• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Konya 7 °C
  • Antalya 12 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Erzurum -4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Rize 5 °C

Kahire’deki Ateşkes Pazarlıkları

Ahmet Varol

Gazze’deki ateşkesin uzatılmasına paralel olarak Kahire’de direnişin öne sürdüğü şartlar üzerinde pazarlıklar sürüyor. Burada dikkatten kaçırılmaması gereken önemli husus, pazarlığın işgalci siyonistlerin değil Filistin direnişinin öne sürdüğü şartlar üzerinde yapılıyor olmasıdır. Bunun anlamı işgalci saldırganların direnişin kararlı duruşu karşısında onun şartlarının pazarlık masasına konmasını kabul etmek zorunda kalmasıdır. Eğer ki işgalci saldırgan direnişe diz çöktürebilmiş olsaydı bu şartları hiç gündemine alır, pazarlık konusu yapar mıydı? 

“Peki, neden direnişçiler siyonist düşmana bu şartları kabul ettirmekte zorlanıyorlar?” diye sorulabilir. Bunun iki önemli sebebi var: Birincisi, katil siyonistin her hangi bir savaş ahlâkına sahip olmaması ve teknik imkânlarının büyük yıkımlar gerçekleştirmeye elverişli olması nedeniyle Filistin direnişinin daha büyük tahribata kapı açmadan pazarlığı sonuca bağlamak istemesidir. İkincisi, Kahire’deki Sisi cuntasının Filistin halkının taleplerini işgalciye değil işgalci katillerin taleplerini Filistin direnişine kabul ettirmek amacıyla taktiklere başvurması, işgalcinin önünü açmaya çalışırken Filistin tarafını köşeye sıkıştırmak istemesidir. Ne yazık ki görünüşte arabulucu rolü oynayan Sisi cuntası gerçekte işgalci hesabına ve yararına pazarlık yapıyor. 

Aslında işgal rejiminin, dananın kuyruğuna geldiğini ve Gazze’deki direnişin işini bitirmek için sadece birkaç güne ihtiyacının kaldığını söylediği, bir yandan da bu işten vazgeçmeye niyeti olmadığını ve kendisine yönelik tehdidi ortadan kaldırmak için ne pahasına olursa olsun zorlayacağını ortaya koymak amacıyla yeni binlerce yedek askeri göreve çağırdığı, ABD’nin gemiler dolusu yeni mermi ve askeri teçhizat gönderdiği, senatosunun işgalcinin Demir Kubbe’sine yeni tahsisat verilmesini onayladığı sırada Sisi cuntasının ateşkes önerisini ve direnişin şartlarını görüşmek üzere masaya oturmayı kabul etmesi büyük çelişki arz ediyordu. İşgal rejimi gerçekten dananın kuyruğuna geldiğine inanıyor olsaydı bu işin kuyruğunu kesinlikle bırakmazdı. 

Filistin direnişine ablukanın kaldırılması talebinde oldukça ısrarlı tavır sergileme cesareti veren de zaten işgal güçlerinin dökülmesini, yıpranmışlığını, aczini ve yenilgisini çok iyi görüyor olmasıdır. Onun bileğini güçlendiren budur. O sebeple şartlarından geri adım atmama konusundaki ısrarlığını sürdürme niyetini gizlemiyor. 

Fakat diğer taraftan işgal rejimi, direnişin şartlarının, özellikle Gazze üzerinde ablukanın tamamen kaldırılması, deniz, kara ve hava bağlantılarının kurulması şartının kabul edilmesinin karşılığının sadece ateşkes sağlanmasından, silahların susmasından ibaret kalmasına razı olmak istemiyor. Böyle bir şartın kabul edilmesinin kendisine daha fazla şeyler kazandırmasını arzuluyor. Bunun için Gazze’de de aynen Batı Yaka’daki gibi bir güvenlik işbirliği anlaşmasının uygulamaya geçirilmesini, direnişçilerin elindeki tüm silahların toplanıp işgal rejimiyle güvenlik işbirliği içine girecek mekanizmaya devredilmesini istiyor. 

Sisi cuntası silahların toplanması konusunda işgal rejiminin talebini Filistin direnişine iletti. Ama direnişi temsilen dolaylı görüşmelere katılmak üzere Kahire’ye giden heyet bu şartı baştan reddetti ve böyle bir şartın hiçbir şekilde pazarlık gündemine alınmayacağını kesin dille bildirdi. Direnişin böyle bir karşılık vermesi işgalcinin zoruna gitti ve o yüzden oyalama yapıyor. Kahire’ye gönderdiği diplomatik heyetin bileğini güçlendirmek amacıyla yeniden saldırı tehditlerini gündeme getirdi. Ateşkesin süresinin uzatılması görüşmelerinin yapılacağı saatlerin yaklaştığı sırada Gazze’de bazı noktalara saldırılar düzenledi ve Gazze çemberi olarak nitelendirilen tampon bölgeye yeniden tanklar yerleştirdi. 

İşgalci siyonist kendisinin savaş ahlâkına sahip olmamasının ve elindeki teknik imkânların büyük tahribata sebep olmasının da Filistin tarafını endişeye soktuğunu biliyor ve o da bunu bir avantaj olarak değerlendiriyor. O yüzden direnişin özellikle Gazze’ye uygulanan ablukanın tamamen kaldırılması ve el-Halil’deki üç yahudi genç olayından sonra tutuklanan Filistinlilerin serbest bırakılması şartlarını kabul etme konusunda oyalama yapıyor. 

yeniakit

Bu yazı toplam 253 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim