• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Konya 8 °C
  • Antalya 17 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Erzurum 6 °C
  • İzmir 15 °C
  • Rize 16 °C

Kerry’nin Kudüs çıkartması

Ahmet Varol

İşgalcinin Mescidi Aksa’yı paylaştırma tuzağının fitilini çektiği Kudüs intifadası bir ayını dolduruyor. İşgal güçlerinin şiddeti son raddesine kadar kullanmalarının ters tepmesi sadece işgal yönetiminde ve toplumunda değil arkalarında duran küresel emperyalizmde de endişeye yol açtı. 

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun soruna çözüm bulmak ve işgalciyi rahatlatmak için bir diplomatik atak gerçekleştirdi ama sonuç alamadı. 

Bunun ardından ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry, siyonist işgalcinin işgal altında tuttuğu alandaki tahakkümünde bir zayıflama oluşmadan olayların yatışmasını sağlamak amacıyla girişimlerde bulundu. Bunun başarıyla gerçekleştirilmesi için de işgalcilere akıl vermekten çok ihanetçileri devreye sokmak gerekiyordu. O yüzden işgalci siyonistlerle yapacağı görüşmelerden ziyade Ürdün’ün başkenti Amman’da yapacağı görüşmeler ve gerçekleştireceği ittifaklar önem taşıyordu. 

Kerry, 24 Ekim Cumartesi günü Amman’da Ürdün Kralı II. Abdullah’la kapsamlı görüşme yaptı. Konusu Kudüs ve Mescidi Aksa meselesi, bu meseleyle ilişkili olarak patlak veren olaylar ve bu olayların yatıştırılması için neler yapılabileceği idi. Ürdün’ü tercih etmesinin sebebi ise küresel güçlerin kararlarında Kudüs’teki İslâmi vakıfların ve Mescidi Aksa’nın işlerinin takibi yetkisinin bu ülkeye verilmiş olması. Bu yetkiye sahip Ürdün Haşimi Krallığı isimli devletin kurulduğu tarihten bu yana Filistin, Kudüs ve Mescidi Aksa’ya sadece ihanet ettiğini kısa not olarak verip Kerry’nin atağıyla ilgili gelişmelere dönelim. 

ABD Dış İşleri Bakanı Amman’da aynı zamanda Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’la bir araya geldi. Orada Abbas’ın çalışma ofisinde görüştü. İhanet halkasını tamamlamak için ona da ihtiyaç vardı ve Kerry’yi Ramallah ile Amman arasında dolaştırmamak için Abbas Amman’daki ofisine gelmişti. 

Her zaman olduğu gibi ABD Dış İşleri Bakanı yine kavram sömürüsü yaparak, “barış ve istikrar”ın sağlanması için neler yapılması gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunduğunu iddia ediyordu. Asıl amaç ise işgalci siyonisti ciddi şekilde zorlayan Kudüs intifadasının sonlandırılması için ihanetçilerin daha etkin bir şekilde devreye girmelerinin sağlanmasıydı. Fakat asıl önemli olan işgalcinin Kudüs ve Mescidi Aksa üzerindeki sultasının zayıflamasına sebep olacak bir gelişmeye fırsat vermeden Kudüs intifadasının son bulmasını ya da yayılmasının önlenmesini sonra da işgalcinin onu daraltma çemberine almasını sağlayacak bir formül bulunmasıydı. Çünkü işgalciler Kerry’ye böyle talimat vermişlerdi. O, talimat ve emirleri işgalci siyonistlerden alıyor sonra uluslararası düzenlemelere göre Kudüs ve Mescidi Aksa üzerinde resmî yetkiye sahip gösterilen yerli ihanetçilere talimat ve emir verme görevini yerine getiriyordu. 

Abbas yönetiminin sözde “barış” görüşmelerini yürüten heyetinin başkanlığını yapan Saib Arikat, kendilerinin Mescidi Aksa’nın eski statüsüne döndürülmesini istediklerini söyledi. Peki nedir eski statüsü? Kısaca özetlemek gerekirse işgalcinin buraya hiçbir şekilde karışmaması, kimseye giriş yasağı koyma ya da izni verme yetkisinin olmaması ve buranın tamamen İslâmî Vakıflar İdaresi’nin kontrolüne verilmesi. 

Ama aradan fazla zaman geçmeden, Kerry’nin Mescidi Aksa’ya işgal rejimiyle İslâmî Vakıflar İdaresi tarafından birlikte kontrol edilecek bir kamera sistemi yerleştirilmesi, Müslümanların ibadet için yahudilerin de turistik amaçla girmelerine izin verilmesi üzere anlaşma sağladığı ortaya çıktı. Bu da en başta işgal rejimine Mescidi Aksa’nın kontrolü konusunda tam yetki verilmesi anlamına geliyor. Bunun yanı sıra yahudilerin buraya turistik amaçla değil tamamen provokasyon amacıyla girdikleri çok iyi biliniyor. Zaten son olayların fitilini çeken de bu provokasyondur. Anlaşma buna izin veren uygulamaların resmîleştirilmesi anlamına geliyor. 

Bu anlaşmanın gün yüzüne çıkmasıyla birlikte Kerry’nin nasıl ihanetçilerden yararlanarak saman altından su yürüttüğü, Arikat’ın da milleti uyutmak için taktik oyunlarına başvurduğu görüldü. 

Konu hakkında inşallah yarın Özel FM’de 19.30’da yayınlanacak Dünya Döndükçe programımızda daha geniş bilgi vereceğiz. Programın ses kaydını web sitemizden (www.vahdet.info.tr) dinlemeniz mümkündür. 

yeniakit

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim