• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Konya 19 °C
  • Antalya 25 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 22 °C
  • Rize 20 °C

Küresel mafyanın terör çetesi

Ahmet Varol

“Terör ve terörist” kelimeleri günümüz insanının çok sık duyduğu kelimeler arasında yer alıyor. Farklı kulvarlarda yarışan değişik akımlar birbirlerini teröristlikle suçluyorlar. Bazen ülke yönetimleri kendilerine karşı duranları, bazen de bu yönetimlere karşı mücadele eden akımlar yöneticileri teröristlikle suçluyorlar.

Terör kelime ve kavram olarak Müslümanlara yabancıdır. İslam aleminin bu kavramla tanışması da, İslam coğrafyasının sömürgeci güçlerin oyunları sonucu parçalanmasından sonra olmuştur. Günümüzde de İslam âlemine bakıldığında şiddet ve terörün kaynağında genellikle Müslüman halkların inanç ve değerlerine aykırı dayatmalar, zorbalıklar ve baskılar olduğu görülür.

Fakat işin kötü tarafı terör karşısında yine Müslümanların kendilerini savunmak, bir bakıma beraat talebinde bulunmak zorunda kalmalarıdır. Birileri kalkıp Müslüman âlimlerin teröre karşı kampanyalar yürütmelerini istiyor, başkaları da bu çağrıya cevap vermiş olmak için İslâm - terör karşıtlığı üzerine açıklamalarda bulunma ihtiyacı duyuyor. Aslında o çağrılar bir oyun, onlara cevap vererek kampanyalar başlatma ihtiyacı duyulması da oyuna getirilmedir. Çünkü burada teorik olarak İslâm - terör karşıtlığı ortaya konurken vakıaya dayalı olarak kurulan bazı bağlantıların zımnen kabul edilmesine kapı açılıyor.

Bu tür savunmalarla uğraşmak yerine sömürgeci güçlerin terörün uluslar arası boyutundaki rollerini ve gizli ellerini ortaya çıkarmak için bir şeyler yapmak daha isabetli olur. Ama bunu yapabilmek için emperyalizmle herhangi bir kuyruk bağının olmaması, ona eli mahkûm olmamak gerekir.

Tabii, bu tür oyunların oynanabilmesinin ve stratejik politikaların uygulanabilmesinin de bir sebebi var. O da eylemleri üstlenenlerin bunu İslâm adına yaptıklarını söylemelerinden, küresel emperyalizmin karanlık işleri için kurulan, sonra da yine onların insanlık dışı saldırılarına gerekçe oluşturacak ataklar yapan bir çeteyi “İslâm devleti” diye adlandırmalarından kaynaklanıyor. Oysa İslâm kendi özünde, temel kaynaklarında ve değerlerinde aranır. Birilerinin kendilerine veya kurdukları organizasyonlara verdikleri isimler yüzünden onu hedef alan karalama yapılmasının haklı bir yanı olamaz.

Ama terörü aynı zamanda İslam’a karşı kara propagandanın, kitlelerin ona olumlu ilgi duymasına engel çıkarmanın aracı ve malzemesi olarak kullanmak isteyenlerin işine yarayacak malzemeler çıkarılması istendiği sergilenen tavırdan belli oluyor. Belki kendilerini feda edebilecek kadar bir şeylerin heyecanına kapılmış olanlar bunun farkında değillerdir. Ama onlara yön verenlerin böyle bir amaca sahip olduklarını tahmin etmek zor değildir. İslam’ın şeriatını uyguladıkları iddiasıyla insanların kafalarını kesip görüntüsünü videolara kaydederek dünya medyasına servis etmenin amacı, İslam’la ilgisi olmayan bir uygulamayı icra edip de “İslâm şeriatı budur” mesajı vermekten başka bir şey olamaz. Kız okulu basıp birçoğu ergenlik çağına bile ermemiş kimisi Müslüman kimisi hıristiyan kızları kaçırdıktan sonra onları cariye olarak satacağını ilan etmenin o kara propagandaya malzeme çıkarmaktan başka ne amacı olabilir? Mali’nin başkenti Bamako’da Radisson Oteli’ni basıp rehin aldıkları kişileri Kur’an imtihanından geçirdikleri, Kur’an okumayı bilenleri serbest bıraktıkları mesajlarını medyaya yaymanın arkasındaki perdeyi kaldırdığınızda karşınıza çıkacak yüz “bakın işte İslam budur” mesajı vermek isteyenin yüzüdür. Ama o eylemi yapanlar perdenin arkasında duran şeytanın kuyruğuna arkadan bağlanmışlardı ve kuvvetli ihtimalle yaptıklarının doğru olduğuna inanıyorlardı.

Terörü gerçekte bir araç ve yöntem olarak kullananlar aynı zamanda her yıl terör listeleri hazırlıyor ve kimlerin teröre başvurduğuna hükmetme konusunda kendilerini yargıç olarak görüyorlar. Oysa gerçekte terör onların ektikleri tohumların ürünüdür. Yerine göre de bizzat kendileri başkalarını sindirmek ve kendi politikalarını, dayatmalarını kabul etmeye zorlamak için baskı aracı olarak başvuruyorlar.

Aslında terör küresel emperyalizm tarafından iki tarafı keskin bir kılıç olarak kullanılıyor. Bir yandan hem kendi eliyle hem de maşa olarak kullandıklarının elleriyle kafaları kesmekte; bir yandan da istemediği inanç ve anlayışları kötülemede kara propaganda malzemesi olarak kullanıyor.

yeniakit

Bu yazı toplam 237 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim