• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 22 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Erzurum 17 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 18 °C

Koalisyon IŞİD’le mi savaşıyor?

Ahmet Varol

IŞİD’in ortaya çıkışının gerçekte Baas rejimine karşı mücadelenin güçlendirilmesi amacına yönelik olmadığını Suriye sahasında isminin duyulmasından itibaren dile getirmeye çalışmıştım. Ne yazık ki gelişmeler bu konudaki tahminlerimi doğru çıkardı. Ama tahminlerim daha önce Irak ve Cezayir’de yaşanan tecrübelerden edinilen bilgilere dayanıyordu. Çünkü IŞİD adlı örgütün mayası, küresel emperyalizmin Irak işgaline karşı verilen haklı ve meşru mücadelenin kirletilmesi ve bu mücadeleye dönük savaşın gerekçeye dayandırılması amacıyla Irak’ta oluşturulmuştu. Sonra da işgale son vermek amacıyla mücadele eden oluşumların tümünün isimleri unutturularak, “kafa kesme” operasyonlarının videoları Irak’ta işgale karşı sürdürülen mücadeleyi kirletme amacıyla dünyanın ileri gelen medya araçlarına servis edilmeye başlanmıştı. Ama örgütün o zamanki adı henüz IŞİD değil sadece Irak İslâm Devleti idi. 

Bu strateji daha önce Cezayir’deki cuntanın, gayri meşru darbesinin kazıklarını çakmak amacıyla İslâmî harekete karşı başlattığı savaşı meşrulaştırmak ve haklı göstermek amacıyla GIA üzerinden oynandı. 

Bugün Suriye’de IŞİD üzerinden oynanan oyun da aynısıdır. Örgütün Suriye’de dağılma sürecine girmesi üzerine Irak’ın içine çekilerek Bağdat rejimine bağlı askerler vasıtasıyla arka kapıdan silahlandırılmasının amacı da bu stratejiyi uygulamaya geçirmenin şartlarını oluşturmaktı. 

15 Mart 2011 tarihinden beri Suriye’de hunharca insanları katleden Baas rejimine ve onun arkasında duran güçlere karşı kılları kıpırdamayan küresel güçler ve bölgedeki çıkarlarının bekçiliğini yapan dikta rejimleri de kendi elleriyle oluşturdukları IŞİD tehdidini Suriye’ye müdahale için gerekçe yaptılar. Ama bu amaçla oluşturulan uluslararası koalisyonun aylardan beri sürdürdüğü savaşta, IŞİD’le savaştığını söylemek asla mümkün değildir. 

Bu savaş IŞİD’i bahane ederek Baas zulmüne karşı verilen direnişi karşısına alan savaştır. Koalisyon güçlerinin hava saldırılarında IŞİD hedeflerine düşen payın çok az olduğu, önemli bir kısmının Baas rejimini zorlayan direniş gruplarına ait noktaları vurduğu gelişmelerle ilgili raporlarda ortaya kondu. IŞİD hedeflerine yönelik olduğu söylenen saldırıların birçoğunda da sivillerin zarar gördüğü yine aynı raporlarda dile getirildi. 

Diğer taraftan IŞİD’in de savaşı Baas rejimine karşı değil direniş gruplarına karşıdır. Kendisinin devlet kurduğu gerekçesiyle bu devletin tahakkümü altına girmeyen grupları mürtet hükmünde gördüğü ve “mürtetlerle savaş kâfirlerle savaştan önce gelir” diyerek Baas rejimini zorlayan direniş gruplarına karşı savaş verdiği doğrudan olayların yaşandığı bölgelerden aldığımız bilgilerde vurgulanıyor. 

Kuzeyde kontrol altına aldığı bölgeleri PKK’nın uzantısı durumundaki PYD’ye, güneyde de kontrol altına aldığı bölgelerden bazılarını savunamadığı iddiasıyla Baas güçlerine teslim etmesine, havadan da görünüşte koalisyon güçleri tarafından sıkıştırılmasına rağmen Suriye sınırları içinde IŞİD’e ait sahanın daralmayıp genişlemesi bu sebepledir. 

Çünkü karada IŞİD militanları, Baas’la değil “mürtetlerle savaştıkları” iddiasıyla Baas’ı zorlayan direniş gruplarıyla savaşıyor. Havadan da uluslararası koalisyon güçleri IŞİD’le savaştığını iddia ederek, direniş gruplarının IŞİD karşısında oluşturduğu savunma hatlarını hedef alıyorlar. Diğer yandan IŞİD de önce uluslararası güçlerle savaştığı iddiasıyla dünyanın değişik bölgelerinden kandırdığı gençleri oraya çekiyor. Çektikten sonra da kandırdığı gençleri, devletinin sınırlarını genişlettiği, bunun için de mürtetleri aradan çıkarması gerektiği iddiasıyla Baas’ı zorlayan direnişçilerin üzerine yöneltiyor. Bu oyun aynı zamanda, potansiyel bir tehdit olarak görülen ama heyecana dayalı birtakım söylemlerle etki altına alınan gençlerin bir kısmının tasfiye edilmesini sağlıyor. 

Dolayısıyla IŞİD küresel emperyalizmin, Baas rejiminin ve onunla bağlantılı olarak bölgedeki diğer dikta rejimlerinin geleceğini kurtarma amacıyla oynadığı oyunda bir komplodur. 

Şimdi de bu komplodan Türkiye’deki PKK’nın yeniden azgınlaştırılması, dağdan şehre inmesinin, insanları evlerini basarak hamile eşlerinin ve çocuklarının önünde vahşice katletme cüreti göstermesinin sağlanması için yararlanılmak isteniyor. 

yeniakit

Bu yazı toplam 375 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim