• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Konya -1 °C
  • Antalya 14 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Erzurum -14 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 8 °C

IŞİD gerekçeli kanton ve koridor

Ahmet Varol

IŞİD’i gösterip başka hedefleri vurma oyununun Suriye’de de oynandığını dünkü yazımızda ifade etmiştik. Aslında bu oyun örgütün IŞİD adını almasından önce Irak’ta ABD işgalinin başlamasından çok kısa bir süre sonra oynanmaya başlanmıştı. O yüzden o zamanki kirli stratejide kullanılan örgütün adının değişmesiyle vasfının ve rolünün değişmeyeceğini daha işin başında tahmin etmek mümkündü. Ondan dolayı biz de bu örgütünün IŞİD adıyla piyasaya çıktığı günlerde ne gibi rollerle kullanılabileceğine dair tahminlerimizi dile getirmiştik. 

Tam dağılma sürecine girdiği sırada Irak içlerine çekilmesi aşamasında bir cazibe merkezi haline getirilmesi oyunundan daha önce muhtelif yazılarımızda ayrıntılı olarak söz ettik. Küresel emperyalizmin bu oyunuyla ilgili rolünü icra etmesinin ardından, Suriye’nin kuzey bölgesine doğru yöneltildi. Burada en önce, başta Kürt halkının İslâmî kimliğiyle savaş halinde olan ama yine de uluslararası platformda kendini bu halkın savunucusu gibi yutturabilen terör yanlısı bir örgütün meşrulaştırılması ve silahla desteklenmesi için gerekçe oluşturdu. Bölgedeki koalisyon güçleri IŞİD’le savaştığı iddiasını gerekçe yaparak PYD’ye askerî yönden her türlü desteği sağladı. Hava saldırılarında da sürekli onun önünü açacak hedefleri vurdu. Bahane yine aynıydı. Fakat küresel emperyalizmle işbirliği içinde olan ve onun oluşturduğu “koalisyon” tarafından her türlü desteği alan örgütün bazı bölgelerde kontrolü sağlamasından sonra yoğun bir şekilde etnik tasfiye gerçekleştirildi. Kobani adıyla ünlendirdikleri Aynu’l-Arab’dan Arapları çıkardılar. Sonra Türkmenlerin yaşadığı bölgelerde aynı tasfiye işlemini gerçekleştirdiler. Artık bunca insanın sırf etnik kimliklerinden dolayı göçe zorlanmalarından sonra gerçekleri görmemek mümkün değildir. Bütün bu olaylar IŞİD’in göz yanıltma amacıyla kullanıldığını, asıl hedeflerin ve amaçların ise farklı olduğunu ortaya koymaktadır. 

Aslında bu oyun çok tehlikeli ve kirli bir taktiktir. Çünkü bunun bir tecrübesi yakın zamanda Irak’ta yaşandı. Küresel emperyalizm Irak’ta, yüzyıllardan beri yan yana yaşayan Şii ve Sünni toplulukları şimdi birbirlerinden nefret eden iki düşman topluluk haline getirmeyi başardı. Ama bazı örgütler ve yönetimler de ya kendilerine verilen görevler gereği ya da birtakım siyasi çıkar hesapları için bu tehlikeli oyuna alet oldular. 

Irak’ta sürecin nasıl yürüdüğü hakkında bilgi vermemiz için sözü hayli uzatmamız gerekir. O yüzden sadece oradaki tecrübenin doğurduğu sonuçların görülmesi ve yaşananlardan ibret alınması gerektiği konusunda hatırlatmada bulunmakla yetineceğiz. 

Eğer aynı oyun bugün Suriye’nin kuzeyindeki etnik ayrımcılık anlayışına göre şekil alan kantonlaştırma politikasında oynanırsa, bölgedeki farklı etnik unsurları aynen Irak’taki Şii ve Sünni topluluklar gibi birbirinden nefret eden düşman topluluklar haline getirecektir. Nitekim sinyallerinin daha şimdiden alındığını söylemek mümkündür. 

Kürt toplumunun İslâmî kimliğiyle ve İslâm’a bağlı olarak kazandığı geleneksel değerlerle savaş halindeki terör örgütünün siyaset ve stratejisi açısından bunda bir sorun yoktur. Çünkü o zaten böyle bir amaç için ortaya çıkarılmıştır ve bugün de yine bu amaca hizmet etmesi için besleniyor. Varlığına gerekçe oluşturacak toplumsal etkenlerin devamı da bu tür düşmanlık duygularının daha baskın ve güçlü hale getirilmesine bağlıdır. Bu tür toplumsal etkenler ortadan kalktığında onun varlığının gerekçeleri de ortadan kalkacaktır. 

Ama bu tür toplumsal etkenler bölgedeki tüm etnik unsurların aleyhinedir. Gerçekleştirilen etnik tasfiyenin neden olacağı yaraları kısa sürede tedavi etmek ve doğuracağı düşmanlık duygularını bastırmak kolay olmayacaktır. Irak’ta bugün yaşanan realitenin hepimizin gözlerini açması gerekir. 

O yüzden küresel emperyalizmin gözetiminde ve IŞİD gerekçeli stratejiyle gerçekleştirilen etnik tasfiye ve kantonlaştırma faaliyeti sadece bir harita oyunundan ibaret değildir. İslam coğrafyasının özellikle son iki yüz yıl içinde yaşadığı sıkıntıların temelinde yatan kirli oyunları iyi tahlil edersek bugün Suriye’nin kuzeyinde oynanan oyunların da bölgeyi ne gibi sorunların ve çıkmazların içine sürükleyeceğini tahmin etmemiz mümkün olacaktır.

yeniakit

Bu yazı toplam 529 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim