• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Konya 1 °C
  • Antalya 10 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Erzurum -16 °C
  • İzmir 5 °C
  • Rize 3 °C

IŞİD boyası gerçekleri kapatmasın

Ahmet Varol

Bugün IŞİD gerek bölgesel ve gerekse küresel çapta oynanan birçok oyunun üstünü örtmede, karanlık işleri çeviren, organize eden asıl suçluların ortaya çıkarılmasını engellemede kullanılıyor. Örgütün yapısı da zaten böyle bir taktik ve oyun için kullanılmaya gayet müsait. Bu açıdan IŞİD’in icra ettiği fonksiyon mafya çetelerinin cinayet planlarını infaz için anlaştıkları tetikçilerin icra ettiği fonksiyona benziyor. Belki kendini feda edebilecek derecede bu örgüte kafayı teslim etmiş ve onun tarafından kumanda edilmeye tam müsait hale getirilmiş kişi bu tür karanlık oyunlarda tetikçi olarak kullanıldığının farkında bile olmayabilir. Ama olayın arka planının çözülebilmesi için yapılacak sorgulamada, kafası uyuşturulmuş infazcı bitiş değil başlangıç noktasıdır. 

Bilindiği üzere 13 Kasım 2015 tarihinde gerçekleştirilen ve 129 kişinin hayatını kaybettiği, Fransa’da büyük çalkantıya neden olan Paris saldırılarının arkasından da bu örgüt çıktı. Fransa’nın Suriye’deki olaylara müdahalesini cezalandırma iddiasıyla Paris’teki eylemleri gerçekleştirdiklerini söyleyenlerin bu iddialarında samimi ve gerçekçi oldukları söylenemez. Çünkü bu eylemler Fransa’yı değil, gerçekte ülke yönetimini Suriye ve mülteciler politikasını değiştirmeye zorlaması için yönlendirilmesi mümkün olan halkı cezalandırmıştır. Üstelik cezalandırılanlar sadece olaylarda öldürülenler veya yaralananlar değil kendini aynı tehditle karşı karşıya gören bütün halktır. Bu cezalandırma da o halkın Suriye direnişine ve Avrupa’ya sığınan mültecilere yaklaşımını olumsuz yönde etkilemiştir. O yüzden bu eylemler Suriye direnişine ve halkına bir yarar sağlamamış, aksine tamamen darbe vurmuştur. Özellikle mültecilerin davalarına sadece Fransa’da değil tüm Avrupa’da darbe vurdu. Fransa’nın yanlış politikalarına karşı da bir cezalandırma değildir. Çünkü cezalandırılanlar yanlışı işleyenler değil muhtemelen büyük çoğunluğuyla benimsemeyenler veya en azından herhangi bir ilgileri olmayanlardır.

Bu eylemler, sadece Avrupa’daki İslâmî kurumları ve Müslümanları hedefe yerleştirmek için gerekçe arayan İslamofobi organizatörlerinin işlerini kolaylaştırdı. Zaten IŞİD’in Suriye’deki kafa kesme operasyonlarının videolarını çekip Batı’daki medya organlarına servis etmesinin ve kendi ismiyle bu videoların yan yana konulmasından “İslâm budur” anlamı çıkarılması için mesaj vermek istemesinin amacı da İslamofobi organizatörlerine malzeme çıkarmaktan başka bir şey değildi. 

12 Ocak Salı günü Sultanahmet’te gerçekleştirilen saldırının üzerindeki IŞİD boyası da yanıltıcı olmamalı, böyle bir tetikçi örgütün boyasından yararlanılarak elde edilen maskenin kaldırılması durumunda hangi yüzlerin ortaya çıkacağına dikkat edilmelidir. 

Eylem mekânının sadece kalabalık olmasından dolayı değil aynı zamanda Türkiye turizmi açısından son derece önemli olması sebebiyle tercih edildiği, o yüzden arka planda bu ülkenin turizm sektörüne dolayısıyla ekonomisine ağır bir darbe vurma niyetinin yer aldığı çok açık bir şekilde ortada. Eylemi gerçekleştirenin üzerinden Suriye kimliğinin çıkması, Türkiye’nin Suriyeli mazlumlara kapılarını açmasından rahatsız olan dolayısıyla özellikle gençleri mültecilere karşı tahrik etmek için bahane arayan yani bir bakıma “Suriyeli karşıtlığı” için kirli propaganda faaliyetleri yürüten karanlık güçlerin işine yaradı. Küresel güçlerin işine gelmeyen “siyasi çözüm”ün önünü tıkamak için hendekler kazan ama kazdıkları hendeklere kapatılmaları sebebiyle sıkışan teröristleri temsil edenlerin terörü şehir merkezlerine taşıma tehdidinde bulunmalarının hemen ardından böyle bir eylem gerçekleştirilmesi de olayın bir başka düşündürücü yanı. 

Eylemden de birinci derecede, bu sıralarda Türkiye ekonomisine darbe vurmak, istikrarını baltalamak, Suriyeli mültecilere sahip çıkılmasını engellemek ve hendeklere gömülme tehlikesini atlatmak için savaşanlar istifade etmiştir. Dolayısıyla IŞİD maskesini kaldırdığımızda karşımıza onların yüzleri çıkacaktır. 

Onların zaten birbirinden bağımsız hareket eden güçler oldukları söylenemez. Çıkar hesapları, Türkiye’ye dönük planları ve taktikleri ortaktır. O yüzden bir taşla üç kuş vurmayı amaçlamış ve planlarını ona göre yapmış olmaları mümkündür.

yeniakit

Bu yazı toplam 177 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim