• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Konya 4 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum -5 °C
  • İzmir 15 °C
  • Rize 10 °C

İskilipli Atıf'ın Mezarı Bulundu

İskilipli Atıf'ın Mezarı Bulundu
Cumhuriyetin ilk fikir suçlusu mağduru kabul edilen ve İstiklal Mahkemesi'nce asılarak vefat eden İskilipli Atıf Hoca'nın mezarı bulundu.

Cumhuriyetin ilk fikir suçlusu mağduru kabul edilen ve İstiklal Mahkemesi'nce asılarak vefat eden İskilipli Atıf Hoca'nın mezarı bulundu. İskilipli Atıf Hoca'nın mezarı, defnedildiği esnada orada olan bir görgü şahidi tarafından yakınlarına gösterildi.

Vakit gazetesinin haberine göre, Ankara Mamak semti eski kabristanındaki Garipler Mezarlığı'ndaki İskilipli Atıf Hoca'nın kemikleri, yeğenlerinden alınan kan, tırnak ve saç örnekleriyle yapılan DNA testi de pozitif çıkınca, yakınları tarafından alınarak, memleketi Çorum'un İskilip ilçesine defnedildi.

İskilipli Atıf Hoca, 1926 yılında ilk Meclis'in önünde, hakimlik yetkisi olmayanlar tarafından kurulan mahkemede, şapka kanunun çıkmasından iki yıl önce yazdığı bir kitap yüzünden asılmıştı.

Bir sabah vakti asılan İskilipli Atıf Hoca'nın naaşı, akşama kadar etrafa ibret olsun diye de darağacında bırakılmış, daha sonra da naaşı yıkanmadan ve cenaze namazı kılınmadan Mamak Kabristanı'nın kimsesizler kısmına defnedilmişti.

73 yıl sonra kemiklerini bulunan Atıf Hoca'yı memleketine defnedenler, onun 73 yıl sonra geç kalmış cenaze namazını da kıldılar.

İSKİLİPLİ ATIF HOCA VE EYLEMİ

15 Kasım 1925 tarihinde çıkan şapka kanunundan tam iki yıl önce yazılan 'Frenk mukallitliği ve İslam' eserinde şapka giymenin küfür alameti olduğunu söyleyen İskilipli Atıf Hoca, şapka kanununa muhalefetten, önce Giresun İstiklal Mahkemesi'ne sevk edildi. Burada hakkında takipsizlik kararı verildi. İstanbul'a döndü ama bu sefer de Ankara'dan hakkında yakalama emri çıkarıldı ve polis tarafından Ankara'ya götürüldü. Ankara İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmaya başlandı. Bu kez kendisine isnat edilen suç, "halkı kanunlara karşı kışkırtmak"tı.

Meşhur Kılıç Ali'nin (nam-ı diğer Kel Ali) reislik ettiği Ankara İstiklal Mahkemesi Savcısı, Hoca için 3 yıl hapis cezası istiyordu. Fakat mahkeme tarafından idamla cezalandırıldı.

Gördüğü bir rüya üzerine savunma dahi yapmayan İskilipli Atıf Hoca, 4 Şubat 1926 sabahı, Meclis yakınlarındaki Zincirli Camii'nin kenarında bulunan bir hamam harabesi içinde 'Mahkeme-i Kübra'da hesaplaşacağız' dedikten sonra kelime-i şehadet getirerek ipte can verdi.

MAHKEME HAKİMİNİ ALTÜST ETMİŞTİ

Necip Fazıl Kısakürek'in birinci elden şahitlerden 'Son devrin din Mazlumları'nda da anlattığı gibi mahkemede hakim Kılıç Ali ile İskilipli Atıf Hoca arasında şöyle bir konuşma cereyan etti:

"Kel Ali bi ara büyük bir hışımla Hoca'ya dönerek:

-"Sen şapka aleyhinde bulunmuşsun!..."dedi

Hoca sakin ve vakur bir tavırla:

-"Evet efendim, Şapka Kanunu çıkmadan "2" sene evvel şapkanın bir müslüman kisvesi olmadığına dair bir risale yazmıştım." dedi.

Kel Ali:

-"Şimdi ne yapıyorsun?" diye sordu.

Hoca:

-"Kanunlara itaat ediyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Kel Ali yine hiddetle bağırarak:

-"Sen bilmiyor musun ki; şapka da bezdir, fes de bezdir, sarık da bezdir?" deyince Hoca yine aynı sükunetle:

"Evet biliyorum." dedi." Ancak Heyeti Hakiminin arkasındaki bayrak da bezdir. Lütfen o bayrağı kaldırınız da yerine İngiliz bayrağı asınız." karşılığını verdi.

Kel Ali pek hiddetlenmişti:

-"Ne diyorsun?" diye bağırdı. Hoca:

"Efendim şapka bir alamettir. Oysa ki; benim de sizin de giydiğiniz ceket, pantolon ve palto bir adettir. Adet ile alamet arasındaki farkı göstermek için o risaleyi yazmıştım." dedi."

 

Şubat'ta Bir Kardelen İskilipli Atıf Hoca

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
YAVUZ EYÜBOĞLU
15 Şubat 2015 Pazar 15:12
15:12
ALLAH ONDAN RAZI OLSON
194.27.90.188
Remzi Ece
26 Aralık 2009 Cumartesi 17:45
Artık Açılmalıdır.
Vaktiyle bir gazete köşesinde okuduğum yazı aynen şöyle idi.Ankara Palas'ta düzenlenen bir balo,tüm drvlet ricali ile birlikte İstiklal Mahkemesi heyeti de orada bulundakta ve şişkin tavırlar sergilemekteler.Derken Gazi Paşa elinde Avrupa'dan bir gazete ile ile içeri girerve yüksek bir sesle şu ifadeleri kullanır:''Efendiler efendiler!batılılar bizim demokratik olmayan bir memleket olduğumuzu iddia etmakteler.Bundan böyle bu İstiklal Mahkemele'ri feshedilmiştiR.''Gazete sonrasını şöyle anlatıyordu:mahkeme heyetinin az önceki şişkinliğinden eser kalmamıştı.Şmdi soruyoruz,bu mahkemelerin kuruluşu ve feshedilmesi nasıl olmuştur,hangi işlevleri yarine getirmişlerdir.Bazı soruların cevaplarına net olarak ulaşabilmek için,ilgili arşivlerin açılma vakti gelmemiş midir?
188.58.158.232
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim