• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Konya 4 °C
  • Antalya 7 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Erzurum -7 °C
  • İzmir 7 °C
  • Rize 1 °C

Komplocuların komplo teorileri

Ahmet Varol

15 Temmuz darbe teşebbüsünün sadece Türkiye’den değil aynı zamanda Türkiye dışından yönetildiği kendini belli ediyordu. Bunu sadece İncirlik Hava Üssü’yle olan bağlantısına dayanarak söylemiyorum. Çünkü darbecilerin zaferini ilan etmede Türkiye dışındaki medya organları Türkiye içindekilerden çok daha hızlı hareket ettiler. 

O gece ben Türkiye dışındaki medya organlarında görev yapan arkadaşlarıma cevap yazmak ve telefon bağlantısı taleplerini karşılamak için Türkiye’deki sosyal medyaya yönelik pek mesaj yazma fırsatı bulamadım. Zaten Türkiye’deki sosyal medyada yoğun şekilde mesajlar yayınlandığından ben de olayları İngilizce ve Arapça medya organlarından takip etmek zorunda kalan arkadaşlarımı bilgilendirmek, izledikleri yayın organlarındaki bilgilerin gerçekleri yansıtmadığı konusunda kendilerini ikna etmek ve bazı medya organlarının da telefon bağlantısı taleplerine cevap vermek için vakit ayırmayı tercih ettim. 

İzledikleri medya organları Türkiye’de “ordunun” yönetime el koyduğuna, sivil yönetimin askıya alındığına, Cumhurbaşkanı R. Tayyib Erdoğan’ın da Almanya’dan veya İngiltere’den sığınma talebinde bulunduğuna dair haberleri arka arkaya veriyorlardı. 

Vatandaşlar meydanlara çıkmış, tankların önüne geçmiş, kapatılan yerleri açmak için yoğun çalışma başlatmış olduğu halde söz konusu medya organları hâlâ “ordu yönetime el koymuştur” davulunu çalmaya devam ediyorlardı. Whatsapp üzerinden gönderdiğim mesajlarda ordunun darbe yapmadığını, ordu içinde bir grubun darbe girişiminde bulunduğunu ve başarılı olamadığını yazdığım halde bana inanmakta zorluk çekiyorlardı. “Delillerin nelerdir?” diye sorarak izledikleri medya organlarında yayınlanan haberlerin ve iddiaların yalan olduğu konusunda kendilerini tatmin edecek bilgiye ulaşmak için yardımcı olmamı istiyorlardı. Delil istemelerinin sebebi tabii ki asılsız haberleri yayanların yanında durmaları değil bu haberlerden dolayı duydukları endişe ve telaştı. O yüzden kendilerini tatmin edecek kesin bilgilere ulaşmak istiyorlardı. 

Kısaca ifade etmek gerekirse küresel emperyalizmin sözcülüğünü yapan medya organları olayların başlangıcında gayet mutlu ve heyecanlı olduklarını gizlemiyorlardı. Ama darbecilerin halkın direnişi karşısında duramayacağının ortaya çıkması üzerine hemen ağız değiştirdiler. Bu kez olayların bir komplo, Tayyib Erdoğan’ın ülkede kontrolü güçlendirmek için oynadığı oyun olduğunu söylemeye başladılar. 

Bu iddialar ne taraftan baksanız saçma ve akıl dışıdır. Zaten iddiaları ortaya atanların bizzat kendilerinin de inandıklarını sanmıyorum. 

Eğer bir komplo olmasından şüpheleniyor idiyseniz neden olayların başlangıcında bu kadar açık tavırlı oldunuz ve heyecana kapıldınız. Çünkü harekete geçenlerin kimler olduğunu çok iyi biliyordunuz. Bu kişilerin ülkede yönetimi ele geçirmeleri durumunda sadece mevcut sivil yönetimi devreden çıkarmakla kalmayıp onun ensesine oturacağını, ona çok ağır darbeler indireceğini, uluslararası güçlerin Türkiye’yle ilgili bütün hesaplarının önünü açacağını ve arzuladığınız daha birçok faaliyeti devreye sokacağını biliyordunuz. 

Eğer bu olay komplo ise darbe teşebbüsü için tankları harekete geçiren, uçakları uçuran paralel yapılanmanın adamlarının hepsinin tam anlamıyla aptal olması gerekir. Örgütün başındaki liderin de kendisine karşı sürdürülen mücadeleden dolayı tamamen aklını kaybetmiş olması gerekir. Hadi bu kişinin içine düştüğü durumlardan dolayı tamamen keçileri kaçırdığını ve böyle bir komploda kazığa oturduğunu kabul edelim. İyi de bu adam tek başına planlamadı bu teşebbüsü. Yüzlerce adamları tankların üzerinden alınıp götürüldü. Darbe sonrası yapacakları atamalarla ilgili listeler hazırlamışlar. Devletin kurumlarına baskın düzenleyen, TRT’yi basan, köprüleri kapatan, havaalanını kuşatmaya alan elemanları suç üstü yakalandı. 

Bütün bunlar eğer gerçekten komplo olsaydı bu suçları işleyenlerin hepsinin Tayyib Erdoğan’ın adamları olması gerekirdi. Oysa bu kişilerin kim oldukları, nerelerle bağlantılı oldukları biliniyor. Eğer bu kişiler böyle bir komploya alet oldularsa akıllarını çorbaya katmış olmaları gerekir. Ama tabii böyle bir saçmalığa kendileri de inanmıyorlar. Beceremedikleri için komplo teorileriyle yüzlerini örtmeye çalıştılar. Fakat yine ağızlarına burunlarına bulaştırdılar.

yeniakit

Bu yazı toplam 281 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim