• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Konya 6 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 9 °C
  • Rize 8 °C

Netanyahu’nun Hitler’i aklaması

Ahmet Varol

Siyonist işgal rejiminin Mescidi Aksa’yı paylaştırma planını uygulamaya geçirme girişimleri üzerine patlak veren Kudüs intifadasının işgalci askerlerin iyice kafalarını karıştırdığı gibi işgal yönetiminin başındaki politikacıların kafalarını da hayli karıştırdığı anlaşılıyor. Çünkü şiddeti son raddesine kadar kullanmalarına rağmen direnişin geri adım atmaması ve işgalcilere yeni darbeler vurması karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. 

Bunun bir sonucu olarak işgal rejimi başbakanı Benyamin Netanyahu, uluslararası siyonizmin onlarca yıldır sömürdüğü, Almanya’yı sağmal bir inek gibi sağmanın, diğer Avrupa ülkelerinden de diplomatik çıkarlar elde etmenin aracı olarak kullandığı holokost yani Nazi katliamı konusundaki iddiaların tepesine bir balyoz indirdi. 

Netanyahu, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamasında Hitler’in yahudileri katletmesine o dönemdeki Kudüs Müftüsü Emin El-Huseyni’nin neden olduğunu, normalde Hitler’in onları katletmeyi düşünmediğini ama El-Huseyni’nin teşvik ettiğini söyledi. Netanyahu bu sözleriyle suçu Filistin davasının önderlerinden olan bir ilim adamına yüklemeye kalkışırken diğer yandan bu katliamın baş sorumlusunu da akladığının farkında değildi. 

Onun bu iddiası son Kudüs intifadası karşısında kafaları iyice karışan ve ne yapacaklarını şaşıran işgalci askerlerin, kendilerine karşı eyleme hazırlanan Filistinli zannederek kendi adamlarını vurmalarına benziyor. Bilindiği üzere işgalci askerler son dönemde, Filistinli eylemci sanarak kendi adamlarından birkaç kişiyi kurşunladı ve bazılarının ölmesine bazılarının da ağır yaralanmasına sebep oldular. İşgalci askerlerin böyle karışıklıklar yaşamalarına ise yine kendi stratejileri yol açtı. Çünkü Kudüs intifadasında Filistinli gençlerin işgalci askerlere karşı bıçaklı eylemler gerçekleştirmeleri üzerine işgal yönetimi de yahudi yerleşimci gençleri Şebbiha çeteleri gibi devreye sokarak bıçaklarla Filistinlilere saldırılar düzenlemeye yöneltti. Ama bu kez askerler, üzerinde bıçak bulunduğunu tespit ettikleri birini gördüklerinde büyük bir telaşa kapılıyor, Filistinli mi yoksa yahudi yerleşimci mi olduğunu sorgulamaya vakit ayıramayacaklarını düşünerek hemen silahlarını çevirip ateş ediyorlar ve bazen öldürüyor, bazen yaralıyorlar. Şu işe bakın ki işgalcilerin güvenlik görevlileri Filistinlilerin kıyafetlerini giyerek onlara karşı baskınlar düzenlerken şimdi kendileri Filistinlilere karşı saldırıya teşvik ettikleri yahudi yerleşimcileri Filistinlilere benzetiyorlar. 

İşgal rejimi başbakanı Netanyahu da Batı’da yıllardan beri yahudi toplumu mazlum ve Filistin topraklarını işgalde haklı göstermek için kullandıkları holokostun sorumluluğunu Kudüs müftüsüne yüklemeye kalkışırken kendi sağmal ineklerinin kafasına kurşun sıktığının farkında değildi. 

O yüzden bu iddiasından dolayı en önce Siyonist medyanın alay konusu oldu. Söyledikleri tamamen akıl dışı ve kendi çıkarlarına darbe vurur nitelikte olduğu için siyonist yorumcular eleştiriden çok alay konusu yaptılar. Söylenenlerin uluslararası siyonizmi zor durumda bırakan yanı yıllardan beri sömürü aracı yaptıkları bir meselede baş faili aklamasıydı. 

Fakat yine de holokost ineğinin kafasına sıkılan kurşun onu öldürmemiş, ağır yaralamıştı. O yüzden Alman yetkililer acilen onu yoğun bakıma alarak sorumluluğun Almanya’da olduğunu dile getirdiler. Onların bu açıklamaları aynı zamanda bugünkü Almanya’nın siyasetine perde arkasından uluslararası siyonizmin yön verdiğini bir kez daha gösterdi. 

Netanyahu da hızla bir müdahalede bulunarak kendisinin o sözlerle Hitler’i aklama kastının olmadığı yönünde bir düzeltme açıklaması yaptı. İnen merdivene binip de “maksadım yukarı çıkmaktı” demek gibi. 

İşin gerçeğinde Kudüs Müftüsü Emin el-Huseyni’nin elinden gelseydi yahudi katliamını durdururdu. Çünkü Nazi katliamı yahudilerin sürü gibi Filistin’e akın etmelerine neden olmuştu. Emin El-Huseyni’nin öncülüğünde 1936’da başlatılan genel grevin amacı da zaten bu göçü durdurmaktı. 1936 direnişinin kırılmasının ardından İngiliz işgalcilerin tehdidiyle Filistin’den çıkmak zorunda kalmasından sonra Hitler’le görüşmesinin amacı da zaten Filistin’e yahudi göçünün durdurulmasıydı. Çünkü Filistinlileri ilgilendiren tarafı buydu.

yeniakit

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim