• BIST 102.494
  • Altın 226,800
  • Dolar 5,3255
  • Euro 6,0377
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya 1 °C
  • Antalya 7 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Erzurum -13 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 7 °C

"İslam Dünyası Direnme Gücünü Kaybetti"

"İslam Dünyası Direnme Gücünü Kaybetti"
Atasoy Müftüoğlu: İslam dünyası direnme gücünü kaybetti

7. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapsamında söyleşi yapan Atasoy Müftüoğlu, İslam dünyasının direnme gücünü kaybettiğini söyledi.

İslam toplumunun bugün varoluşsal, yapısal ve tarihsel sorunlarla yüzleşmekten kaçtığına işaret eden Müftüoğlu, "Bu sorunlarla ilgili nihai anlamda bir çözümleme yapmamız gerekiyor. Fakat biz çözümlemeyi bir yolunu bulup, hep erteliyoruz ve bu sorunlar tarafından bugün çok ciddi bir şekilde kuşatılmış durumdayız. Bu sorunlarla yüzleşmeyi başaramayan bir kültür, sahte iyimserliklere sığınarak günü kurtarmaya çalışıyor." diye konuştu.

Müftüoğlu, insanların İslami farkındalığını kaybettiğini, bu yüzden de birçok sorunla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Gerçek anlamda İslami farkındalığı kaybettiğimiz günden beri, bize dayatılan bir varoluş, düşünce, tercih, tarz, üslup biçimini içselleştiriyoruz. Bu yanımız ortada ciddi bir takım patolojilerin olduğuna işaret ediyor. Farkındalık kaybı hayatı, tarihi, dünyayı gereği gibi idrak edememek, algılayamamak gibi. Dolayısıyla gereği gibi algılayamadığımız bir dünyada da o dünyanın ya da tarihin gözdesi olamamak gibi sonuçlar doğurur. Farkındalık kaybı ile birlikte sizi nesneleştiren sürecin bir parçası haline geliyorsunuz. Hiçbir kayıp, farkındalığın kaybı kadar hayati önemi haiz değil. Farkındalığı kaybettikten sonra da geriye sürünmek ve savrulmak kalıyor."

"İSLAM DÜNYASI DİRENME GÜCÜNÜ KAYBETTİ"

AA'nın aktardığına göre İslam dünyasının son birkaç yüzyıldır savrulma içinde olduğunun altını çizen Müftüoğlu, "Asıl sorun, bizim içeride yaşadığımız kayıplarla ilgilidir. Eğer İslam dünyası büyük ölçüde zaafa düşmemiş olsaydı, farkındalık kaybı yaşanmamış olsaydı, dışarıdan her türlü direnme liyakatine sahip olacaktı. Ama böyle bir direniş söz konusu olmadı. Onun için bugün bizim hayatımızın bütün boyutları sahte mutlaklar tarafından fethedilmiştir. Gerçek mutlak bertaraf edilmiş, sahte mutlaklar bütün kavram ve kurumlarıyla, yasalarıyla, değer yargılarıyla somut olarak hayatımıza müdahale etmiştir." yorumunda bulundu.

Atasoy Müftüoğlu, İslami toplulukların farkındalığını kaybettikten sonra konformizme çekildiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İslami toplumlar, statükoya, geleneklere, göreneklere kapanmış ve konfor alanlarını kutsayan bir dil oluşturmuştur. Bugün İslam'a nispet edilerek ne yapılıyorsa, konfor alanlarının içinde cereyan etmektedir. Çünkü sahte mutlakların hükümranlığı, faşizan tahakkümü hatta diktatörlüğü, tayin ediciliğinin yanında gerçek mutlakların böyle bir iddiası, kalkışması bile mümkün değil. İslam'ın bir maneviyat biçimi olduğu, Kitabü'l Kerim'in de bir ahlaki üretim olduğu anlayışı dayatılmıştır. Bizde hiçbir zaman İslami anlamda büyük özgürlükler gündeme getirilmemiştir. Çünkü biz karşı karşıya olduğumuz müdahaleler sebebiyle hep küçük, biçimsel, yüzeysel özgürlüklerle ilgilendik. Bugün büyük özgürlükleri gündeme getirecek bir kadroya da sahip değiliz. Cumhuriyet Türkiye'sinde şu kadar zamandan beri büyük özgürlük sorununu gündeme getiren bir tek düşünürümüz yoktur."

Müftüoğlu, İslam dünyasının tarih boyunca iki büyük kırılmayla karşı karşıya geldiğini ifade ederek, "Birisi içeriden maruz kaldığı bir kırılmaydı. Bir diğeri de dışarıdan maruz kaldığı kırılmadır. İçeriden maruz kaldığı kırılma İslam'ın içe ve geçmişe kapanmasıyla başladı. İçe ve geçmişe kapanan bir bünye, dışarıda ne olduğunu merak etmeyen, dışarıyla ilgili de hiçbir önlem, öneri, eleştiri gerçekleştirme ihtiyacı duymayan bir bünyedir. Geçmişe kapandığı için de bugüne, zamana yeni bir önerisi, değerlendirmesi yoktur. Bunları yapmadığı için sürekli geçmişe atıfta bulunur. Bugün ilahiyat, İslam'ın geçmişte ne yaptığını anlatırken, bugün ne yapması gerektiğine dair tek sözcük sarf etmiyor. 21. yüzyılı nasıl anlayabiliriz, etkileyebiliriz, neler söyleyebiliriz diye bir şey yapmıyor. Çünkü bunu yapabilecek bir entelektüel bir birikim yok." görüşünü dile getirdi.

"BUGÜN MÜSLÜMANLARIN HAYATA, TOPLUMA, TARİHE İLİŞKİN HİÇBİR İDDİASI YOK"

Müftüoğlu, dünyada şu an toplumlar üzerinde Avrupa merkezli ırkçı bir insan algısı ve tarih felsefesi perspektifi oluşturulduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İslami kültür, düşünce ve felsefe hayatı, tarihten itibaren ortaya çıkan bilginin, siyasetin, tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyetine nüfuz etmekte, analiz etmekte çok geç kalıyor. Yani tarihe çok geç kalıyoruz. Sürekli geçmişe bakan tarafımız sebebiyle tarihe geç kalmaya devam ediyoruz. Geç kaldığımız için de tarihi etkilemek gibi bir birikime sahip değiliz. Bu yüzden batının sömürgeci ve ırkçı mahiyetine büyük bir farkındalık kaybı yaşadığımız için farkına varamıyoruz. İslam bugün modern zamanlarda ontolojik ve epistemolojik özgürlüğünü kaybetmiştir. Çünkü seküler ontoloji, seküler epistemoloji belirleyici ve tayin edici hale gelmiştir. Bugün bilimin otoritesi üzerinde bir otorite yok. Çünkü dinin otoritesi, o ontolojik kaybı sebebiyle sadece sembolik bir bağlama indirgenmiştir. Bu yüzden Müslümanların hayata, topluma, tarihe ilişkin hiçbir iddiası yok. Bu iddiayı gündeme getirecek dediğim gibi bir kadro da yok. İslam, bugün bu ontolojik kayıp sebebiyle de sadece ve sadece ulus devlet çıkarları için araçsallaştırmak üzere hatırlanır."

İslami farkındalığın yeniden inşasının gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlatan Müftüoğlu, bu bakımdan sahte mutlakların hükümranlığıyla hesaplaşan yeni bir düşünce hayatının kurulmasının lazım olduğunu sözlerine ekledi.

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suriyelilere Sınavsız üniversiteye Giriyor mu ?18 Şubat 2019 Pazartesi 19:44
  • Şehit Metin Yüksel Platformu'ndan 40. yıl Çağrısı18 Şubat 2019 Pazartesi 19:22
  • "Biz “Eskiden Barbar İdik” ve Bir Gecede “Medeni” Olduk"18 Şubat 2019 Pazartesi 11:31
  • İşte Yeni Askerlik Sistemi18 Şubat 2019 Pazartesi 01:07
  • Abbas Musavi'nin 27. Şehadet Yıldönümü17 Şubat 2019 Pazar 14:40
  • DİB: Sigara Haramdır17 Şubat 2019 Pazar 08:25
  • ÖĞDER: Zorunlu Eğitim Okuldan Soğutuyor16 Şubat 2019 Cumartesi 21:04
  • Edoğan'dan Tanzim Satış Yorumu16 Şubat 2019 Cumartesi 13:18
  • Yeni Şafak'dan 'Nihat Zeybekci' tepkisi15 Şubat 2019 Cuma 20:16
  • Şule Yüksel Şenler Yoğun Bakımda15 Şubat 2019 Cuma 19:48
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim