• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Konya 10 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Erzurum 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Rize 15 °C

Mareşal Sisi, İsrail’in Mısır Valisi

Ahmet Varol

Mısır’daki askerî darbenin lideri artık “mareşal” rütbesiyle anılıyor. O, yıllarca ülke halkına kan kusturan bir dikta yönetimini deviren kitleyi karşısına alarak darbe gerçekleştirmeyi kendi açısından büyük zafer sayıyor olmalı ki böyle bir rütbeye hak kazandığını düşündü. Fakat bizim tahminimize göre bu rütbeye ihtiyaç duyması başına geçtiği orduda generalliğin itibarının iyice düşmesinden kaynaklanıyor olmalı. “Hayat Damarları 2” konvoyuna katılan arkadaşlarımız belki hatırlayacaklardır, bizi Ariş limanına kapattıkları zaman yol arkadaşlarımızla konuştuğumuz konulardan biri de Mısır subayları arasında generallerin sayısının çok olmasıydı. Çünkü bizi kapattıkları limanda görevli subaylar arasında bile en az bir düzine general vardı. Hatta liman tuvaletlerinden sorumlu subay bile generaldi. Ama görevini yerine getirmemesi yüzünden arkadaşlarımız son derece muzdaripti.

Sisi, sayısına bereket türdeki generalliğin bir itibarının olmayacağını gördüğü için rejimin başında kaldığı sürece ikinci bir kişinin sahip olamayacağını düşündüğü bir üst rütbeyle anılmak istedi. Libya diktatörü Kaddafi de Kral İdris es-Senusi’ye karşı darbe gerçekleştirdiği sırada “yüzbaşı” olan rütbesini Devrim Konseyi kararıyla albaylığa yükseltmiş ve orduda en üst rütbenin albaylık olmasını hükme bağlamıştı.

Sisi’nin Kaddafi’den çok şey öğrendiği ve onu örnek aldığı izlediği politikalarda belirgin bir şekilde görülüyor. Onu örnek aldığı tutumdan biri de darbeyi tamamen kendisinin yönetmesine ve yönlendirmesine rağmen başlangıçta bakanlık görevi yürütüyormuş görünerek, cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık görevlerini başkalarına vermesidir. Oysa kendilerine cumhurbaşkanı ve başbakanlık sıfatı verilenler gerçekte Sisi’nin kapıcılığından başka bir şey yapmıyorlar. Üstelik bulundukları makamda kalmalarının Sisi’nin üflemesine kadar süreceğini de çok iyi biliyorlar.

Mareşal Sisi şimdi cumhurbaşkanlığına adaylık kararının kesin olduğu mesajları vermeye çalışıyor. Ama halktan destek alamayacağını bildiğinden göstermelik seçimlerde çevireceği numaraları kabul ettirebilmek ve gelebilecek tepkilere karşı da silahın gücünü kullanabilmek için bölgesel ve uluslararası emperyalist güçlerin desteğine ihtiyacı olduğunu biliyor. O yüzden onlara hizmette samimiyetini ispat için önemli adımlar atmaya ihtiyacı vardı.

Sisi, “şeytana hizmet” konusunda kendisine örnek teşkil edebileceklere paralel zihniyete sahip olduğunu ispat amacıyla attığı adımlarla gerçekte cumhurbaşkanlığına değil siyonist işgalin Mısır valiliğine aday olduğunu, hali hazırda da bu işi perde arkasından yürüterek samimiyetini ve performansını ortaya koymaya çalıştığını gösterme çabasında. Ancak bu konuda attığı adımlardan ve bu adımların arka planından söz etmeden önce siyonist işgalin Mısır valiliğinin ne anlama geldiği hakkında biraz bilgi vermek istiyoruz.

Bilindiği üzere uluslararası siyonizm Mısır’la Fırat arasındaki toprakların tamamını hâkimiyeti altına alan ve buradan dünyaya hükmeden bir “Büyük İsrail” idealinden vazgeçmiş değil. Eğer ki işgalcilerin karşısına onurlu ve kararlı mücadele veren İslâmî direniş çıkmış olmasaydı şimdiye kadar belki bu ideallerine doğru epey mesafe katetmiş olacaklardı. Şimdi bu ideallerine doğru ilerlemek için sömürge valileri gibi kendilerine hizmette kusur etmeyecek yerel yönetimler oluşturma planları kuruyorlar. Normalde bunlara “İsrail valisi” demeyecekler elbette. Ama halklarından destek alamayacak bu tür yönetimlerin siyasi iktidarlarının uluslararası emperyalizmin ve onun bölgesel jandarmalarının yardım ve desteğine bağlı olduğunu, bu desteğin de bir karşılığının olacağını kendilerine telkin edecekler. İşte bu karşılık da “hizmet” görevini kusursuz bir şekilde yerine getirmek olacaktır. Bunu elbette sadece ideallerinin Nil kanadı için düşünüyor ve Fırat kanadını ihmal ediyor değiller. Onun için siyonizmin “Büyük İsrail” ideallerinin İslâm ümmetinin diriliş ve güç birliği oluşturma çabalarına karşı hâlâ büyük bir tehlike olduğu gerçeğini gözden uzak tutmamalıyız.

Siyonist işgalin Mısır valiliğine aday Sisi’nin bu konuda performansını ortaya koymak amacıyla attığı adımların tahlilini biraz ayrıntılı yapabilmek için müteakip yazımıza bırakıyoruz.

yeniakit

Bu yazı toplam 411 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim