ettiği, kaybettiği ve fazlasıyla etkilendiği hususlardır. 

Bunların ilki, işgal rejiminde öldürülme, yaralanma ve esir alınmayla kendini gösteren insan kaybı. 

İkincisi, Gazze sınırına paralel yerleşkelerde yaşayanların zorunlu kaçışları ve saatlerce kuzey bölgelerdeki sığınıklarda mahsur kalmalarıyla sonuçlanan zarar,

Üçüncüsü, Gazze’deki sivillere yönelik barbar saldırıları, katliam ve cinayetleri nedeniyle işgal güçlerinin dünyada Nazi olarak isimlendirilmeleri ve dünya kamuouyunun aleyhlerinde bir tavır sergilemesidir. 

Bu zararlara savaşın getirdiği ekonomik fatura, yedek askerlerin savaşa çağırılmasıyla gelen mali yükler, depolardaki silah, füze, mühimmatın tükenmesiyle ortaya çıkan ekonomik giderleri de eklemek gerekir. İşgal rejimiyle bu rejimi destekleyenlerin ön görüsüne göre bu savaş bir iki haftayı geçmeyecekti ve savaştaki kaybı da bazı zengin Araplar karşılayabilecekti. 

Hepsi de bu savaşın getireceği mali faturanın birkaç milyar Şikeli geçmeyeceğini düşünüyordu. Gazze savaşı, Hamas’ın tasfiye edilmesi, silahsızlandırılması ve teslim olmasını sağlayacak kadar büyük bir ganimetle bitecekse birkaç milyar şikellik bir faturayı ödemek zor olmayacaktı. 

Ancak Gazze’de rüzgâr zalimlerin arzu etmediği bir şekilde esmeye başladı. Savaş bir ayı geride bırakınca işgal rejimi, doğrudan veya dolaylı zararının gittikçe büyüdüğünü ve milyarları aştığını, buna karşılık direnişin gücünde gevşeme, zayıflama, tükeniş, mağlup olma veya iç cephesinde dağılma ve bölünme emareleri görülmediğini gözlemeye başladı. Yediot Ahronot gazetesi işgal rejimindeki bütçe açığının 40 milyar Şikel’e yükselmeye başladığını belirterek, önlem alınmazsa dış sermaye merkezlerinden borç almak zorunda kalacağı uyarısında bulunmuştu. 

Ağır borç altında olan Amerika’nın böyle bir parayı vermesi beklenmezken, Siyonist rejimin önünde tek seçenek olarak kendisini savaşta destekleyen zengin Arapların kapılarını çalmak kalıyor. Acaba zengin Araplar arzularını gerçekleştirmeyen bu savaşın maliyetini karşılamak için bu parayı verecekler mi?

Yediot Ahronot gazetesi, işler çığırından çıkmadan Netanyahu’nun ateşkes istemesine yol açan ekonomik zararları şöyle sıralıyor: 

1.Güvenlik nedeniyle meydana gelen zararlar. 9 Milyar Şikel olarak tahmin edilen bu zarara ek olarak iki aydan daha az süre için çağrılan yedek askerler için de 12 milyar Şikel zarar meydana geldi. Şayet bu süre daha da uzasaydı, ekonomik zararın boyutu kuşkusuz daha korkunç olacaktı. 

2.Sanayi alanındaki zarar, kara harekatının durdurulması kararına kadar 1.2 milyar Şikel’e ulaştı. İşçilerin işe gidememeleri nedeniyle üretim %60 oranında azaldı. Tankların direniş güçleri karşısında gördüğü zarar ise sanayinin zararını uzun vadede daha da hissettirecektir. 

3.Emlak sektörü tam bir durgunluk yaşadı. Güney bölgede bu talep sıfır noktasına gerilerken, araç alımında %15 düşüş oldu. 

4.Otellerde hizmet oranı %30 oranında gerilerken, sahil kesiminde bu oran %90’ı buldu. Savaş nedeniyle turistlerin bölgeyi terk etmeleri sonucu turizm sektörü tam manasıyla çöktü. Önceki yıllara göre gelen turist sayısında %25 oranında bir azalma oldu. Oteller gördükleri zararın karşılanmasını istediler. 

5.Savaş zamanında üretimin önemli ölçüde azalması sebebiyle işgal rejimi bu alanda da büyük zararlar gördü. Haliyle bu zarar vergilere de yansıyacaktır. 

Filistin direnişinin kazandığı her şey işgal rejiminin zararı olarak karşımıza çıkmaktadır. Filistin direnişinin dolayısıyla Filistin halkının kazanımlarını ise; 

Balıkçılar için avlanma sahasının 12 mile çıkarılması, 

Filistinlilerin limanının açılması için ısrarlı davranmaları, 

Savaşın sonunda işgal rejiminin esir düşen askerlerini geri almak için esir takası anlaşmasını imzalamak zorunda kalacak olması, 

İşgal rejiminin sınır kapılarının açılmasını kabul etmesi, 

Dünya halklarının Gazze halkıyla daha önce görülmemiş bir dayanışma içine girmesi, onu sahiplenmesi, sempati göstermesi, yıkılan binaların yeniden inşa edilmesi için gereken yardımı yapmaya hazır olduğunu ortaya koyması bu kazanımlardan sadece bazılarıdır.  
Beşir El-Kehlut / FEM

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim