• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Konya 0 °C
  • Antalya 14 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Erzurum -13 °C
  • İzmir 7 °C
  • Rize 4 °C

Ne söyleyelim?

Merve Kavakçı

Milletvekilleri, adı üstünde halkın temsilcisi olmak için vardır. Demokrasinin dolaylı işleyişinde millet vekil olarak birilerini tayin eder, onlar da onları seçen halkın sesi, kulağı, yüreği olmaya çalışırlar mecliste. Çalışırlar diyoruz zira bu yaptığımız ve benzeri açıklamalar teorik alanda anlamlıdır, bazen bakarsınız işin pratiğinde hiçbir karşılığı yoktur. Teori ile pratik birbirinden bu denli farklı alanlara düşebilseler de birbirinden ayrılamaz siyam ikizleri gibidir. Biri varsa muhakkak diğerinden de söz edilir. Biri diğeriyle anlam kazanır. Vekiller aynı zamanda sorulara cevap, dertlere derman, sorunlara çözüm üreten kişilerdir. Yani öyle olmalılardır. Ne de olsa seçilme yetkisini “kaparken” böyle bir sorumluluğun altına da “güle oynaya” girerler. Seçim sonrası da oylarla gelen vefa borcunun ödenmesi tabiri caizse farz olur. Bu teorik girizgahı yapmaya ihtiyaç duymamın sebebi CHP"li vekillerin geçtiğimiz günlerde karşılaştıkları can alıcı bir soru.

Haber şöyle: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevlendirilen Manisa Milletvekili Hasan Ören başkanlığındaki 6 milletvekili, Ardahan İl Başkanı İlimdar Senem ve partililer tarafından karşılandı. İl Başkanlığında düzenlenen toplantıda Ören, partisi tarafından hazırlanan 17 maddelik "Özgürlük ve Demokrasi Bildirgesi"ni okudu. Burada söz alan parti üyesi evli 3 çocuk babası emekli bankacı 50 yaşındaki Nafi Çoban CHP"nin Doğu ve Güneydoğu"da zayıf olduğunu belirterek şunları söyledi: “BDP milletvekilleri açık açık "Kürdistan"ın dört parçasını verin" diyorlar. Bunlarla Kürt sorunu çözülmez. CHP Genel Başkanından en aşağıya kadar bizler hepimiz seçime gideceğiz. Ben de bir Kürt vatandaş olarak, yarın Kürtlerden oy isterken, ne söyleyip oy isteyeceğiz? Demokratikleşme, Güneydoğu paketlerini açıklıyoruz. Ama paketlerimiz bir işe yaramıyor. BDP "Kürdistan"ın dört parçasını verin" derken, ne söylüyoruz? Hayır kardeşim diyebiliyor muyuz? Peki diyemiyorsak ne diyoruz? Yani çok net bir tavır ortaya koyamıyoruz. Tabii ki bu 17 madde de lazım. Bunları her zaman konuşuyoruz. Ama bunlarla beraber Doğu ve Güneydoğu"da Kürtlerle ilgili CHP"nin net bir projesi olması gerekir. Bölgede bir milletvekilimiz var. Eskiden Kars"tan CHP 4- 5 milletvekili çıkarıyordu. Kürtlerle iletişimi kaybettik. En çok iletişim isteyen parti biziz ama, en çok iletişimi kaybeden parti de biziz. Ya kendimizi anlatamıyoruz. Ya da elimiz taşın altında değil. Peki ne vereceğiz Kürt kardeşlerimize?” demiş habere göre CHP"li Çoban.
Haklı eleştiriler. Haklı da CHP"den medet ummak ne denli mantıklı... Bu ülkede nefret suçlarının temelinin atılmasıyla topluma yansıyan kart-kurt gibi çirkin ifadeler CHP zihniyetine amade rejim tarafından geliştirilmedi mi... Bunların her daim taze kalmasına hizmet edecek siyaseti CHP zihniyeti üretmedi mi... İnsanları fıtratları gereği yaratılışlarından uzaklaştırıp onlardan tek tip “yaratıklar” oluşturmayı CHP görev edinmedi mi… Hal böyleyken partiniz CHP"den bir şeyler beklemek abes değil mi sayın üye... CHP şimdiye kadar halkı dinleyip halktan yana verdiği hangi sözü yerine getirdi ki şimdi getirecek...

yeniakit

Bu yazı toplam 729 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim