• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya -2 °C
  • Antalya 9 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Erzurum -15 °C
  • İzmir 6 °C
  • Rize 3 °C

Mescidi Aksa savaş alanı

Ahmet Varol

İşgalci siyonistler, Mescidi Aksa’nın ve gerek Müslümanlara gerekse Hıristiyanlara ait tarihi mirasın bulunduğu Doğu Kudüs’ü gerçekte herhangi bir çarpışmayla değil Ürdün’deki işbirlikçi rejimin ihanetiyle ve bu rejimin onlara kendi elleriyle teslim etmesi sonucu ele geçirmişlerdir. 

O tarihten bu yana kutsal Mescidi Aksa’yı sürekli hedeflerine yerleştirdiler ve onu ortadan kaldırmak yahut yahudilerin eline geçmesini sağlamak için birçok oyuna başvurdular. Biz bu oyunlardan ve başvurulan uygulamalardan daha önce makalelerle, dosyalarla ve kitaplarla söz ettiğimizden burada tekrar etmeyeceğiz. 

Burada özellikle şuna dikkat çekmek istiyoruz ki işgalciler 2000 yılında Ariel Şaron öncülüğünde Mescidi Aksa’ya baskın düzenlemek istediklerinde Müslümanlar büyük bir kalabalıkla karşılarına çıkarak engel olmuşlardı ve bu olayla birlikte Aksa İntifadası adı verilen ikinci intifada patlak vermişti. 

Siyonistler daha sonra bu kutsal mabedi hedefe yerleştiren siyasetlerini sinsi bir stratejik oyunla yürüttüler. Biz işgalci siyonistlerin bu oyunlarından da Filistin davasıyla ilgili muhtelif yazılarımızda söz ettik. 

Önce birkaç kişilik gruplarla girip “gezi” görünümü vererek Mescidi Aksa’nın her tarafını dolaşarak bu kutsal mabedi hedeflerine yerleştiren siyasetlerinin önünü açmaya çalıştılar. Kudüslüler bu gezilerdeki amacı bildiklerinden o gruplara tepki gösterdiler. Ama Filistin ve Kudüs davası konusunda duyarlı Müslüman kamuoyu bile bu sinsi oyunun bir sonraki aşamasını göremediği için Kudüs halkının çağrılarına kulak vermedi, yahudilerin baskınlarını da “üç beş kişiyle ne olur” diyerek önemsemedi. 

Bir sonraki aşamada grupların eleman sayılarını artırarak aynı zamanda namaz kılanları, ilim ve sohbet halkalarını rahatsız edici çirkin hareketler yaptılar. Bu hareketler doğal olarak tepkilere ve karşılıklı sürtüşmelere neden oldu. 

Üçüncü aşamada bu tepkileri ve sürtüşmeleri bahane eden işgalci siyonist yönetim, Mescidi Aksa’ya el koyma planının öncü güçleri olarak kullanılan yahudi grupları koruma iddiasıyla polislerini ve bazen askerlerini onlara takıp dolaştırdı. Bu şekilde asker ve polis himayesine alınan gruplar bir yandan da Mescidi Aksa içinde Müslümanları rahatsız eden ritüeller, “dinî” görünüm verdikleri etkinlikler düzenlemeye başladı. Müslümanların itiraz etmesi üzerine de koruma iddiasıyla sokulan polisler ve askerler onlara karşı şiddete başvurdu, vahşice saldırdılar. 

Bu olayların tahrik edilmesinin amacı da zaten “Mescidi Aksa’yı paylaştırma planı”nı hayata geçirme aşamasına geçilmesiydi ve işgal parlamentosu Knesset’te bu kutsal mabedin zaman veya mekân yönünden Müslümanlarla yahudiler arasında paylaştırılmasını öneren yasa tasarısı gündeme alındı. 

Son günlerde yaşanan olayların amacı da bu yasa tasarısının uygulamaya geçirilmesinin önünün açılmasıdır. Önceleri işgalci saldırganların Mescidi Aksa’ya girip ortalığı karıştırmaları büyük olay olurken şimdi işgal rejimi bazı vakitlerde Müslümanların girmesini tamamen yasaklayıp bu kutsal mabedi tümüyle yahudi yerleşimcilere tahsis ediyor. Bu uygulama da o planı hayata geçirmenin provasıdır. 

Provayla birçok kesime ve cihete iğne batırılarak verilecek tepkilerin ölçülmesi amaçlanıyor.  Aksa murabıtlarının, Kudüs ahalisinin, Filistin halkının, Filistin’deki direniş gruplarının ve İslâm âleminin tepkilerinin ölçülmesine çalışılıyor. 

Aksa murabıtları, Kudüs ahalisi ve Filistin halkı söz konusu yasa tasarısını ve planları çok iyi bildiğinden niyetleri de biliyor ve tepkili. Fakat işgalci saldırganlar tepkileri yıldırmak amacıyla bu kez daha katı bir şekilde şiddete başvurdular. Gelişmeleri izleyenler ne derece ileri gittiklerine şahit oldular. 

İşgalci siyonistler bu kez Mescidi Aksa’yı adeta savaş alanına çevirdiler. Bu olaylar, Mağripliler köprüsünü askerî araçların da geçebileceği şekilde yeniden inşa etmeyi planlayan siyonist saldırganların niyetlerini Kudüslü Müslümanların o zamandan nasıl isabetli keşfettiklerini gösteriyor. 

Murabıtların yalnızlaştırılması işgalciyi bu derece cüretkâr yaptı. Ama onun aşırılığı Mescidi Aksa murabıtlarının direniş azmini kıramayacaktır. Burada önemli olan ümmetin Aksa imtihanında o kutsal mekâna sahip çıkanları yalnız bırakmamasıdır.

yeniakit

Bu yazı toplam 239 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim