• BIST 109.371
  • Altın 153,120
  • Dolar 3,8294
  • Euro 4,5101
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Konya 8 °C
  • Antalya 19 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Erzurum -6 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 15 °C

İşgalci Halkını Kandırma Çabasında

Ahmet Varol

Yeni Akit’te 31 Temmuz’da yayınlanan “vahşetin dozunu artırmanın amacı” başlıklı yazıda, siyonist canavar Netanyahu’nun askerî danışmanlarının ya bu işi bitirmesi ya da daha şiddetli darbeler vuran saldırılar yapması gerektiğini hatırlattıklarını, birinci yenilgiyi ve 2012’deki gibi direnişin şartlarını kabule zorlayacağı için onun da ikinciyi seçtiğini; ama bu yöntemi seçmesinin onu çıkışa götürmeyeceğini çünkü teslim olmanın kendi için çok daha kötü sonuç doğuracağını bilen Filistin halkının direnme potansiyelinin, “biraz daha sabredin” diyerek zorladığı işgalci toplumun tahammül gücünden fazla olduğunu dile getirmiştim. 

Siyonist medyaya yansıyan haberlerde, kara güçlerinin çekilmesi ve ateşkesin kabulü konusunda işgal rejiminin Güvenlik Kabinesi adlı sekiz bakanlı kurulunda ihtilaf, hatta ciddi tartışmalar olduğu Dış İşleri Bakanı Liberman ile Ekonomi Bakanı Naftali Bennett’in saldırılara devamdan yana oldukları Netanyahu’nun ise artık sonlandırılmasını istediği ve onun görüşünün baskın çıktığı ifade ediliyordu. Yine siyonist medya askerî yetkililerin “Hamas’ı bitirmek için bir haftaya daha ihtiyacımız var” dediklerine, Netanyahu’nun ise “siz bu işi bir yılda bile bitiremezsiniz!” dediğine dikkat çekiyordu. 

Askeri yetkililer gerçekten “Hamas’ı bitirmek için bir haftaya ihtiyacımız var!” diye bir iddiada bulundular mı yoksa bu, işgal toplumundaki karamsarlığı biraz olsun bastırmak ve Netanyahu’nun “biz işimizi bitirdik” iddiasıyla yapacağı açıklamaların önünü açmak amacıyla konunun kamuoyuna yansıtılmasında başvurulan bir yönlendirme tarzı mıdır, onu tam bilmiyoruz. Çünkü Liberman ve Bennett, askerin kaybını ve moral yıpranmasını ikinci planda tutarak siyonist ırkçılığın “öldürdüğümüz kadar kazanırız” prensibiyle sivil, savunmasız insanların, çocukların ve kadınların toptan katledilmesi, ailelerin topluca imha edilmesi yoluyla karşı tarafın teslim olmaya zorlanabileceğini, bunun için gerektiğinde kendi askerlerinden bir bedel ödemeyi göze almak gerektiğini düşünerek biraz daha kapıların zorlanması yönünde görüş beyan etmiş olabilir. Ama askeri yetkililer olayı içeriden görüyor. Asker kayıpları hakkında kamuoyuna açıklanan rakamlarla gerçek rakamlar arasındaki farkı bütün ayrıntısıyla biliyorlar. Kendi askerlerinin her gün daha fazla çöktüğünü, cepheden kaçmak için hapse girmeyi tercih ettiğini ve bu amaçla disiplin suçu işlediğini, karşısındaki direniş gücünün de öyle bir haftada dağıtılamayacak boyutta olduğunu gözlemliyorlar. O yüzden bizim tahminimize göre insanî değerlerden uzaklaşmada Liberman ve Bennett’i sollayan Netanyahu’yu asıl ikna edenler askerî yetkililerdir. Ama savaşın askeri değil siyasi sebeplerle ve aynı zamanda kendilerini tehdit eden tünellerin imha işlemi tamamlandığından operasyonun bitirilmesine karar verildiğinin söylenebilmesi için tavandaki ihtilaf tabana böyle yansıtılmıştır. 

İşgalcinin Filistin direnişinin, kendilerini tehdit eden stratejik tünellerini imha ettiği iddiası da tamamen saçma ve işgalci toplumu avutmadır. Çünkü savunmasız insanların üzerine havadan bomba yağdıran katil işgalcilere karşı Filistin direnişi de onların ayaklarının altından böyle stratejik tüneller kazmıştı ve bu tüneller sadece sahalarına girme değil aynı zamanda onları çatışmanın içine çekme amacı taşıyordu. Çünkü onlar silahlı çatışmadan kaçıyor, silahsız insanları kıstırıp kafalarına kurşun sıkmaktan zevk alıyorlardı. 

Öte yandan bölgede tüneller onların tahmin ettiklerinden çoktu ve tespit edebildikleri kendilerine karşı düzenlenen eylemlerde kullanılanlardı. Bazılarında da onları pusuya düşürme amaçlı düzenler kurulmuştu ve özellikle başlangıç aşamasında bu yüzden ciddi kayıpları oldu. Sonrasında gelişmiş aletler kullandılarsa da yine henüz açığa çıkarmadıkları bazı kayıplarının olduğu tahmin ediliyor. 

İmha ettikleri tüneller ise Filistin direnişinin bu yöntemi bir stratejik savunma aracı olarak kullanmasının önüne geçecek boyutun çok gerisindedir. İşgalcinin tüneller ve füzeler konusunda çözümü silahsız insanların üzerine bomba yağdırmakta değil direnişin bütün şartlarına razı olarak kalıcı ateşkes sağlamakta ve devam etmesi için kurallarına uyma duyarlılığı göstermekte araması gerekir.

yeniakit

Bu yazı toplam 393 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim