• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Konya 14 °C
  • Antalya 20 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Erzurum 12 °C
  • İzmir 19 °C
  • Rize 17 °C

Kurban ve ümmet dayanışması

Ahmet Varol

Öncelikle kıymetli okuyucularımız başta olmak üzere tüm dünya Müslümanlarının Kurban bayramlarını tebrik ederek söze başlamak istiyorum. Yüce Allah’tan dileğimiz Müslümanları gerçek anlamda bir bayram sevinci ve mutluluğu yaşayacakları günlere kavuşturmasıdır. 

Bugünkü yazıyı yattığım yerden yazıyorum. Çünkü her ne kadar hastaneden çıktıysam da bilgisayarı oturarak kullanmakta zorlanıyorum. Geçtiğimiz Pazar günü girdiğim Bezmialem Ünv. Tıp Fakültesi Hastanesi’nde iki gün müşahede altında tutarak tedavi yaptıktan sonra bir süre ilaçla tedaviye devam etmem için eve gönderdiler. Muhtemelen Türkiye’de seçimlerin yapılmasının hemen ardından da bir ameliyat için yeniden aynı hastaneye döneceğim Allah takdir ederse. Allah’tan dileğimiz tüm mü’min kardeşlerimize sağlık afiyet vermesi, kardeşlerimizden talebimiz de bizim için dua etmeleri. Bu vesileyle Bezmialem Ünv. Tıp Fakültesi’nde benimle bizzat ilgilenen Genel Cerrahi uzmanı Muhterem Dr. Adnan Arslan ve Acil Tıp Anabilim Dalı’ndan Asst. Dr. Cahit Yılmaz başta olmak üzere benimle ilgilenen tüm doktorlara ve yetkililere şükranlarımı arz etmek, hastanedeki hizmetten ve muameleden dolayı da memnuniyetimi dile getirmek istiyorum. 

Ümmet bütünlüğünün ve dayanışmasının sağlanmasında hacc ve kurban ibadetinin özel bir yeri var. Son yıllarda bu bütünlük ve dayanışma duyarlılığına dayalı çabaların bir hayli arttığını görmek memnun ediyor. Yakın zamana kadar bir dayanışma sağlansa da dar bir alanda veya en fazla küresel emperyalizmin Müslüman halkları birbirinden koparmak amacıyla çizdiği sınırların içinde gerçekleşiyordu. Şimdi bu sınırların aşılması ve dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaçlı Müslümanlara ulaşılması konusunda hayli mesafe katedildi ve tecrübeler kazanıldı. 

Bu dayanışma sadece maddi destekten ibaret değil. Aynı zamanda manevi bir köprü, sevgi bağı ve kardeşlik bağlantısı kurulmasına vesile oluyor. İnsanlarımız bu vesileyle daha önce hiç isimlerini duymadıkları ülkelerde ve beldelerde de kardeşlerinin olduğundan haberdar oluyorlar. Bu kardeşler arasında dayanışmanın kardeşlik bağlantılarının da güçlendirilmesine vesile olacağını düşünüyorlar. 

Fakat zulüm saltanatlarına son verme mücadelelerinin kararlılıkla yoluna devam etmesi ve ümmetin yeniden izzetine kavuşması için işin sadece maddi yardımlaşmadan ibaret kalmaması gerekir. En başta İslâm ümmetinin aslında güçlü olduğu ama dağılmışlık sebebiyle gücünü kullanamadığı gerçeğini görmeliyiz. Zaten küresel emperyalizmin İslâm ümmetini zayıf düşürmesinde de onu böyle küçük parçalara ayırması birinci derecede rol oynadı. Şimdi o küçük parçaları bir araya getirerek yeniden aynı bütünlüğe ve güç birliğine kavuşmanın tüm araçlarından istifade etmeye çalışmalıyız. Kurban bu araçlardan biridir. Ama kurban dayanışmasıyla inşa edilen köprüleri sağlamlaştırmazsak hedefe doğru ilerleme gerçekleşmez. 

Ümmetin yeniden bütünlüğe ve güç birliğine kavuşması için yürütülen çalışmaların başarısız kalması için küresel emperyalizm yeni oyunlara başvuruyor. Müslüman halkları birleştiren değerlere karşı savaş açarak aralarına fitne tohumu ekenler ve bu tohumlardan istenen ürünlerin alınması için kirli oyunlara başvuranlar aslında bu halkların hepsine düşmandır. 

Küresel emperyalizmin, Müslümanlar arasında ümmet bütünlüğünün sağlanmasını engellemek amacıyla kullandığı maşalar görünüşte herhangi bir etnik unsuru temsil ettiğini ve onların hakları için savaştıklarını ileri sürseler de gerçekte savunduklarını ileri sürdükleri halkların da aleyhine çalışıyorlar. Bu halklara düşman oldukları başlarında bir saltanat oluşturdukları zaman çok daha belirgin bir şekilde görülüyor. Böyle bir saltanat oluşturmalarının ardından ilk iş olarak savunduklarını söyledikleri halkların manevi değerlerine karşı savaş açıyor ve bu savaşlarında başarılı olabilmek için yönettikleri halkların gözünü korkutmada işe yarayacak tüm araçları insafsız ve sınırsız bir şekilde kullanıyorlar.

İslâm ümmeti son iki yüz yıl içinde bu konuda pek çok tecrübe yaşadı. Bu tecrübelerden ibret alınması ve aynı tuzağa bir daha düşülmemesi gerekir. Müslüman halkları güçlendiren değerler onları birleştiren ve kardeşlik bağlarını sağlamlaştıran değerlerdir. 

Bu mübarek bayram bizi bu konuda yeniden derin bir şekilde düşünmeye ve Yüce Allah’ın gösterdiği yolda kardeşlik bağlarını güçlendirerek ilerlemeye yöneltmeli.

yeniakit

Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim