• BIST 98.314
  • Altın 144,038
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 16 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Erzurum 9 °C
  • İzmir 24 °C
  • Rize 16 °C

Kuveyt’te Yemen görüşmeleri

Ahmet Varol

Suriye’de Rus işgal güçlerinin ve onların himayesi altındaki Baas güçlerinin Halep’te son günlerde sivil hedeflere yönelik saldırıları yoğunlaştırması ateşkesin aslında bir taktik olduğunu, gerçek anlamda bir ateşkes olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’ne ait ve Uluslararası Kızılhaç Teşkilatı tarafından da maddi yönden desteklenen bir sahra hastanesinin tamamen imha edildiği bu saldırıların Rus işgal güçlerinin Suriye’den çekilmesinin de oyun olduğu ve gerçek anlamda bir çekilme olmadığı gerçeğini gün yüzüne çıkardı. BM yetkilileri bu saldırıların Cenevre’deki görüşmeleri de tehlikeye soktuğuna dair açıklamalar yaptı. Ancak uluslararası güçlerin katillerin üzerine gitme konusunda söze gelir bir girişimde bulunmaması da dikkat çekiyor. 

Suriye’de bütün bu olayların yaşandığı sırada Yemen’de iç savaşın bitirilmesi için yine BM öncülüğünde Kuveyt’te başlatılan müzakereler de sürüyor. 

Yemen’deki olayların dikkat çekici yanı dün birbirlerine karşı savaşanların bugün aynı cephede, dün birbirleriyle ittifak kurmuş olanların ise bugün karşı karşıya yer almaları. 

Yemen’in eski diktatörü Ali Abdullah Salih ile Husi örgütü, bu ülkede halk devriminin başlaması öncesinde birbirlerine karşı savaşıyorlardı. Şimdi onlar aynı cephede savaşıyor ve müzakerelerde aynı tarafı temsil ediyorlar. 

Suudi Arabistan ve onun arka bahçesi sayılan Körfez ülkeleri, bu ülkede İslâmi hareketin iktidarı almasını önleyebilmek için “şerre karşı şer” anlayışıyla Ali Abdullah Salih’le işbirliği yaparak Husi fitnesine destek vermişlerdi. Şimdi onlar karşıt cephelerde savaşıyorlar. 

Aden’de bir hükümet kurmuş olan ve Suudi Arabistan’ın kurduğu Körfez koalisyonu tarafından desteklenen Abdurabbih Mansur El-Hadi, İslâmî hareket tarafından halk devrimi sürecinde geçiş döneminin cumhurbaşkanı olarak kabul edilmişti. Sonra İslâmî hareketin siyasi iktidarını önleme politikasında Suudi Arabistan’la arka planda işbirliği yaparak Husilere kapıları açtı. Bu da Suudi Arabistan’ın “şerre karşı şer” politikasının bir aşamasıydı. Bu aşamada Husi fitnesini Mısır’daki Baltacı fitnesi gibi görüyorlardı. Ama öyle olmadığı Husi fitnesinin arkasındaki İran desteğine güvenerek El-Hadi’yi ev hapsine kapatmasıyla anlaşıldı. 

Bunun üzerine El-Hadi ile Körfez koalisyonu ittifakı siyaseti değiştirip Husi örgütüyle Ali Abdullah Salih ittifakının karşısına geçti. Ona karşı savaş başlattı. Bu savaşta da halk direnişini yönlendiren gruplarla ve bu çerçevede İslâmî hareketle işbirliği yapmaktan başka seçenekleri yoktu ve bu hareketle köprüleri kurmak zorunda kaldılar. 

BM Yemen Özel Temsilcisi İsmail Veled Eş-Şeyh Ahmed, Yemen’de ateşkesin sağlanmasından sonra Kuveyt’te başlatılan dolaylı görüşmelerde son olarak Ali Abdullah Salih - Husi örgütü ittifakına beş maddelik bir çözüm formülü sundu ve şimdi bununla ilgili görüşlerini bekliyor. 

Bu maddeler de şöyle: 1.Husilerin başkent Sana dâhil askeri kontrol altında tuttukları bütün şehir merkezlerinden çekilmeleri, 2.Ellerindeki ağır silahları teslim etmeleri, 3.Kontrol altına aldıkları devlet kurumlarını terk etmeleri, 4.Siyasi esirlerin karşılıklı serbest bırakılmalarına razı olarak bu dosyayı kapatmaları, 5.Siyasi çözüm sürecini başlatmaları. 

BM Özel Temsilcisi Eş-Şeyh görüşmelerin olumlu havada geçtiğini ve umut verici olduğunu söyledi. Ancak henüz kesin bir çözüme yaklaşıldığına dair bir şey söylemekten de kaçındı ve bunun için henüz vakte ihtiyaç olduğunu ifade etti. 

Aden’de Abdurabbih Mansur El-Hadi liderliğinde kurulan hükümet Husi örgütünün özellikle Taiz bölgesinde gerçekleştirdiği saldırılarla ilgili bir dosyayı BM Özel Temsilcisi’ne sunarak bu bölgedeki saldırılarda korkunç katliamlar ve savaş suçları işlendiğini dile getirdi. 

Dikkat çeken bir gelişme de Aden’deki yönetimin Husi örgütüyle çatışmalara ara verildiği sırada fırsatı El-Kaide örgütüne yüklenmek için değerlendirmesi ve bu örgütün militanlarıyla çatışmalara girmesi oldu. Bazıları bu vaktin El-Kaide’ye yüklenilmesi için iyi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak böyle bir çatışmaya girilmesi diğer yandan El-Hadi liderliğindeki cepheyi Kuveyt’teki görüşmelerde zayıf düşürecektir. 

yeniakit

Bu yazı toplam 238 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim