• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Konya 22 °C
  • Antalya 26 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Erzurum 15 °C
  • İzmir 26 °C
  • Rize 20 °C

KALBİN KARARMASINA DEVA OLAN GECE KIYAMI

Abdullah Büyük

Geçen hafta istifadenize arz etmiş olduğum kalbin kararmasına deva olan Kur’an tilavetiyle adeta et ve tırnak haline gelen ve onunla birebir ilişki içinde olan bir diğer ibadet de gece kıyamı, teheccüddür. Allah, gün içinde meşgul olunan şeylerin, yoğun düşüncelerin olmadığı seher vaktinde kulunu özel olarak davet etmektedir. Bu vakitler kul ile Allah arasında özel bir randevu ve tahsis edilmiş anlardır. Teheccüd, kalp hastalıklarını temelden çözme gücüne sahip olan gönül mesaisidir. 

Allah nasıl bizlerden Kur’an-ı Kerim’i tertil üzere okumamızı istiyorsa yine bu tilaveti seher vaktinde gerçekleştirmemizi de istemektedir. Çünkü bu vakitler dünyaya ait meşguliyetlerin olmadığı, bedenin uyku ile dinlenip yorgunluğunu attığı ve tilavetin gerçekleştirilebileceği en uygun vakitlerdir. Teheccüdün ilk kısmı bu vakitte okunan Kur’an’ın tilavete dönüşmesiyken, diğer kısmı da yine bu vakitlerde kılınan namazdır. 

Bu özel randevuda yapılacak diğer şeyler ise istiğfar, tövbe, gözyaşı ve zikirdir. Ayetleri tilavet ettiğimizde bize verdiği mesajları nasıl hayatımızda uygulamaya geçirebiliyorsak, bu saydığımız ibadetlerin de hepsi bünyesinde ayrı bir mesaj taşımaktadır. Allah’ın adını her zikrettiğimizde alacağımız ayrı bir mesaj ve anlam vardır. Hepsi Allah’a bir yönelişi, ayrı bir dua ve ilticayı ihtiva eder. İnsanların bile birbirlerine seslenişleri devamında bir isteğin geleceğini ifade ediyor ve karşılık buluyorsa, âlemlerin Rabbine olan hitabımız da elbette bir beklenti ve karşılığı ihtiva edecektir. O halde bu iletişimin adı olan zikrin hakkını, ağız alışkanlığı halinde okuyup sona erdirmek yerine, içerdiği manaları ve değerini bilerek gerçekleştirmeli, onun da hayatımızda yerini bulması gereğini yapmalıyız.

Teheccüd ve bu mübarek vakitlerde uyanık durmanın insan hayatına kattığı pek çok bereket vardır. Gece kıyamının öncelikle insanı tüm günahlardan koruma gibi bir özelliği vardır. Hz. Ömer “Hakkı verilerek alınan abdest kul ile günahlar arasına barikat kurar” sözünde, hakkı ile yapıldığı takdirde abdest gibi bir amelin dahi günahlara karşı kalkan olabileceğini ifade etmiştir. 

Gece kıyamının diğer özelliği ise işlenmiş olan günahlara kefaret olmasıdır. 

Üçüncüsü ise bedeni hastalıktan koruyucu özelliğe haiz olmasıdır. Hastalıklar imtihan için Allah tarafından takdir edildiği gibi, kulun ihmal veya yanlışları sonucunda da zuhur eder. Allah’ın verdiği hastalıklara sabır gerekirken, kendi hatalarımız sonucu başımıza gelenlere ise Allah’ın rızasının olmadığını bilmemiz gerekir. Günümüzde hastaneleri bir an olsun boş bırakmayan insanların hastalıklarının % 5’i Allah’ın imtihan için takdir buyurdukları ise geri kalanı kendi ihmalkârlıkları sebebiyle başlarına gelenlerdir. Maddi olarak tedavi yöntemlerine elbette başvurulmalıdır. Fakat Yaratıcımızın bize sunduğu bu manevi tedavi yöntemini kullanıp, seher vakitlerinde uyanık olmanın hastalıkları def edici özelliği bulunduğuna da inanmak durumundayız.

Dördüncü faydası ise nefsi terbiye etmesidir ki, yetmiş şeytan gücünde olan nefsi terbiye etmenin en aktif yöntemlerinden biri budur. 

Teheccüdün beşinci özelliği, insanı sabra alıştırmasıdır. Bakışlarıyla bile muhatabına rahatlık vermesi gereken biz Müslümanların, bugün patlamaya hazır bir bomba gibi hayatımızı sürdürmemiz bu bereketlerden mahrum olmamız sebebiyledir.

Seher vakitlerinde uyanık olmanın hayatımıza katacağı altıncı bereket ise hayat mücadelesinde mesai sarf etmek için bedeni kuvvetlendirmesidir. Yani hayata bakış açısını değiştirir, ümit ve ferah dolu bir yaşam sürmeyi sağlar. Zira gece insan ruhunu besler, bereketli vakitlerde alınabilecek en güzel gıdaları ruha verir.

Bütün bunların sonunda teheccüdün kalpteki hastalıkları, katılığı tedavi etmesinin de kaçınılmaz olduğunu, bu bereketlerin neticesinde kalbin kararmasının otomatik olarak engellenmiş olacağını da belirtmek isterim.

Ey kalpleri halden hale çeviren Allah’ım! Kalplerimizi dinine, rızana, şeriata, Kur’an’a sabit kıl! Ey halleri halden hale çeviren Allah’ım! Bizim halimizi en güzel hale tebdil eyle! Yeryüzünde hastalığa duçar olan kullarına Şafi isminle tecelli eyle... Âmin.

yeniakit

Bu yazı toplam 532 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim