• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Konya 25 °C
  • Antalya 28 °C
  • Diyarbakır 27 °C
  • Erzurum 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • Rize 20 °C

Libya'da Ayaklanma Süreci

Ahmet Varol
Tunus'ta meydana gelen halk patlamasından ilk rahatsız olanlardan biri ve belki de birincisi Libya diktatörü Muammer el-Kaddafi'ydi. Normalde bu tür halk ayaklanmalarına göstermelik de olsa "devrimci" yaklaşımla olumlu bakan ve destek veren Kaddafi'nin yanı başındaki Tunus'ta Zeynelabidin bin Ali'nin demir sopası altında ezilen halkın ayaklanmasından ciddi şekilde rahatsız olması garip bir durumdu. Ama hadisenin toplumsal boyutunun tahlili açısından normal sayılırdı. Çünkü bu ayaklanma totaliter dikta rejimine karşıydı ve Libya'da da aynı vasıflara sahip bir yönetim, aynı şekilde ezilen bir halk vardı. Dolayısıyla Tunus'taki halkın zaferinin Libya halkını da cesaretlendireceğini tahmin etmek zor değildi. Tunus ayaklanmasının kısa sürede Mısır'a sıçraması üzerine Kaddafi artık ciddi şekilde huzursuz olmaya başladı ve rahat yatağında uyuyamaz hale geldi. Ayaklanmaları eleştiren, aşağılayan, ayaklanan halkların dış güçlerin oyununa geldiklerini iddia eden açıklamalar yapmaya başladı. Çünkü kendisi artık iki ateş arasında kalmıştı ve üçüncü istasyonun Libya olacağı kesin gibiydi. Nitekim öyle oldu ve Libya'da halk ayaklanması 17 Şubat 2011 tarihinde fiilen başladı. Ama Kaddafi ayaklananların gözlerini erken korkutmak ve kendi ülkesinde zafere koşmanın sanıldığı gibi kolay olmayacağı mesajı vermek için korkunç bir şekilde şiddete başvurdu. Gerçekleştirdiği vahşi saldırılarla çok sayıda can kaybına sebep oldu. Bunun üzerine direnişçiler de Mısır ve Tunus'taki ayaklanmacılardan farklı olarak gerilla güçleri oluşturup silahlı direniş başlattılar. Bu tutumları çeşitli eleştirilere konu olmuştur. Ama onu ayrıca ele alacağız inşallah. Direnişçiler 27 Şubat'ta, Kaddafi güçlerinden kurtarıp kendi hakimiyetlerine aldıkları Bingazi'de Ulusal Geçici Konsey adında bir komuta konseyi oluşturdular. 5 Mart'ta da, Kaddafi'nin Adalet Bakanlığı görevini yürüten ve direnişçilerle görüşmeye gittiği sırada bakanlıktan istifa ederek onlara katılan Mustafa Muhammed Abdülcelil konseyin başkanı ilan edildi. Abdülcelil 1952 Beyza doğumludur. İlk ve orta öğretimini doğduğu şehirde tamamladıktan sonra 1975'te Libya Üniversitesi Arap Dili ve Din İlimleri Fakültesi'nden yüksek dereceyle mezun oldu. Üç ay sonra Beyza'da savcı, 1978'de de genel yargıç oldu. 2007'de Adalet Bakanlığı görevine getirildi. Bingazi'ye gidip gerilla güçlerine katılmasına kadar da bu görevde kaldı. Ayaklanmacıları organize eden bir komitenin başına diktatörün en önemli makamlarından birinde dört yıldan beri görev yapan birinin geçmesi belki zihinlerde bazı soru işaretlerinin oluşmasına neden olabilir. Bununla birlikte ayaklananların, diktatörün can damarlarına basmasında onun önemli sırlarını, stratejisini ve taktiklerini bilen birinin kendi taraflarına geçmesinin önemli rolü olduğunu tahmin etmek de mümkündür. Ayrıca bu kişinin ayaklanmayı destekleyen ama diktatörün cephesinde kalarak ayaklananlara sırları aktaran kişilerle irtibatlarının da aynı şekilde direnişçilere taktik geliştirme fırsatları vermiş olması mümkündür. Mustafa Abdülcelil kendi başkanlığının sadece geçici dönem için olduğunu, yeni dönemde başkanlığa talip olmayacağını kamuoyuna açıkladı. Bu sözünde durup durmayacağını geçici dönemden sonraki tutumu ortaya koyacaktır. Ulusal Geçici Konsey'in birinci başkan yardımcılığını da Abdulhafız Gavka yapıyor. UGK'nin 45 üyeden oluştuğu ve üyelerin coğrafi bölgelere göre temsil usûlüyle belirlendiği ancak güvenlik sebebiyle isimlerinin açıklanmadığı bildirildi. UGK bir yandan direnişi organize ederken bir yandan da uluslararası platformda diplomatik mücadele vermeye başladı. Bu mücadelenin de üç hedefi vardı: Kaddafi yönetimi yerine Libya halkını temsil eden geçerli yönetim olarak tanınmak, maddi ve askeri destek temini, Libya'nın bloke edilmiş paralarını almak. UGK'yi ilk olarak 10 Mart'ta Fransa tanıdı. Sonra onu izleyen yeni ülkelerle tanıyanların sayısı hızla arttı. Dış destek temininde de önemli başarılar elde etti. Müteakip yazımızda Kaddafi'nin devrilmesi sonrasındaki statü, Libya ayaklanmasına yöneltilen eleştiriler ve yeni yönetimle ilgili beklentiler, bu yönetimin karşı karşıya olduğu zorluklar hakkında tespitlerimizi aktarmaya çalışacağız inşallah.
 
akit
Bu yazı toplam 1006 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim